Yılda ortalama 500 milyon ton toprak denizlere, göl ve barajlara taşınıyor
Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Sadettin Öztürk, yılda ortalama 500 milyon ton toprağın denizler...
Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Sadettin Öztürk, yılda ortalama 500 milyon ton toprağın denizlere, göl ve barajlara taşındığını, toprağı korumak için, toprak işleme sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toprakları koruyan bitki örtüsünün, insanlar tarafından yok edilmesi sonucu, koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın, su ve rüzgarın etkisiyle aşındığını ve taşındığını ifade etti.
Yılda ortalama 500 milyon ton toprağın denizlere, göl ve barajlara taşındığını kaydeden Öztürk, oysa 1 santim kalınlığındaki bir toprağın binlerce yılda oluşabildiğine dikkati çekti.
TOPRAKLARIN YÜZDE 75'İNDE SU VE RÜZGAR EROZYONU VAR
Türkiye'deki tarım topraklarının yüzde 75'inde su ve rüzgar erozyonu problemi bulunduğunu, erozyonun en önemli nedenlerinden birinin, toprağın yanlış ve bilinçsizce işlenmesi olduğunu vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: "Tarımda en az girdiyle en yüksek verimi elde etmenin yanında, çevreyi ve toprağı korumayı da dikkate alan yöntemlerin ve üretim tekniklerinin kullanılması, tüm dünyada uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde tarım, geleneksel toprak işleme yöntemleriyle yapılmaktadır. Bu yöntemlerle toprak, pullukla devrilerek kabartılmakta ve toprak yüzeyindeki her türlü bitki artıkları toprak altına alınmaktadır. Bu uygulamada toprak agregat yapısı bozulmakta, tarla yüzeyi tamamen sıkışmakta erozyona açık hale gelmektedir. Dünyada yaygın olarak uygulanan koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim sistemlerinin topraklarımızı korumak için ülkemizde de uygulanması zorunluluk haline gelmiştir." Koruyucu toprak işlemede pulluk kullanılmayıp toprağı yırtarak işleyen çizel ve benzeri aletler kullanıldığını, bu şekilde tarla yüzeyinin bir kısmının bitki artıklarıyla kaplı kaldığına işaret eden Öztürk, "Toprağı devirmeden işlemeye yönelik bu uygulamada toprak yüzeyinde bitki örtüsü bulunmasıyla erozyon büyük ölçüde önlenmektedir" dedi.
Koruyucu toprak işleme yönteminde amacın, ön bitki ve ürün artıklarının yüzeye yakın bırakılması ve toprak işleme yoğunluğunun azaltılması olduğunu ifade eden Öztürk, bu sistemde toprakların korunmasının yanında işçilik, yakıt ve zamandan da önemli miktarda tasarruf sağlandığını söyledi.
Bu sistemle, enstitü tarafından 2. ürün pamuk ekiminde başarıyla uygulanmaya başlandığını, bunu yaygınlaştırmaya çalıştıklarını anlatan Öztürk, "Buğday, arpa ya da mercimek hasadından sonra, doğrudan anıza pamuk ekimi yapılmaktadır. Bu şekilde daha az masrafla ekim yapılabilmekte toprağın agregat yapısı korunmakta ve topraklarımızın aşınması önlenmektedir. Toprağımızı korumak için, toprak işleme sistemini değiştirmeliyiz. Bölgemiz üreticilerinin de benimsemeye başladığı bu uygulamadan olumlu sonuçlar alınmaktadır" diye konuştu.
Â
