Deprem Bölgesinde Görev Yapan Kisilerde Döndüklerinde Uyum Problemlerine Dikkat
Deprem bölgesindeki görevlerinin ardindan rutin yasamlarina dönem kisilerde yasanabilecek uyum problemlerine iliskin konusan uzmanlar, “Deprem bölgesinde farkli sekillerde çalisan insanlarimiz var. Gördükleri manzaralar ve ya yasadiklari olaylardan dolayi normale döndüklerinde uykusuzluk, mutsuzluk, keyifsizlik gibi belirtiler olusabiliyor. Çok baski yapip ‘neler yasadin, hadi anlat’ gibi ifadeler yerine kisiyi anlayip yaninda olabilmek önemli. 4 hafta geçtikten sonra da bunlar devam ediyorsa profesyonel destek alabiliriz” diyerek uyardi.

“Gördükleri manzaralar travmatik olaylara neden olabilir”
Deprem bölgelerinde görev yapan kisilerde olusabilecek psikolojik durumlara yönelik konusan Psikiyatri Uzmani Dr. Murat Aslan, “Deprem bölgesinde farkli sekillerde çalisan lojistik olarak ve ya birebir arama kurtarmada çalisan insanlarimiz var. Özellikle arama kurtarmada çalisan insanlar gördükleri manzaralar ve ya yasadiklari olaylardan dolayi belki kendileri de zaman zaman burada depreme maruz kalmalarindan dolayi buraya geldiklerinde uykusuzluk, mutsuzluk, keyifsizlik gibi belirtiler olusabiliyor. Uykulari bozulabiliyor, siçrayarak uyanabilirler. Orada yasadiklari olaylar sik sik akillarina gelebilir. Bu onlarda bir süre sonra travmatik olaylara sebep olabilir. Belli bir süre bu kisiler uyum saglamakta zorlanabilir. Sonraki dönemlerde eger bu süreç birkaç hafta böyle devam eder ve hala oradaki yasadiklarinin ve gördüklerinin etkisinde devam ederlerse bu kisilerin profesyonel destek alip gerekirse ilaç kullanmasi gerekebilir. Kisiler o ani anlatmak istiyorlarsa bunu birileriyle paylasabilirler. Sikintilari anlatabilirler eger o görüntüler kisileri travmatize ediyorsa normal islerine dönmelerini, günlük hayatta aktivitelerle ugrasmalarini tavsiye ederiz. Çocuklarin da bu yasanan olaylardan etkilenmemesi mümkün degil, onlara da bu yasanan olayi aktarip onlarin anlayabilecekleri sekilde anlatabiliriz. Deprem bölgesinden gelen vatandaslarimiz bize basvurduklari takdirde muayenelerimizden herhangi bir ücret talep etmiyoruz” dedi.
“Çok baski yapip ’neler yasadin, hadi anlat’ gibi ifadeler olmamali"
Depreme maruz kalan kisilere yasadiklarini anlatma konusunda baski yapilmamasi gerektigine dikkat çeken Klinik Psikolog Büsra Yilmaz, “Maalesef ki bir deprem felaketiyle karsi karsiya kaldik. Hepimiz bir sekilde dolayli ve ya dogrudan depreme maruz kaldik. Bu durum sonucunda hepimizde bir takim psikolojik ve fizyolojik belirtiler ortaya çikti. Fiziksel olarak baktigimizda kalp çarpintilari, gögüste sikisiklik gibi durumlar gözükürken psikolojik olarak da korku, kaygi, tepkisizlik, ani öfke patlamalari, uykuda problemler gibi durumlar otaya çikti. Aslinda bunlar hepimizin yasadigi durumlar. Baktigimiz zaman ani olarak gelisen durumlar karsisinda anormal bir olaya karsi göstermis oldugumuz normal tepkiler. Artik yavas yavas herkes normal hayatina dönmeye basliyor. Bu süreçte de gündelik islerimizi devam ettirmemiz gerekiyor. Isimize devam etmemiz yada günlük olarak devam ettirdigimiz düzene dönmemiz gerekiyor. Bunlari yaparken de sevdigimiz, güvendigimiz, ailemiz olabilir, bunlarla iletisime geçmemiz, onlarla baglanti halinde olabilmemiz ve duygularimizi ifade etmemekten çekinmememiz önemli. Uyku ve beslenme gibi düzenlerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Bunlar 4 hafta geçtikten sonra da devam ediyorsa ve rutin hayata dönmekte, ise gitmekte, arkadaslarimizla görüsmekte güçlük çekiyorsak tamamen sosyal yasantimizi etkiliyorsa bir profesyonel destek alabiliriz. Kisi anlatmak istemiyorsa, zorlamadan anlatmak istedigi kadariyla kisileri dinlemeliyiz. Çok baski yapip ’neler yasadin, hadi anlat’ gibi ifadeler olmadan, su an için yapabilecegimiz en makul sey; yaninda olmak. Bu ifadeleri kullanmadan karsimizdaki kisiyi anlayip yaninda olabilmek aslinda önemli olan nokta” diye konustu.
