Seramikte dünya markası çıkarırız

Türkiye, ihracatta yeni rekorlar için katma değerli ürünler üzerine yoğunlaşıyor. Bu alanda yıldızı parlayan seramik sektörü ise dünya markası çıkarmak için kolları sıvadı. ...



Türkiye, ihracatta yeni rekorlar için katma değerli ürünler üzerine yoğunlaşıyor. Bu alanda yıldızı parlayan seramik sektörü ise dünya markası çıkarmak için kolları sıvadı. Yatırımlarını artıran söz sahibi firmalar da araştırma geliştirme çalışmalarına hız verdi.

İhracatta ucuz maliyet avantajını kaybeden Türkiye, rekabeti başka alanlara taşıyor. Katma değerli ürünler üzerine yoğunlaşan Türk sanayii, seramikte dünya markası çıkarmayı hedefliyor. Eskişehir'deki Türkiye Seramik Sanayii Buluşması'nda konuşan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Türkiye'nin gelecekte dünya markası çıkaracağı inancını şu sözlerle dile getirdi: "'Bugünkü yapımız dünya ve Türkiye'ye ilişkin beklentilerimiz ve sahip olduğumuz yüksek ihracat potansiyelinin geleceğe güvenle bakmamızı sağlarken aynı zamanda sektörümüze sorumluluklar da yüklediğine inanıyorum. Bu sorumluluk çerçevesinde Türk seramik sektörünün yakın gelecekte bir değil, birçok dünya markası çıkaracağına eminim." Sektörün bu hedefe gayet yakın olduğunu belirten Eczacıbaşı, önlerindeki görevin tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik konularındaki yetkinliklerini artırmak olduğunu dile getirdi.
Sektörün dünya lideri konumundaki İtalya ve İspanya'da uygulanan 'kümelenme' yaklaşımına uzun süre gıpta ile baktıklarını belirten üst yönetici, bu uygulamanın Türkiye'de öncüsü konumunda oldukları için memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Eczacıbaşı, ekonomik verilerin olumlu gelişmeleri gösterdiğini belirterek, "Birinci çeyreğe ilişkin rakamları son derece sevindirici buluyoruz.'' dedi. Küresel ekonomik bunalıma ilişkin değerlendirmeler değişiklikler gösterse de görünür gelecekte bir çöküş beklenmediğini dile getiren Eczacıbaşı, farklı ülkelerde görülecek farklı gelişmeler karşısında özgün politikalarla yeni bir döneme doğru yol alınacağının görüldüğünü belirterek, dış ticarette de performansımızın dünya piyasalarındaki iniş çıkışlara bağlı olarak yavaş da olsa yükseldiğini aktardı. Türkiye'nin büyümesi ve yatırımlarını sürdürebilmesinin, uluslararası pazarlarda rekabet gücünün korunup geliştirilmesine bağlı olduğunu da vurgulayan Eczacıbaşı, bu anlamda döviz kurunun da önemli bir rol oynadığını bildirdi.
Eczacıbaşı, Euro'nun TL karşısında değer kaybetmesinin bu açıdan çok ciddiye alınması gereken bir durum olduğunu dile getirdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün de "Türkiye'nin ucuz hammadde ve işgücü avantajı ile rekabet etme imkânı yok. Bu alanlarda bazı ülkelere göre şanssızız. Rekabet gücünü Ar-Ge, yeni kullanım alanları bulmak ve inovasyon gibi ileride aramalıyız." dedi.

Erbil'e giden işadamları vatan haini değil
Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, bir gazetecinin "Erbil'e koşa koşa giden insanların Güneydoğu'ya soru işareti ile bakması garip değil mi?" sorusu üzerine şu karşılığı verdi: "Garip. Bir bakıma garip, bir bakıma değil. Bunu sanayicimiz vatan hainliğinden yapmıyor, başka ülkeye gidip. Bunun çok reel ekonomik nedenlerini aramak lazım. Bunun dışındaki siyasi gereksiz tartışma olur. Hiç girmemek lazım. 'Sizin düşmanlığınız var mı' denmek isteniyor. Niye yapmasın ki? Bir yerde tesis kurarsanız oraya hammaddenizi getireceksiniz. Ürettiğiniz ürünü en iyi ulaşımla o ürünün tüketildiği bölgeye taşıyacaksınız. Elektrik, doğalgazı kesintisiz, yetişmiş insan gücünü bulacaksınız. Rakibini bulabildiğiniz kadar bulacaksınız. Bu koşulları sağlamak lazım. Devletle el ele çalışmak lazım." Eczacıbaşı, özel kesimin verimli işletmeler kurabilecekleri her yerde yatırım yapacağına işaret ederek, böyle işletmeler kurmanın özel sektörün görevi olduğunu söyledi. Eczacıbaşı, "Tartışılması gereken; ne yapalım da Güneydoğu'da verimli yatırımların koşullarını oluşturalım? Asıl sorulması gereken bu." diye konuştu.

Zaman