Öznur‘un Öldürülmesine İlişkin Dava Görülmeye Başladı

Eskişehir‘de Öznur Uluişden adlı çocuğun öldürülmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Adalet Sarayı 1. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen duruşmada, katil zanlısının mahkeme salonuna getirildiği sırada öldürülen çocuğun ailesi fenalık geçirdi. Savunmasını yapan katil zanlısı Ali Haydar K., üzerine atılı suçu kabul etmedi. Ali Haydar K., "Bu çocuğu öldürmedim, bunu ispatlayacağım. Adnan beni çağırdı, ‘gel, sohbet edelim‘ dedi. Sonra bu çocuk Adnan‘ın yanına geldi. Daha önce görmedim. 30 dakika konuştuktan sonra Adnan, ‘senden bir isteği var, bu çocuğu size götür, sonra sizden gelir alırım‘

dedi. Ben de motosikletimle Öznur‘u, Adnan ‘çocuk akrabam‘ dediği için evime götürdüm. ‘Sabah 09.30‘dan 15.00‘e kadar dursun, sonra alır götürürüm‘ dedi. Eve gittiğimizde kızım Berivan K. vardı. Ben pek konuşmadım. Kızım Berivan çay koydu. Onun yaşıtı olduğu için, onunla sohbet ettiler. Eşim pek evde durmaz. 2000 yılında kaza sonucunda bacaklarımdan hasar gördüm. On yılda 6 kez zorlanarak ilişkiye girdim. Sonra karımın para karşılığı birileriyle olduğunu biliyordum. Bir gün, saat 02.00 gibi eve gelince ben,

‘nerden geliyorsun‘ diye hesap sormaya kalkınca, ‘sen bana karışmazssın‘ dedi. Bir kaç gün sonra beni tanımadığım bir kaç kişiye dövdürdü. Saat 15.30‘da Adnan, yabancı bir numara ile arayarak kızı getirmemi istedi. Ben de kızı alarak pideci Mehmet‘e götürdüm. Büyükdere Mahallesi Odunpazarı Belediyesi çamaşır yıkama yerinin yanında bulunan dükkana gidince, Mehmet ile Adnan oturmaktaydı. Sonra daha önce tamir işi için Takkalı Mahallesinde bulunan tek katlı müstakil eve götürmemi istedi. ‘Sen neden

götürmüyorsun‘ dediğimde, ‘benim arabam yok‘ dedi. Pidecide 3 saat oturduktan sonra Öznur‘u o müstakil eve götürdüm. Eve gittiğimizde saat 19.30‘du. 15-20 dakika bekledikten sonra Adnan çağrı yaptığı için onu aradım. Nerde olduğunu sorunca, bahçede olduğunu söyledi. Ben de yanlarına gittim. Sonra Mehmet ile Adnan, ‘sen çocuğu al, kent ormanına götür, olanları sana orada anlatacağız‘ dedi. Ben de onların yanından ayrıldıktan sonra çocuğu yanıma alarak biraz uzaklaştıktan sonra, tavırlarından

şüphelendiğim için Öznur‘a nerede oturduğunu sordum. Çankaya Mahallesinde oturduğunu öğrendim. Sonra sanayiden Çankaya Mahallesine çıktım. Öznur gittiğimi yeri bilmediğini söyledi, ‘ancak belediye otobüsünün çalıştığı hatta çıkarırsan evi bulabilirim‘ dedi. Ben de otobüs yoluna indim. Bu sırada bir şey daha oldu, biz ilerlerken bir yaşlı adam bize dikkatlice baktı, ben de bize bakınca Öznur‘a sordum, ‘kim bu adam‘ diye, Öznur ‘dedem, geri dönelim‘ dedi. Ben ‘olmaz‘ dedim, çünkü Adnan ve Mehmet beni takip

ediyorlardı. Bize en yakın olan Yenikent Karakoluna gitmek istedim. Bu düşüncemi Öznur‘a da söyledim. Yenikent‘in yan yoluna döndüğüm esnada Şahin markalı bir araba ile önümü kesen Adnan ve Mehmet, beni yakalayarak Yenikent parkına götürdü. Parkta beni dövmeye başladılar. Mehmet silah çekrek beni vurmak istedi. Ancak Adnan birşeyler söyledi ve Mehmet bu fikrinden vazgeçti. Daha sonra Mehmet, ‘kızı Emirdağına götürelim‘ dedi. Adnan ‘yakalanırız‘ deyince, Mehmet götürmekten vazgeçti. Daha sonra Adnan‘nın

evine gittik. Eve gittikten sonra Adnan, Mehmet‘i bira almaya gönderdi. Adnan telefonla bir kadın ile konuşuyordu. Bir saat sonra bir kadın eve geldi. Baktım ki eve gelen, karım Emine K. idi. Yarım saat sonra da Ali K. geldi. Ben kendime hakim olmayınca Emine‘nin üstüne yürüdüm. Bunun üzerine Adnan ve Mehmet, ellerimi bağlayıp ağzımı kapattıktan sonra, içki masasına oturdular. Bu sırada Öznur da ağlıyordu. Emine, Adnan, Mehmet ve Ali içki içerken, İstanbul‘dan birilerinin gelerek Öznur‘u alacaklarını ancak

gelmediklerini söyledi. Bir süre sonra eşim Emine ile Adnan bir odaya girerek ilişkiye girdiler. Adnan odadan çıktıktan sonra oğlum Ali‘yi Öznur ile evlendireceklerini söylediler. Ali yaklaşık yirmi dakika düşündükten sonra, kızın yanına girerek, onunla ilişkiye girdiğini söyledi. Bir saat sonra Emine, Adnan, Mehmet kızın odasına girdi. Öznur bağırarak ‘amca kurtar beni‘ dedi. Emine odadan ağlayarak çıktı. Sonra Adnan ve Mehmet‘te odadan çıkarak Öznur‘u bir çöp poşetine koymuşlardı. Sonra beni elim bağlı

olarak bırakarak bırakarak evden ayrıldılar. Sabah ezanından iki saat sonra Adnan ve Mehmet geldi. Benim ağzımı çözünce Ali‘yi sordum. Adnan, ‘Ali ve Emine‘yi eve bıraktık‘ dedi. Ağzımı ve elimi çözüp aynı araba ile beni eve bıraktılar. Eve gelince Ali‘ye kızı ne yaptılar diye sorunca, Ali kent ormana gömdüklerini söyledi. Ali‘nin de onlarla birlikte gömmeye gittiğini öğrenince, ben de gömdükleri yere gitmek istedim. Biz oraya gittiğimizde polisleride ormanda gördük. Onlarda Öznur‘u arıyorlardı. Bende

polise haber vermek istedim. Ama orada söylersek başımızın belaya gireceğini düşündüm. ‘En iyisi eve gidince haber vermek‘ dedim ve oradan uzaklaştık. Eve gidince polisi aramaya kalktığımda Emine, ‘ilk önce kefen al bize ve kendine sonra ara polisi, bu adamlar çok tehlikeli‘ dedi. Bu olaylardan beş gün sonra polis Adnan‘ı sorguya çekmiş" dedi ve suçlamayı kabul etmedi.

Öznur Uluişden‘in öldürülmesine yardım ve yataklık ettiği iddiası ile yargılanan Adnan A., Ali Haydar K.‘nin kendisini tehdit ettiğini iddia ederek, "Emniyette vermiş olduğum savunmam geçerlidir" diye konuştu

Öldürülen Öznur Uluişden‘in babası Recep Uluişden ise, şikayetçi olduğunu yineledi.

Mahkeme heyeti; Ali Haydar K.‘nin tutukluluğuna, Adnan A.‘nın ise tutuksuz yargılanmasınının devamına karar vererek, duruşmayı 17 Mayıs 2011 tarihine uzattı.

Kaynak: İHA