Bdp'li Tuncel: 'İki Dillilik, Hatta Çok Dilliliğin Mücadelesini Sürdüreceğiz'
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Kürtlerin hak, özgürlük ve dil taleplerinin "bölücülük" olarak değerlendirildiğini savundu
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Kürtlerin hak, özgürlük ve dil taleplerinin "bölücülük" olarak değerlendirildiğini savundu. Kürt dilinin her alanda kullanılması konusunda mücadele yürüteceklerini vurgulayan Tuncel, "İki dillilik, hatta çok dilliliğin mücadelesini de sürdüreceğiz. Artık 2011 yılında Kürt sorunu çözülmek durumundadır, öyle ya da böyle" dedi.
BDP'li Tuncel, partisinin Bahçelievler İlçe Teşkilatı'nın 1. Olağan Kongresi'ne katıldı. Konuşmasında yeni yıla ilişkin mesajlar veren Tuncel, "Umuyorum bu yıl hep mesajlarımızda yer aldığı gibi barışa, kardeşliğe vesile olur. Umuyorum bu yıl Türkiye demokrasisinin gelişmesine ve Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne vesile olur. 2010 yılı bizim açımızdan önemli bir yıldı ve çok yoğun geçti. Parti olarak baskılarla karşı karşıya kaldık. 2010'a girmeden hemen Aralık'ta partimiz kapatılmıştı. BDP
kurulduktan sonra buraya geçtik. Bu süreç içerisinde hem Türkiye'nin demokratik sorunlarını, hem de Kürt sorununun çözümünü yeniden gündeme getirmeye çalıştık. Çünkü bizim varlık nedenimiz bu. 30 yıldır yaşanan ve çözümsüz hale getirilen Kürt sonunun demokratik ve barışçıl çözümünü sağlamak ve Türkiye halkları açısından kardeşliği ve demokrasiyi getirmektir" diye konuştu.
"Bugün Kürtler Türkiye'nin gündemini belirliyor" diyen Tuncel, "Eskiden bize deniliyordu ki 'Kürtler ne istiyor biz bilmiyoruz. 'Demokrasi, barış, kardeşlik herkesin söylediği şeylerdi. Kürtler söylemlerini pratikleştirdiler. Demokratik özerklik projesini 2007'de hazırladık. Bunu sadece Kürtlere değil, bütün Türkiye çözümü olarak parlamentodaki bütün milletvekillerine gönderdik. O zaman bir kişi cevap yazdı. Onun dışında kimse bize proje hakkında görüşte bildirmedi. Ancak projeyi herkesin okuduğunu
düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Tuncel, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin kendi dilini, kimliğini ve kültürünü yaşamak ve yaşatmak istediklerini belirterek, hükümeti eleştirdi. "Kürt açılımı" diye başlatılan süreçte Kürtlerin taleplerinin görmezden gelindiğini savunan Sebahat Tuncel, "Tek dil, tek millet tek düşünce tek tek diye sayıyor Sayın Başbakan bugünlerde. Bu aslında bize bir cevap. Kürtlerin projesine bir cevaptır. Hükümet diyor ki 'Ben seni tanımıyorum ey Kürtler' ya Türk olursunuz ya da ben size demokrasi alanı bırakmam nefes
alacak alan bırakmam diyor. İşte KCK Operasyonu bunun sonucu değil midir, işte her gün belediye başkanlarımızın tutuklanmasının nedeni bu değil midir, her gün onlarca arkadaşımızın tutuklanmasının nedeni bu değil midir? Bizim derdimiz bu ülkede Kürt halkının hak ve özgürlüğüne kavuşmasıdır" dedi.
Açılım politikalarını eleştirip, "Senin açılımın demokrasi, insan hakları ve özgürlükler getirmedi" diyen Tuncel, "AK Parti bugün Türkiye'yi bir polis devleti haline getirdi. 'Açılım' denen şey TRT Şeş açılımıdır. Oda bize herhangi bir şey katmadı. Referandum yapıldı 'her şey değişecek' dediler. Hiç bir şey değişmedi" diye konuştu.
Milletvekili Sebahat Tuncel, Kürtlerin hak, özgürlük ve dil talebinin "bölücülük" olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, "Bizim arkadaşlarımız mahkemede Kürtçe olarak kendisini bile savunamıyor. Kürtler kendi dilini tabi ki kullanacak. Bu bir insan hakkıdır. Biz Türkiye'nin bütün değerlerine saygılıyız. Ancak kendi değerlerimize de saygılıyız ve sahip çıkacağız. Meselenin böyle anlaşılması gerekir" dedi.
2011 yılında da Kürt sorunu, demokrasi ve insan haklarını konuşacaklarının altını çizen Tuncel, "Yeni anayasa çalışmalarını şimdiden başlattık. Biz anayasadan ne istiyoruz önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Ama demokratik özerklik talebinin anayasal hak olmasını istiyoruz. Anayasada etnik kimliğe dayalı bir tanımın Türkiye'ye hiç bir faydası yok. Anayasanın ilk 3 maddesi de dahil değiştirilmesini talep ediyoruz. Türkiye'de 21. yüzyıla uygun demokratik, özgürlükçü, anayasa talep ediyoruz. Kürt dilinin her
alanda kullanılması konusunda mücadelemizi yürüteceğiz. İki dillilik, hatta çok dilliliğin mücadelesini de sürdüreceğiz. Artık 2011 yılında Kürt sorunu çözülmek durumundadır, öyle ya da böyle" şeklinde konuştu.
BDP'li Tuncel, partisinin Bahçelievler İlçe Teşkilatı'nın 1. Olağan Kongresi'ne katıldı. Konuşmasında yeni yıla ilişkin mesajlar veren Tuncel, "Umuyorum bu yıl hep mesajlarımızda yer aldığı gibi barışa, kardeşliğe vesile olur. Umuyorum bu yıl Türkiye demokrasisinin gelişmesine ve Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne vesile olur. 2010 yılı bizim açımızdan önemli bir yıldı ve çok yoğun geçti. Parti olarak baskılarla karşı karşıya kaldık. 2010'a girmeden hemen Aralık'ta partimiz kapatılmıştı. BDP
kurulduktan sonra buraya geçtik. Bu süreç içerisinde hem Türkiye'nin demokratik sorunlarını, hem de Kürt sorununun çözümünü yeniden gündeme getirmeye çalıştık. Çünkü bizim varlık nedenimiz bu. 30 yıldır yaşanan ve çözümsüz hale getirilen Kürt sonunun demokratik ve barışçıl çözümünü sağlamak ve Türkiye halkları açısından kardeşliği ve demokrasiyi getirmektir" diye konuştu.
"Bugün Kürtler Türkiye'nin gündemini belirliyor" diyen Tuncel, "Eskiden bize deniliyordu ki 'Kürtler ne istiyor biz bilmiyoruz. 'Demokrasi, barış, kardeşlik herkesin söylediği şeylerdi. Kürtler söylemlerini pratikleştirdiler. Demokratik özerklik projesini 2007'de hazırladık. Bunu sadece Kürtlere değil, bütün Türkiye çözümü olarak parlamentodaki bütün milletvekillerine gönderdik. O zaman bir kişi cevap yazdı. Onun dışında kimse bize proje hakkında görüşte bildirmedi. Ancak projeyi herkesin okuduğunu
düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Tuncel, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin kendi dilini, kimliğini ve kültürünü yaşamak ve yaşatmak istediklerini belirterek, hükümeti eleştirdi. "Kürt açılımı" diye başlatılan süreçte Kürtlerin taleplerinin görmezden gelindiğini savunan Sebahat Tuncel, "Tek dil, tek millet tek düşünce tek tek diye sayıyor Sayın Başbakan bugünlerde. Bu aslında bize bir cevap. Kürtlerin projesine bir cevaptır. Hükümet diyor ki 'Ben seni tanımıyorum ey Kürtler' ya Türk olursunuz ya da ben size demokrasi alanı bırakmam nefes
alacak alan bırakmam diyor. İşte KCK Operasyonu bunun sonucu değil midir, işte her gün belediye başkanlarımızın tutuklanmasının nedeni bu değil midir, her gün onlarca arkadaşımızın tutuklanmasının nedeni bu değil midir? Bizim derdimiz bu ülkede Kürt halkının hak ve özgürlüğüne kavuşmasıdır" dedi.
Açılım politikalarını eleştirip, "Senin açılımın demokrasi, insan hakları ve özgürlükler getirmedi" diyen Tuncel, "AK Parti bugün Türkiye'yi bir polis devleti haline getirdi. 'Açılım' denen şey TRT Şeş açılımıdır. Oda bize herhangi bir şey katmadı. Referandum yapıldı 'her şey değişecek' dediler. Hiç bir şey değişmedi" diye konuştu.
Milletvekili Sebahat Tuncel, Kürtlerin hak, özgürlük ve dil talebinin "bölücülük" olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, "Bizim arkadaşlarımız mahkemede Kürtçe olarak kendisini bile savunamıyor. Kürtler kendi dilini tabi ki kullanacak. Bu bir insan hakkıdır. Biz Türkiye'nin bütün değerlerine saygılıyız. Ancak kendi değerlerimize de saygılıyız ve sahip çıkacağız. Meselenin böyle anlaşılması gerekir" dedi.
2011 yılında da Kürt sorunu, demokrasi ve insan haklarını konuşacaklarının altını çizen Tuncel, "Yeni anayasa çalışmalarını şimdiden başlattık. Biz anayasadan ne istiyoruz önümüzdeki günlerde açıklayacağız. Ama demokratik özerklik talebinin anayasal hak olmasını istiyoruz. Anayasada etnik kimliğe dayalı bir tanımın Türkiye'ye hiç bir faydası yok. Anayasanın ilk 3 maddesi de dahil değiştirilmesini talep ediyoruz. Türkiye'de 21. yüzyıla uygun demokratik, özgürlükçü, anayasa talep ediyoruz. Kürt dilinin her
alanda kullanılması konusunda mücadelemizi yürüteceğiz. İki dillilik, hatta çok dilliliğin mücadelesini de sürdüreceğiz. Artık 2011 yılında Kürt sorunu çözülmek durumundadır, öyle ya da böyle" şeklinde konuştu.
