AK Parti:'Hayır' cephesi terör örgütünden medet umar hale geldi
AK Parti, muhalefetin 'hükumetin terör örgütüyle masaya oturduğu' yönündeki iddialarına sert bir açıklamayla cevap verdi. Referandum sürecinde halkın
AK Parti Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, 19 Ağustos 2010 tarihine yaptıkları açıklamada, muhalefetin PKK kaynaklarına dayalı olarak, terör örgütü ve elebaşısı ile müzakereler yapıldığı ve anlaşmaya varıldığı yönündeki iddiaları kesin olarak reddedildiğini belirtildi. Aynı açıklamada, bu yönde yapılan ve yapılmakta olan spekülasyonların muhalefetin ve terör örgütünün halk oylamasını olumsuz yönde etkileme gayretlerinden ibaret olduğu belirtildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, parti, hükumet ve bizzat Başbakan Erdoğan tarafından yapılan yalanlamalara rağmen muhalefetin iftira ve çamur atma siyasetine devam ettiği vurgulandı. Açıklamada, vatandaşlarla paylaşılma zorunluğu görüldüğü ifade edilerek şu sorular yöneltildi:
"Ne zamandan beri terör örgütü elebaşlarının açıklamaları, bazı muhalefet partilerinin liderleri tarafından sorgulanmadan doğru kabul edilmekte hatta referans olarak kullanılmaktadır?
Ülkenin başbakanına inanmak yerine terör elebaşlarına inanmak ve bunun üzerine söylemler geliştirmek hangi sorumlu siyaset anlayışıyla bağdaşmaktadır?
Terör örgütünün kendisini meşrulaştırmak için her vesileyle muhatap alınması gerektiği yönündeki taleplerine veya muhatap alındıklarına dair beyanlarına bazı muhalefet partilerinin itibar etmesi örgütün ekmeğine yağ sürmüyor mu? Söz konusu beyanlara itibar edenler bilmeyerek de olsa PKK'nın psikolojik propagandasına alet olmuyorlar mı?
Güvenlik güçlerimiz şehit olunca, terör örgütü yerine hükümeti suçlayanlar, bu sefer örgüt kendince geliştirdiği bir stratejinin gereği olarak eylemsizlik kararı alınca, bunu hükümetle yapılan bir pazarlığa bağlayarak yine AK PARTi hükümetini suçluyorsa bunu vicdan ve iz'anla izah etmek mümkün müdür? Burada bir mantık hatası yok mudur?
Terör 30 yıldan beri ülkemizin en sıkıntılı ve maalesef kronik hale gelmiş meselesidir. AK PARTi 90'lı yıllarda yoktu ama terör en kanlı yüzünü bu yıllarda gösterdi. Sorumlu siyaset, ülkemizin karşı karşıya bulunduğu bu musibeti, partiler üstü bir sorun olarak ele almayı gerektirir. Halkoylaması sürecinde halkımızın 'evet' diyeceğini gören 'hayır'cılar cephesi, maalesef terörden medet umar hale gelmiştir. Bu siyaset Makyavelist, "Komşunun evi yansa da ben de yumurtamı pişirsem" siyasetidir. Malum muhalefet liderlerini tez elden bu yanlıştan dönmeye, sorumluluğa ve demokratik değerler platformunda siyaset yapmaya davet ediyoruz."
