Hukuku savunurken hukuku çiğnemek veya Osman Paksüt - Ergun BABAHAN
Ben kişisel olarak, yurttaşların o şaşmaz vicdan terazileriyle karar vereceğini ve sonucun ağırlıklı olarak evet çıkacağına inanıyorum.
Anayasa değişiklik paketi Meclis’ten referandum için yeterli oyu alarak geçti.
Şimdi son sözü halk söyleyecek.
Ben kişisel olarak, yurttaşların o şaşmaz vicdan terazileriyle karar vereceğini ve sonucun ağırlıklı olarak evet çıkacağına inanıyorum.
Tabii, önümüzde bir de Anayasa Mahkemesi engeli var.
CHP, paketi DSP ve bağımsızların desteğiyle Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı.
“İstemezükçü” çizgi, CHP’ye tek başına Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetecek sayıdan uzak tutuyor.
Demokrasilerde kuralların işlemesi doğaldır ve muhalefetin anayasa değişikliği dahil, yasal düzenlemeler için yüce mahkemeye gitmesi haktır.
Burada rahatsız edici olan, Anayasa Mahkemesi ile CHP başvuruları arasındaki mükemmel uyumdur.
Üstelik bu başvurularda, hem 367 ile ilgili kararda, hem de üniversitelerde kılık-kıyafet düzenlemesi yapan değişiklikle ilgili kararda, hukuk açıkça çiğnenmiştir.
Bu gerçek, CHP başvurularına özel bir önem kazandırmaktadır.
Bunlar esasa ilişkin rahatsız edici gerçekler ve bu gerçekler Anayasa Mahkemesi’nin hem meşruiyetini, hem de hem saygınlığını zedeledi.
Şimdi, içinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yeniden yapılandırmasını da öngören anayasa değişikliği paketi Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor.
Bu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun geçen Haziran ayında Ergenekon davası savcı ve hakimleri için nasıl mücadele verdiğini hatırlayın.
Davayı açan, bugüne getiren savcılarla, bu iddianameleri kabul eden ağır ceza mahkemesi heyeti değiştirilmeye çalışıldı.
Kim tarafından?
Değiştirilmesi istenilen HSYK tarafından.
Peki, bu davanın sanıklarından biri kim?
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt.
Yani, burada yüksek mahkemenin önemli bir üyesinin eşinin durumuyla, HSYK arasında doğrudan bir çıkar birliği var.
Böyle bir çıkar birliğinin olduğu bir davada, yüksek mahkeme üyesinin etik kural, hukuka saygı, objektiflik gibi ilkeler gereği en azından affını istemeyi gerektirir.
Aksi sonuç Anayasa Mahkemesi’ne duyulan saygıyı halk gözünde daha da eksiltecektir.
Bizden hatırlatması.
Anadolu’nun pırıl pırıl gençleri
Karabük-
Karabük Üniversite Rektörü Burhanettin Uysal’ı kampüs girişinde iş makinelerinin başında bulduk.
Uysal, kentin ileri gelenlerinden sağladığı iş makineleriyle, kampüs girişindeki dere yamacına bir yürüyüş parkuru yaptırıyordu.
Üniversitesine böyle gönül vermiş bir kurucu rektör.
Bir de belediye tam bu parkurun karşısından dereye akan kanalizasyonu ıslah etse, kente daha yakışan bir görüntü ortaya çıkacağı gibi, önemli bir çevre cinayeti de önlenecek.
Karabük, ağır sanayi, Safranbolu’nun çektiği yerli ve yabancı turist ile dünyaya açık bir kent.
Ulaşım sorunu inşaatı hızla devam eden duble yollarla çözülüyor.
Karabük Üniversitesi, Eskişehir’in açık öğrenimi gibi bir alanda ön almak çabasında.
Bu da uzaktan eğitim.
Yani internet üzerinden gerçekleşen eğitim.
Türkiye’nin dörtbir yanından gelen öğrencileri ve öğretim görevlileri arasındaki ilişkiler
mükemmel.
Gençler 12 Eylül’ün politikayı düşman gösteren anlayışından hızla sıyrılıyor.
İyi eğitim alan, ülkesini seven, gerçeklerin farkında olan ve şiddete uzak bir kuşak bu.
Star Gazete
