Çelik-iş Sendikası Genel Başkanı Ferudun Tankut:

Hak-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri ve Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, sendikalarına geri dönen işçilerin işten atılacağının yalan ve iftira olduğunu söyledi.

Çelik-iş Sendikası Genel Başkanı Ferudun Tankut:
Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Feridun Tankut, örgütlü oldukları Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (KARDEMİR) A.Ş.'deki işçisine yönelik açıklamalarda bulunarak geçmişten gelen sıkıntılar ve şu anki durumla ilgili bilgi verdi. KARDEMİR'de iş akitleri fesh edilen 29 çalışanın bu durumlarının sendika değişikliği ile bir ilgisi olmadığını belirten Tankut, konunun tamamen KARDEMİR Yönetim Kurulunun yayınladığı disiplin kurallarıyla paralel bir gelişme olduğunu belirtti.
Çelik-İş Sendikası'na geri dönenlerin işten atılacağı ve bu nedenle dönmemeleri gerektiğine yönelik üretilen spekülasyonlara da net bir cevap veren Tankut, "Ben büyük bir ailenin reisiyim, insan evde yaramazlık yapan çocuğunu kapıya mı koyuyor. Arkadaşlarımız baskı, şantaj ve tehditle ya da rüzgara kapılarak bir maceraya sürüklenmiş olabilir. Bu süreç zaman zaman yaşanır ancak hatadan bir an evvel dönmeleri önemli. Kendilerinden yalnızca kişisel değil genel düşünmelerini, ailelerinin, çocuklarının da
geleceğini hesaba katarak karar vermelerini bekliyorum. Hiçbir arkadaşımızın işten çıkarılması gibi bir durum söz konusu olamaz" dedi. Ailenin reisi olarak tüm çalışanları yuvaya çağıran Tankut, şöyle konuştu: "Israrla, tüm sağduyu ve iyi niyetimle aklıselim çalışanlarımıza sesleniyorum. Sizlerin yuvası Çelik-İş Sendikasıdır. Yuvaya dönüşlerden sonra alın teri ile çalışan, iyi niyetli ve dürüst tek bir arkadaşımın dahi kılına zarar gelmeyecek. Bunun teminatı benim."
HAYALCİ NUTUK ATMADIK
Sendika başkanlığı döneminde sorunun değil çözümün peşinden koştuğunu dile getiren Tankut, "Çünkü gördük ki, sorunlar hamasi nutuklarla, sadece insan ruhunu okşayan ama çöpü halının altına süpüren sloganlarla çözülmüyordu. Akılcı olmak, bilimsel yaklaşmak, gerçekçi davranmak gerekiyor. Biz de öyle yaptık" dedi.
Haddehane meydanlarının 2000'li yıllardaki hamasi ve hayalci nutuklarını bir tarafa bıraktıklarını, oturup bu işletmelerin kurtuluş formüllerine çalıştıklarını anlatan Tankut, şunları söyledi: "Birincisini yapmak çok kolaydı. Meydana çıkıp atıp tutmak, KARDEMİR Kok Fabrikalarına, Yüksek fırınlarına kömür bulamazken, Keltepe'nin doruklarından esen rüzgardan elektrik enerjisi üreteceğimizi söylemek kolaydı. Ama biz, bu fabrika batağa sürüklenirken çıkıp Haddehane Meydanında hamasi nutuk atacak, insanlara
hayal satacak kadar onursuz ve haysiyetsiz değildik. Görülen o ki, insanlar alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Yine meydanlarda hamasi nutuklar atılıyor, hayal satılıyor. Tek üzüntüm alıcı da bulmasıdır. Daha dün, daimi kadrolu konuşmacı, daimi kadrolu programcının radyo programında yüzde 42'lerle ile ilgili 'Benim açtırdığım 80 adet dava ile ilgili Yargıtay tarafından verilmiş bir karar yok. Yok böyle bir karar' diye bağırırken, daimi kadrolu programcıda onu 'Başkanım belki vardır da sizin haberiniz yoktur'
diye uyarıyor. Ama daimi kadrolu konuşmacı kararlı, 'Hayır yok' diyor. 'Yok, yok böyle bir karar' diye de bas bas bağırıyor."
Dilin kemiği yalanın da sınırı olmadığını anlatan Tankut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak, beni en çok hayrete düşüren, daimi kadrolu konuşmacının yalanları değil. Ona alışkınım zaten. Beni hayrete düşüren kimsenin 'Bu işçiyi, yüzde 42 oranında fedakarlık yapacak duruma kim düşürdü? Hangi sendikacı temsil ettiği işçinin ücretinden geri adım atmak zorunda kalır? Bu fabrika çalışanından fedakarlık isteme noktasına 'nasıl geldi?' diye sorulmamasıdır. Daimi kadrolu programcı sorsa, daimi kadrolu konuşmacı
bir de bunları anlatsa da dinlesek. KARDEMİR Kok Fabrikaları, yüksek fırınları için kömür bulamazken Keltepe'nin doruklarından esen rüzgarı elektrik enerjisine çevirmekten bahseden bir yönetim anlayışı ve o yönetimi tespih tanesi gibi TV ekranlarına çıkararak 'Ben size baskı yapıyor muyum' diye sorduran zihniyet. Bilmenizi isterim ki, sizlere hiçbir zaman ihanet etmedim, etmem. Hiçbir zaman bu tesislerin geleceğine ipotek koymadım, koydurmam. Her ne pahasına olursa olsun, bu kentte sosyal barışın
bozulmasına neden olacak bir tavır ve tarzın içerisinde olmadım, olmam. Tüm çalışanlarımız ve Karabüklüler bilmelidir ki, KARDEMİR iyi yoldadır."
Tankut, KARDEMİR'in 2003 yılından itibaren başlatmış olduğu yatırımlarla kendisini geleceğe hazırlamanın gayretinde olmuş, bu yatırımlarla maliyetlerini düşürerek verimliliğini artırmaya çalıştığını söyledi. Çünkü bunu yapamayan şirketlerin bugünkü dünya piyasalarında ayakta kalabilme şansı olmadığını anlatan Tankut, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu çıplak gerçeği göz ardı eden herkes büyük bir yanılgı, affedilemeyecek bir gaflet içerisinde demektir. Güçlü bir KARDEMİR'in, kar eden bir KARDEMİR'in kazananı
da başta KARDEMİR çalışanları olmak üzere, Karabük ve ülkemiz olacaktır. Bugün, KARDEMİR çalışanlarına tüm gerçeklerden uzak olmadık vaatlerde bulunanlara, bu şirketi kendi bireysel egolarını tatmin etmek, kin ve nefret duygularını köreltmek için kullanmaya çalışanlara, bunu yaparken de çalışanlarımızın iyi niyetli hoşgörülü duygularını kullananlara, KARDEMİR'i yeni bir maceraya sürüklemek isteyenlere asla izin vermeyiniz. Çünkü KARDEMİR'in bir maceraya tahammülü yok ve yeni bir şansı olmayacaktır."
(YE-ET-HO-Y)