Levent Bektaş: 'Kafes Eylem Planı Belgesi Herhangi Bir Islak İmzaya Sahip Değildir'
Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin açılan davada tutuklu yargılanan sanıklardan emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Kafes eylem planı belgesinin herhangi bir ıslak imzaya sahip olmadığını savundu
Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin açılan davada tutuklu yargılanan sanıklardan emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Kafes eylem planı belgesinin herhangi bir ıslak imzaya sahip olmadığını savundu. Bektaş, Ermeni okullarına gönderilen tehdit mektuplarıyla da bir ilgisinin olmadığını ifade ederek, "Mektupların gönderildiği iddia edilen Kasımpaşa Postanesi'nin nerede olduğunu bilmem" dedi.
12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada 153 sayfalık savunmasını okumayı sürdüren emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Kafes eylem planı belgesine değindi. Bektaş, "Kafes eylem planında Uzi marka silahlarında kullanılacağı belirtiliyor. Ancak bu marka silahlar bizim tarafımızdan kullanılan silahlardan değildir. Kafes eylem planı belgesi gerçekmiş gibi kabul edilmektedir. Ancak isnat edilen bu belge dijital medya belgesidir. Herhangi bir ıslak imzaya sahip değildir, geçerliliği yoktur" şeklinde
konuştu.
Bektaş, ofisinde ele geçirilen DVD ve CD'lerin içerisindeki hiçbir dosya kendisine ait bilgisayardan çıkmadığını ve kendisine ait olmadığını savundu. "Bazı üst düzey subayların isimlerinin yer aldığı 'fuhuş' isimli dosyanın da benden çıkmış gibi verilmesi çok üzücü" diyen Bektaş, davadaki bazı sanıklarla çocukluğundan beri beraber olduğunu, Deniz Lisesi'ni de beraber okuduklarını söyledi. Bektaş, "Onların eşimden bile daha çok görüyorum. Ama onların ajandalarında telefon numaralarımın olması suç irtibatı
olarak algılanıyor. Beraberlik, kurum mensubiyeti suç örgütlüyü ile suçlanamaz" şeklinde konuştu.
Kafes eylem planında yer aldığı iddia edilen Ermeni okullarına gönderilen tehdit mektuplarına da değinen Levent Bektaş, "Bize isnat edilen tehdit mektuplarıyla alakam yok. O okulların adını duymadım. Mektupların gönderildiği iddia edilen Kasımpaşa Postanesi'nin de nerede olduğunu bilmem. Buradaki arkadaşlarımız böyle bir mektubu bırakın kaleme almayı, düşünmezler bile. Ülkemizin en az bizim kadar sahibi olan gayrimüslim vatandaşlarımıza saldırı planı yapmakla suçlanıyoruz. Biz hiçbir zaman 'şu etnik
kimlik için görev yapıyoruz, şunun için yapmıyoruz' demedik. Bize isnat edilen suçlar havada kalmaktadır" diye konuştu.
"DENİZ KUVVETLERİ'NDEN NİYE İNTİKAM ALINMAK İSTENDİĞİNİ BİLMİYORUM?"
"Biz kırmızı ışıkta dahi geçmeye teşebbüs etmemiş, adli sicili temiz insanlarız" diyen Bektaş, "Emekli olduktan sonra 2007 yılında ticarete atıldım. Milyonlarca lira yatırım yapan, bu yatırımın içinde yer alan birinin isteyeceği ilk şey ticari istikrardır. Ancak biz iddianamede istikrar karşıtı eylemlerle, çoluk çocuğu katletme planı yapmakla suçlanıyoruz. Bu mantıksızlıktır. Burada yapılmak istenen geçmişte gerçekleşen menfur hadiselerle, bugünkü iddiaların birleştirilerek bizim üstümüze, dolayısıyla
Deniz Kuvvetleri'ne atılmasıdır. Deniz Kuvvetleri'nden niye intikam alınmak istendiğini bilmiyorum. Bu planı hazırlayanlar, plan içerisinde 26 kez 'AKP' ifadesini kullanarak bizi söz konusu partiyle karşı karşıya getirmek istemişlerdir. Somut delil olmadan suçlandık ve linç edildik. Masumiyetimiz ortaya çıktığında bu mevkilerde olanlar utanacaklardır" ifadelerini kullandı.
Bektaş savunması sırasında, açılışını yaptığı işyerine Ergenekon davası kapsamında tutuklanan emekli albay Levent Göktaş'ın bir çelenk gönderdiğini de belirterek, "Bu nasıl bir örgüttür ki gizli ilişkileri olduğu söylenmekte ancak örgüt mensupları birbirlerine üzerinde isimlerinin yer aldığı çiçek göndermekte" dedi.
12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada 153 sayfalık savunmasını okumayı sürdüren emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Kafes eylem planı belgesine değindi. Bektaş, "Kafes eylem planında Uzi marka silahlarında kullanılacağı belirtiliyor. Ancak bu marka silahlar bizim tarafımızdan kullanılan silahlardan değildir. Kafes eylem planı belgesi gerçekmiş gibi kabul edilmektedir. Ancak isnat edilen bu belge dijital medya belgesidir. Herhangi bir ıslak imzaya sahip değildir, geçerliliği yoktur" şeklinde
konuştu.
Bektaş, ofisinde ele geçirilen DVD ve CD'lerin içerisindeki hiçbir dosya kendisine ait bilgisayardan çıkmadığını ve kendisine ait olmadığını savundu. "Bazı üst düzey subayların isimlerinin yer aldığı 'fuhuş' isimli dosyanın da benden çıkmış gibi verilmesi çok üzücü" diyen Bektaş, davadaki bazı sanıklarla çocukluğundan beri beraber olduğunu, Deniz Lisesi'ni de beraber okuduklarını söyledi. Bektaş, "Onların eşimden bile daha çok görüyorum. Ama onların ajandalarında telefon numaralarımın olması suç irtibatı
olarak algılanıyor. Beraberlik, kurum mensubiyeti suç örgütlüyü ile suçlanamaz" şeklinde konuştu.
Kafes eylem planında yer aldığı iddia edilen Ermeni okullarına gönderilen tehdit mektuplarına da değinen Levent Bektaş, "Bize isnat edilen tehdit mektuplarıyla alakam yok. O okulların adını duymadım. Mektupların gönderildiği iddia edilen Kasımpaşa Postanesi'nin de nerede olduğunu bilmem. Buradaki arkadaşlarımız böyle bir mektubu bırakın kaleme almayı, düşünmezler bile. Ülkemizin en az bizim kadar sahibi olan gayrimüslim vatandaşlarımıza saldırı planı yapmakla suçlanıyoruz. Biz hiçbir zaman 'şu etnik
kimlik için görev yapıyoruz, şunun için yapmıyoruz' demedik. Bize isnat edilen suçlar havada kalmaktadır" diye konuştu.
"DENİZ KUVVETLERİ'NDEN NİYE İNTİKAM ALINMAK İSTENDİĞİNİ BİLMİYORUM?"
"Biz kırmızı ışıkta dahi geçmeye teşebbüs etmemiş, adli sicili temiz insanlarız" diyen Bektaş, "Emekli olduktan sonra 2007 yılında ticarete atıldım. Milyonlarca lira yatırım yapan, bu yatırımın içinde yer alan birinin isteyeceği ilk şey ticari istikrardır. Ancak biz iddianamede istikrar karşıtı eylemlerle, çoluk çocuğu katletme planı yapmakla suçlanıyoruz. Bu mantıksızlıktır. Burada yapılmak istenen geçmişte gerçekleşen menfur hadiselerle, bugünkü iddiaların birleştirilerek bizim üstümüze, dolayısıyla
Deniz Kuvvetleri'ne atılmasıdır. Deniz Kuvvetleri'nden niye intikam alınmak istendiğini bilmiyorum. Bu planı hazırlayanlar, plan içerisinde 26 kez 'AKP' ifadesini kullanarak bizi söz konusu partiyle karşı karşıya getirmek istemişlerdir. Somut delil olmadan suçlandık ve linç edildik. Masumiyetimiz ortaya çıktığında bu mevkilerde olanlar utanacaklardır" ifadelerini kullandı.
Bektaş savunması sırasında, açılışını yaptığı işyerine Ergenekon davası kapsamında tutuklanan emekli albay Levent Göktaş'ın bir çelenk gönderdiğini de belirterek, "Bu nasıl bir örgüttür ki gizli ilişkileri olduğu söylenmekte ancak örgüt mensupları birbirlerine üzerinde isimlerinin yer aldığı çiçek göndermekte" dedi.
