'Orhan Pamuk'un kitaplarını sevmiyorum'

Nobelli yazarın hocası Prof. Dr. Doğan Kuban'dan çarpıcı açıklamalar...

İTÜ mimarlık Fakültesi’nde Orhan Pamuk’un hocası olan Prof. Dr. Doğan Kuban, bu yılki TÜYAP Kitap Fuarı'nın onur yazarı. Kuban, konuk olduğu programda ilginç açıklamalarda bulundu.

Medyatava'nın haberine göre, İstanbul Kitap Fuarı’nın bu yıl onur yazarı olan dünyaca ünlü mimarlık tarihçisi, mimar Prof. Dr. Doğan Kuban, Nuriye Akman’ın TRT Haber’de sunduğu Akılda Kalan programına konuk oldu. 84 yaşında büyük bir tutku ile kitap yazmaya devam eden Kuban, Akılda Kalan’da Türk edebiyatı ve mimarlık tarihi üzerine ilginç sözler söyledi.

BANA 'YAZAR OLMUŞ ARTIK' DEDİLER
Programda bu yılki İstanbul Kitap Fuarı’nın onur yazarı seçilmesiyle ilgili ince ve alaylı sözler söyleyen Kuban, "Aslında beni herhalde 'Bu adam yazı da yazıyor' diye seçtiler. Çünkü benim Cumhuriyet’in ekinde birkaç senedir bir sütunum var" dedi. 30 kitabı olan ve 40 yılı aşkın süredir kitap yazan Kuban, sözlerine "Yoksa beni evvelki bütün kitaplarımı okuyarak yahut da biraz haberdar olarak seçmediler, 'Yazar olmuş artık' dediler. Yaşımız biraz arttı ama yine de yazar olarak seçilmek iyi..." şeklinde devam etti.

İTÜ mimarlık Fakültesi’nde Orhan Pamuk’un hocası olan Prof. Dr. Doğan Kuban, 'Akılda Kalan'da Türk edebiyatı ile ilgili ilginç değerlendirmelerde bulundu. Programda "Orhan Pamuk’un kitaplarını sevmiyorum. Merak ettiğim ve mektepte öğrencim olduğu için Orhan Pamuk’un bütün kitaplarını aldım. Bitirebildiğim olmadı" diyen Kuban, "Bir kere birisi tarih yazdığı zaman, tarihçi olduğum için kokluyorum. Postmodern literatürde tarih çok önemli bir faktör... Dışarıda da çok meşhur yazarlar var. Mesela Amin Maalouf, mütemadiyen böyle şeyler yazıyor. Bunlar benim hoşuma gitmiyor. Tarihçi olduğum için belki" dedi. Kuban, Nuriye Akman’ın Orhan Pamuk’un 'Benim Adım Kırmızı' adlı kitabı hakkındaki görüşlerini sorması üzerine ise kitabı çok gerçekçi bulmadığını söyledi ve "Ama roman kahramanı olarak ilgi çekiyor ki bu kadar çok satılıyor, tercüme ediliyor" dedi.

KUBAN'A GÖRE EN İYİ TÜRKÇE'Yİ KİM KULLANIYOR?
'Akılda Kalan'da Türk edebiyatçıları hakkında düşüncelerini de açıklayan Kuban, Nuriye Akman’ın "Sizce Türk dilini en iyi kim kullanıyor?" sorusunu "Türk dili, çok büyük değişikliklerden geçti. Vaktiyle Nurullah Ataç iyi kullanırdı. Birçok kelime de icat ettiği için onu pek kimse sevmezdi. Sabahattin Eyüpoğlu da iyi kullanırdı" dedi. Yaşar Kemal’in birçok kitabını okuduğunu, ahenkli yazdığını ve 'Ortadirek' adlı romanının çok büyük bir destan olduğunu söyleyen Kuban, "Yaşar Kemal’in her yazdığı kitap öyledir demiyorum. Ama Yaşar Kemal, bence çok daha iyi Türkçe yazan bir adam. Gençler o kadar iyi Türkçe yazmıyorlar" dedi.

İSTANBUL 'AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ' OLAMAZ
Programda İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olmasını da değerlendiren Kuban, İstanbul’un dünya başkenti olabileceğini ama Avrupa Kültür Başkenti olamayacağını söyledi. "Bir kere Avrupa kültürü yok burada. Bizde hala heykel kırıyorlar. Resim, toplumun sahip çıktığı bir şey değil. Avrupa musikisi sahip çıktığı bir şey değil. Felsefe yok, vesaire... Otomobil filan var ama asıl kültürü tarif eden şeyler yok. Ve biz zaten sahip çıkmak da istemiyoruz ki. Dolayısıyla İstanbul dünyanın başkenti olabilir... Çünkü üç büyük imparatorluğun başkenti ama Avrupa Kültür Başkenti olamaz" diyen Kuban, Nuriye Akman’ın "İstanbul’a hiç mi yararı olmadı bu projenin?" sorusunu "Olur, turistik... Ama kültür olarak ne olacak. İstanbul’un kültürü bir sene, 'Siz burada festival yaptınız' diye birden bire yükselecek de Avrupalı mı olacaksınız? Öyle bir şey yok" şeklinde yanıtladı.

Akılda Kalan’da televizyon kanallarındaki tarih programlarını hiç merak etmediğini de söyleyen Kuban, çok medyada çok ilkel adamlar var dedi ve kalitenin düşmemesine imkan yok de olmadığını söyledi.

CENNETİN KAPILARI
Programda Divriği Ulucamii ve Şifahanesi hakkındaki yeni kitabı 'Cennetin Kapıları' hakkında da konuşan Kuban, 40 yılı aşkın süredir korunması için mücadele verdiği cami hakkında "Bu dekorasyon, ünik. Yani eşi İslam dünyasında da yok, Selçuklu döneminde de yok. Ermenilerde böyle bir şey yapmamışlar ömürlerinde, Suriyeliler de yapmamışlar. İranlılar da yapmamışlar. Çeşitli dekoratif teknikleri var, çok güzel olanları da var. Türkiye’de de var. Ama bu ünik, bu sanatçının kimliğine bağlı bir yaratma" dedi. Kuban, caminin kapısındaki süslemelerin bir cennet kapısı imgesi fikrini yansıttığı için kitabına 'Cennetin Kapıları' ismini verdiğini belirtti.

Kuban, Akılda Kalan’da son yıllarda Türkiye’de artan lüks konut projelerini de değerlendirdi. "Dünyanın her yerinde zenginler ayrıcalıklı konutlarda otururlar. Bizim zenginlerimiz kültür olarak ne kadar küçük olsalar da, zengin olarak büyüdükleri zaman, böyle konutlarda oturmak isterler" diyen Kuban, konutlardaki farklılıkların toplumdaki dengesizlikle ilgili olduğunu belirtti.
.