HAS Parti lideri Kurtulmuş: Başkanlık sistemi, seçimle iş başına gelen krallıklar doğurur
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'de halen 12 Eylül'ün siyasi yapısı devam ederken, başkanlık sistemi uygulamasının seçimle iş başına geleceklerin krallıklarını doğuracağını söyledi. Rize'nin Ardeşen ve Fındıklı ilçelerinde açılışlarda bulu
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye‘de halen 12 Eylül‘ün siyasi yapısı devam ederken, başkanlık sistemi uygulamasının seçimle iş başına geleceklerin krallıklarını doğuracağını söyledi. Rize‘nin Ardeşen ve Fındıklı ilçelerinde açılışlarda bulunan Kurtulmuş, tarımdan, siyasete kadar birçok konuda görüşlerini dile getirdi. Türkiye‘nin zor bir süreçten geçtiğini belirten Kurtulmuş, "Türkiye‘de birkaç gün önce Samsun‘da 2.5 aylık Büşra bebek açlıktan ölüyor. Mevsimlik tarım işçisi olarak çalıştırılan güneydoğudan getirilen vatandaşlar, köle gibi, koyun gibi sandalyelere oturtulmuş, 11 kişi trafik kazasında can veriyor. Son on yıldır uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden fındık beş para etmez hale geliyor. Şimdi sıra çaya gelmiş, bunlar göz ardı edilecek durumlar değil." dedi. ÇAYKUR‘un gözden çıkarıldığını, yüz binlerce öğretmen adayının atamaları yapılmadığı için neredeyse açlığa talim ettiklerini belirten Kurtulmuş, şöyle konşutu: ‘‘Gençler kahvelerde işsizlikten vakit öldürüyor, ömrünü tüketiyor. Türkiye‘nin manzarası bu. Türkiye‘de insanların üç kuruşa mahkum edildiği bir manzara. Türkiye‘de 73 milyon çalışıp çabalayacak bu paralar üç beş kişiye, üç beş tuzu kuruya gidecek. Böyle bir gidişata bu millet razı olmadığı için HAS Parti‘yi kurmuştur.‘‘ Başkanlık sistemine ilişkin düşüncelerini de aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Başkanlık sistemi ideal demokrasiler için önemli göstergelerden biridir. Ancak Türkiye‘nin mevcut politik ve siyasi şartları, bir başkanlık sisteminin konuşulması için müsait değildir. 12 Eylül‘ün siyasi yapısı bu şekliyle devam ediyorken, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Meclis içtüzüğü, Türkiye Cumhuriyeti‘nin 1982 Anayasası, toplu sözleşme, grev ve lokavt yasası gibi demokrasiyi işletecek temel yasaların tamamı 12 Eylül‘ün askeri yasalarıyken, bunları değiştirmeden Türkiye‘de yapılacak başkanlık tartışması korkarım seçimle işbaşına gelen krallıkları doğurur. Türkiye‘de bürokratik oligarşinin bütün kurum ve kuruluşların millet denetimine açılması, sivil siyasetin tam katılımcı bir demokrasi haline getirilmesi, barajların kaldırılması, ön seçimlerin getirilmesi, Meclis içtüzüğünün düzenlenmesi, bütün bunlar yapıldıktan sonra Türkiye demokrasisinin ideal geleceği noktalardan birisi başkanlık sistemi olmalıdır. Bunlar, zaten halkın önemli bir kısmının siyasette söz sahibi olması sağlanmamışken, millet sadece bir oy makinesi olarak vazife görüyorken, parlamentonun gücü fevkalade zayıfken böyle bir sistemin içerisinde başkanlık sistemini de getirmek seçimle krallıkları getirmekten başka bir anlam ifade etmez. 2002‘den bu yana milletimizin beklentisi olan yeni bir anayasa yapma sürecinin hızlandırılması, siyasi yapılanma şarttır. Bu alt yapı sağlandıktan sonra Türkiye başkanlık sistemini konuşabilir."
