Gamma Knife, Beyin Tümörü Tedavisinde Basari Oranini Arttiriyor

Basta beyin tümörleri ve damar yumaklari olmak üzere, bir çok beyin rahatsizliginda, beyin cerrahlarinin herhangi bir kesi uygulamadan ameliyat yapabilmelerini saglayan, etkinligi yüksek yeni nesil bir tedavi yöntemi olan Gamma Knife’in beyin tümörü tedavisinde basari oranini arttirdigi bildirildi.

Gamma Knife, Beyin Tümörü Tedavisinde Basari Oranini Arttiriyor
Baskent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Arastirma Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nörosirürji) Anabilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Tufan, Gamma Knife’in beyindeki bir tümör veya damar yumagini, normal dokulara zarar vermeden sadece lezyona odaklanmis isinlarla, tek seansla tedavi etme yöntemi oldugunu belirterek, "Kullanilan radyasyon isininin tipi Gamma’dir. Toplam 201 adet kobalt-60 kaynagindan elde edilen bu isin huzmeleri adeta keskin bir biçakmis gibi çalisir. Ileri teknoloji ve bilgisayar yardimiyla bir milimetrenin onda biri kadar keskin bir dogrulukta tedavi yaparken saglikli beyin dokusunu korumaktadir. Gamma Knife adi da buradan gelmektedir" dedi.

Gamma Knife’in iyi huylu beyin tümörlerinin çogunda, kötü huylu beyin tümörlerinin bazilarinda basari ile uygulanabilen güvenli ve etkin bir tedavi yöntemi oldugunu vurgulayan Prof. Dr. Kadir Tufan, “Beyin zarindan ya da sinir kilifindan kaynaklanan iyi huylu menengiom, sivannom gibi tümörlerde ve beyindeki hipofiz bezinden kaynaklanan iyi huylu bazi tümörlerde, basari oranlari yüzde 90’dan fazladir. En önemli uygulama alanlarinin birisi de beyinde dogustan gelen, tedavisi zor ve riskli olan damar yumaklaridir. Boyutu ve yerlesimi bu tedaviye uygun olan damar yumaklari, boyutuna göre yüzde 70 ile yüzde 90 oraninda tedaviden sonra kaybolur. Çok siddetli yüz agrisi ile bulgu veren Trigeminal Nevralji olarak bilinen hastalikta, agri kontrolünde yüzde 70 oraninda basarili olunmaktadir" diye konustu.



Güvenli ve etkili yöntem

Gamma Knife’in normalde tek günlük, tek seanslik bir tedavi oldugunu belirten Prof. Dr. Kadir Tufan, söyle devam etti:

"Meme kanseri, akciger kanseri gibi vücudun baska bir organinda tümörü olan ve bu tümörün beyine siçradigi durumlarda yani beyin metastazlarinda da beynin normal dokularina zarar vermeden, güvenli bir sekilde defalarca tedavi uygulanabilir. Üstelik hastanin beyninde birden fazla sayida tümör var ise tek seansta, hepsine ayni anda tedavi vermek de mümkündür. Klasik yöntemle tüm beyin isinlama, genellikle hastalara ömrü boyunca bir kez uygulanmaktadir. Kanser hastasi daha önce tüm beyin isinlamasi gördü ise ve yeni beyin metastazlari tespit edildi ise bu hastalara da Gamma Knife tedavisi güvenle uygulanabilir. Bu tedaviye uygun metastazlarda tümör kontrol oranlari ortalama yüzde 90’dir."

Ilk muayene sonrasinda hastanin tedaviye uygun olup olmadigini degerlendirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Tufan, sunlari kaydetti:

“Gamma Knife her tümör tipinde ve her hastada uygulanmaz. Bazi tümör tiplerinde çok etkili iken, bazilarinda ise etkinligi sinirli kalabilir. Teknik olarak bu tedavinin 3 yasindan büyük hastalara uygulanmasi, tümör boyutunun 3 veya 3,5 cm’yi geçmemis olmasi ve tümör sayisinin üçten fazla olmamasi gerekir. Ayrica tümörün yerlestigi yerin göz siniri veya beyin sapi gibi radyasyona çok duyarli bölgelere temas etmemesi önemlidir. Hastanin basina bir çerçeve takilarak, gerekli ölçümlerden sonra bilgisayarda her hastaya özgü bir tedavi programi yapilir. Bayiltilmadan, sohbet edilerek, yarim saat ile 1,5 saat arasinda süren tedaviden hemen sonra çerçeve çikarilir ve hasta kendini iyi hissettiginde evine gönderilir. Tedavi sonrasi bas agrisi, dengesizlik hissi, tedavi edilen tümör veya damar yumaginin etrafinda ödem gelisebilir. Bunlarin neredeyse tamami geçicidir ve basit ilaç tedavileri ile kontrol altina alinabilir’’

Yan etkisi daha düsük daha az riskli

“Gamma Knife; açik cerrahi yöntemler ve klasik isin tedavisi ile karsilastirildiginda yan etkisinin daha düsük, daha az risk tasiyan bir tedavi yöntemi oldugunu vurgulayan Prof. Dr. Kadir Tufan, "Bazi tümör tiplerinde klasik radyoterapi, bazilarinda Gamma Knife daha basarili olabildigi gibi bazi hastalarda ise klasik radyoterapiden sonra tamamlayici tedavi olarak kullanilabilir. Hastalarda hangi yöntemin daha basarili ve daha güvenli olacagina beyin cerrahi ve radyasyon onkologu birlikte karar verir. Radyoterapide bir tane isin kaynagi vardir. Tedavi edilecek hastalik türüne göre lezyona odaklanmaya çalisilir ya da tüm beyine uygulanir. Hastalikli bölgenin disinda daha genis bir alana isin yayildigindan, saglam dokulara zarar vermemek için radyasyon dozlari günlere bölünerek, birkaç seansta verilir. Gamma Knife tedavisinde ise 201 ayri kaynaktan çikan isin hüzmeleri tam tedavi edilecek lezyonda odaklanir, tedavi edici isin dozu bir günde tek seferde verilir ve saglikli beyin yapilari korunmus olur. Hastanede yatis gerektirmemesi önemli avantajlarindan biridir. Beyinin diger kisimlari korundugu için saçlarda dökülme, ciltte renk degisikligi, entelektüel düzeyde bozulma olmaz. Uygun hastalarda Gamma Knife tedavisi açik cerrahinin gerekliligini ortadan kaldirir. Gamma Knife’ da herhangi bir yara izi olmaz, klasik cerrahiden farkli olarak adeta kapali sistemle robotik bir cerrahi teknikle tedavinin yapiliyor olmasi da hastalar için önemlidir” ifadelerini kullandi.

Baskent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Arastirma Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nörosirürji) Anabilim Dali Gamma Knife Ünitesi’nde 2011 yilindan bugüne kadar yaklasik 3.800 hastayi tedavi ettiklerinin altini çizen Prof. Dr. Kadir Tufan; “Akdeniz, Güneydogu Anadolu, Dogu Anadolu bölgelerimizin yani sira komsu ülkelerden de hastalarimiz geliyor. Bu tedaviyi uygulayan bölgedeki tecrübeli tek merkeziz. Su anda yillik ortalama 400 hastaya bu tedavi yöntemini uygulamaktayiz’’ dedi.

Kaynak: İHA