Bakan Çelik: Kılıçdaroğlu daha otobüse inip binmeyi bilmiyor
Devlet Bakanı Faruk Çelik, 12 Eylül referandumunun Türkiye açısından hayati önem taşıdığını belirterek, "Özgürlük, hukuk devleti, demokrasi, insan hak
AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Bakan Çelik, referandum sürecini değerlendirdi.
Muhalefeti sert bir dille eleştiren Bakan Çelik, hukuk devleti olma konusundaki sıkıntılardan dolayı Türkiye'nin atılımlarına yeni atılımlar katamadığını savundu.
12 Eylül'ün "Türkiye'nin prangalardan kurtulduğu gün olacağını" kaydeden Bakan Çelik, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin gündemi referandum. YAŞ gibi konular tamamı içe dönek sorunlar. Türkiye'nin gündemi bunlar olamamalı. Ülke gündemimiz içe dönük konularla sınırlandırılmamalıdır. Eğer sınırlandırılırsa Türkiye dünya siyasetinden kopar. Şu anda yapılan da budur. Türkiye kendi iç meselelerini tartışarak, enerjisini tüketen bir ülke durumunda bırakılmak isteniyor. Bunun sorunların ittifakla çözülür. YAŞ kararları niye bu kadar konuşulsun. Bu konu sıradan ve çözülmesi kolay bir konudur. Demokrasilerde herkesin yeri bellidir. Ordunun görevi güvenliği sağlama, hükümetin görevi ülkeyi idare etmektir. Bunlar karıştırıldığı zaman yönetilmesi gereken yönetir noktaya düştüğü zaman meselelerin içinden çıkılmaz hal alıyor. Ve bütün meseleler iç mesele haline dönüşüyor. Oysa dışarıdan Türkiye'ye baktığınız zaman farklı ve büyük bir Türkiye var."
"12 EYLÜL, MUHALEFETTEN KURTULMA GÜNÜDÜR"
Anayasa konusunun kendileri açısından sıradan bir konu olduğunu anlatan Bakan Çelik, her partinin 'anayasa değişsin' dediğini hatırlattı.
Çözüme siyasilerin yanaşmadığını savunan Bakan Çelik, Anayasa değişikliğinin ittifakla çözülmesi halinde referanduma gidilmeyeceğini söyledi.
12 Eylül'deki referandumun "muhalefetten kurtulma referandumu" olacağını vurgulayan Bakan Çelik, "13 Eylül'de 'evet' oyları yüzde 60-65'leri bulduğu zaman göreceksiniz ki; o zaman tartışma muhalefet partilerini kendi içlerinde başlayacak. Liğme liğme dökülecekler. Dünya ve Türkiye gerçeklerine görme durumundadır. Ayağımızda prangalar olmasaydı her şey çok daha farklı olacaktı. İşte 12 Eylül prangalardan kurtulduğumuz gün olacaktır ve Türkiye hizmetlerine hizmet katacaktır.
Bu konuda sağlıklı bir yol izleyemeyen muhalefetin, birisi miting yapamıyor meydanlarına çıkamıyor. Diğeri, adamı genel başkan yaptılar. Otobüste nasıl durulur, nasıl konuşulur, nasıl yürünür, öğrenmeden otobüse çıkardılar. Sayın Kılıçdaroğlu'nu otobüsün üzerinden iniş merdivenini bulamayan adam olarak görüyorum. 12 Eylül'de otobüse nasıl çıkılırmış otobüsten nasıl inilirmiş millet söyleyecektir.
Türkiye'de istikrar var istikrarı bozmak isteyenler var özellikle MHP Genel Başkanı 'AK Parti gitsin' diye uğraşıyor. AK Parti gittiği zaman siyasi istikrar istikrarsızlığa dönüşecektir. MHP Genel Başkanı olarak hedefin nedir? 'AK Parti gidecek ve biz CHP ile koalisyon olacağız' diyor. MHP yönetiminin bu olmayan solculuk aşkını anlamıyoruz. Bütün partilere Türkiye'nin önündeki engelleri birlikte kaldıralım dedik, yol açmaya gelmediler. 12 Eylül'de 'evet' oylarımızla bunları yoldan kaldırıp atma günüdür." diye konuştu.
