Türkiye, Evde Diyaliz Uygulamasinda Avrupa'da 2'Nci, Dünyada 5'Inci
Saglik Bakanligi Saglik Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin: 'Ev hemodiyalizinde 1000'inci hastamizi geçtik, uygulamada çok basarili sonuçlar elde edildi' Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ercan Ok: 'Bu uygulama ile ölüm riskinde yüzde 40 azalma saptandi. Hastalarin ilaç kullanma ihtiyaçlari yüzde 5187 oranlarinda azalma gösterdi' 1000'nci ev hemodiyaliz hastasi Ümmühan Uysal: 'Ev hemodiyalizi ile çok rahatim, verilen egitimler sayesinde evde bu uygulamayi kendi basima yapabiliyorum. Bu uygulama için bir kurus bile ödemedim, hepsi devlet tarafindan karsilandi'
Saglik Bakanligi Saglik Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin, Türkiye'nin basarili bir sekilde uygulanan ev hemodiyalizinde Avrupa'da ikinci, dünyada 5. ülke konumuna yükseldigini, uygulamada 1000'inci hastaya geçildigini bildirdi.
Türk Nefroloji Dernegi'nce bir otelde düzenlenen "Ev Hemodiyalizinde 1'inci ve 1000'inci Hasta Bulusmasi"nda böbrek yetmezligi hastalarinin yasam süresini ve yasam kalitesini iyilestirmeye yönelik tedavi seçenekleri hakkinda bilgiler paylasildi. Toplantida ev hemodiyalizi kullanan hastalar da deneyimlerini anlatti.
Toplantiya katilan Saglik Bakanligi Saglik Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin, "Türkiye, basarili bir sekilde uygulanan ev hemodiyalizinde Avrupa'da 2'nci, dünyada 5'inci ülke konumunda. Ev hemodiyalizinde 1000'inci hastamizi geçtik, uygulamada çok basari sonuçlar elde edildi." ifadelerini kullandi.
Türkiye'de 911 merkezde hizmet alan 70 bin civarinda diyaliz hastasi bulunduguna dikkati çeken Tekin, ev hemodiyalizinin hastalarin sagligina, günlük sosyal yasamlarina ve ayni zamanda ülke ekonomisine önemli katkilar sagladigini anlatti.
Türkiye'de 23 hastanin böbrek nakli bekledigine ve bu hastalarin tamaminin diyalize girmek zorunda olduguna dikkati çeken Tekin, bakanlik olarak ev hemodiyalizi ve benzeri tedavi yöntemlerini, bu konuda farkindalik olusturulmasina yönelik toplantilari her zaman desteklediklerini vurguladi.
- "Hastalarin hem yasam kaliteleri artiyor hem de yasam süreleri uzuyor"
Türk Nefroloji Dernegi Baskani Prof. Dr. Alaattin Yildiz ise Türkiye'de son 10 yilda ev hemodiyalizi tedavisinde önemli gelismeler kaydedildiginin altini çizdi.
Ev hemodiyalizinin vücudun üremik toksinlerden daha fazla arinmasina ve vücutta biriken suyun yeterli miktarda uzaklastirilmasina olanak tanidigina isaret eden Yildiz, söyle konustu:
"Ev gibi sicak bir ortamda, kalbi yormadan yapilan uzun diyaliz islemiyle hastalarin hem yasam kaliteleri artabilmekte hem de beklenen yasam süresi uzatilabilmektedir. Hastalarin kendilerini klinik olarak çok iyi hissetmeleri ve çalisma hayatina devam edebilmeleri mümkün olabilmektedir."
- Evde hemodiyaliz alan hastalarda Kovid-19 görülme orani düsük
Ankara Sehir Hastanesi Nefroloji Klinigi Egitim ve Idari Sorumlusu Prof. Dr. Fatih Dede de özellikle Kovid-19 salgini sürecinde ev hemodiyalizinin önemine iliskin bilgileri paylasti.
Hemen hemen tüm kronik böbrek hastalarinin kullandiklari ilaçlara bagli bagisiklik sistemlerindeki baskilanma nedeniyle Kovid-19 açisindan yüksek riskli grupta yer aldigina dikkati çeken Dede, hemodiyaliz hastalarinin büyük bölümünün haftada 3 kez bir merkezde diyalize girmek durumunda kaldigini ve çogu hastanin merkezlere gelmek için toplu tasima araçlarini kullandigini aktardi.
Prof. Dr. Dede, bu durumun hastalar açisindan riski artirdigini vurgulayarak, sözlerini söyle sürdürdü:
"Kovid-19 görülme sikligi merkezde diyalize giren hastalarda farkli ülkelerde yüzde 25-35 arasindadir. Evde hemodiyaliz ve periton diyalizi olan gruplarda ise bu oran daha düsüktür. Diyaliz hastalarinda Kovid-19 ölüm oranlari dünyada ve ülkemizde yüzde 30 civarindayken, yine evde tedavi olan grupta bu oranlar daha düsüktür.
Ankara Sehir Hastanesi evde hemodiyaliz hastalarinda Kovid-19 tanisi olan hasta sikligi yüzde 18 olup, kovid nedeniyle kaybedilen hastamizin olmamasi çok sevindirici bir durumdur. Ev diyalizi uygulamasinin hasta sagligi, yasam kalitesi ve ülke ekonomisi için oldukça yararli olacagini ve zaman içerisinde yayginlasmasi gerektigini düsünüyorum."
- "Ölüm riskinde yüzde 40 azalma saptandi"
Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ercan Ok ise evde hemodiyaliz yapilabilmesi için hastaya veya evdeki bir hasta yakinina egitim verilebildigini, uygulamanin eve gelen hemsire tarafindan da gerçeklestirebildigini belirterek, "Eve bir diyaliz makinesi ve küçük bir aritma sistemi kurulmakta, tüm güvenlik önlemleri alinmakta, gerekli malzemeler düzenli araliklarla hastanin evine götürülmektedir. Bu tedaviye erisebilmek için hastalar hiçbir ödeme yapmamakta, masraflarin tümü devlet tarafindan karsilanmaktadir." bilgisini paylasti.
Evde gece yapilan hemodiyaliz uygulamalarinin faydalarina deginen Ok, "Halsizlik, tansiyon düsmesi veya asiri yükselmesi, sivi birikimine bagli nefes darligi ve kalp sorunlari, kansizlik, istahsizlik, kemik hastaligi, damar kireçlenmesi gibi sik görülen sorunlar ortadan kalkmakta, zihinsel islevlerden üreme islevlerine dek tüm vücut islevlerinde önemli düzelmeler olmaktadir. Diyet kisitlamalari hafiflemekte, birçok ilacin kullanimina artik gerek kalmamaktadir." dedi.
Prof. Dr. Ercan Ok, su anda 1100'ün üzerinde hastanin evde hemodiyaliz hizmetinden faydalandigini bildirdi.
Türkiye'deki ilk dört ev hemodiyalizi hastasinin 15 yili askin süredir diyaliz tedavilerini evlerinde sürdürdüklerini aktaran Ok, "Bu uygulama ile ölüm riskinde yüzde 40 azalma saptandi. Hastalarin ilaç kullanma ihtiyaçlari yüzde 51- 87 oranlarinda azalma gösterdi, sigorta kurumlari ve ülke açisindan ekonomik katki saglandi. Türkiye'deki ev hemodiyalizi hastalarinin yüzde 48'i aktif olarak çalisiyor, hem aileye hem ülkeye ekonomik katki sagliyor." diye konustu.
- Türkiye'nin ilk ev hemodiyaliz hastasi: "Hayatim degisti"
Türkiye'de ev hemodiyalizini ilk kullanan hasta Cengiz Yelegen, "56 yasindayim, 16 yildir ev diyalizi yapiyorum. Toplamda da 28 yildir diyalize giriyorum. Ev hemodiyalizi sayesinde hayatimda çok fazla sey degisti. Eskiden haftada üç gün merkeze gitmek zorundaydim ama simdi buna gerek yok evde bu uygulamayi yapabiliyorum. Sagligima da çok faydasi oldu. Tansiyonum düsmüyor, kramplarim olmuyor. Sabahlari çok rahat uyanabiliyorum, isime rahatça gidiyorum." diye konustu.
1000. ev hemodiyalizi hastasi 43 yasindaki üç çocuk annesi Ümmühan Uysal ise sunlari kaydetti:
"Iki yildir ev hemodiyalizi görüyorum. Ev hemodiyalizi ile çok rahatim, verilen egitimler sayesinde evde bu uygulamayi kendi basima yapabiliyorum. Merkeze gitmeme, çocuklarimin yanindan ayrilmama gerek kalmiyor. Daha az yoruluyorum, sosyal hayatimi çok daha rahat yasiyorum. Bu uygulama için bir kurus bile ödemedim, hepsi devlet tarafindan karsilandi ve karsilanmaya da devam ediliyor. Bu yüzden devletimize, yetkililere çok tesekkür ediyorum."
Cengiz Yelegen ve Ümmühan Uysal, organ nakli bekleyen hastalar için tüm vatandaslara organ bagisi gönüllüsü olma çagrisinda bulundu.
Kaynak: AA
Türk Nefroloji Dernegi'nce bir otelde düzenlenen "Ev Hemodiyalizinde 1'inci ve 1000'inci Hasta Bulusmasi"nda böbrek yetmezligi hastalarinin yasam süresini ve yasam kalitesini iyilestirmeye yönelik tedavi seçenekleri hakkinda bilgiler paylasildi. Toplantida ev hemodiyalizi kullanan hastalar da deneyimlerini anlatti.
Toplantiya katilan Saglik Bakanligi Saglik Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin, "Türkiye, basarili bir sekilde uygulanan ev hemodiyalizinde Avrupa'da 2'nci, dünyada 5'inci ülke konumunda. Ev hemodiyalizinde 1000'inci hastamizi geçtik, uygulamada çok basari sonuçlar elde edildi." ifadelerini kullandi.
Türkiye'de 911 merkezde hizmet alan 70 bin civarinda diyaliz hastasi bulunduguna dikkati çeken Tekin, ev hemodiyalizinin hastalarin sagligina, günlük sosyal yasamlarina ve ayni zamanda ülke ekonomisine önemli katkilar sagladigini anlatti.
Türkiye'de 23 hastanin böbrek nakli bekledigine ve bu hastalarin tamaminin diyalize girmek zorunda olduguna dikkati çeken Tekin, bakanlik olarak ev hemodiyalizi ve benzeri tedavi yöntemlerini, bu konuda farkindalik olusturulmasina yönelik toplantilari her zaman desteklediklerini vurguladi.
- "Hastalarin hem yasam kaliteleri artiyor hem de yasam süreleri uzuyor"
Türk Nefroloji Dernegi Baskani Prof. Dr. Alaattin Yildiz ise Türkiye'de son 10 yilda ev hemodiyalizi tedavisinde önemli gelismeler kaydedildiginin altini çizdi.
Ev hemodiyalizinin vücudun üremik toksinlerden daha fazla arinmasina ve vücutta biriken suyun yeterli miktarda uzaklastirilmasina olanak tanidigina isaret eden Yildiz, söyle konustu:
"Ev gibi sicak bir ortamda, kalbi yormadan yapilan uzun diyaliz islemiyle hastalarin hem yasam kaliteleri artabilmekte hem de beklenen yasam süresi uzatilabilmektedir. Hastalarin kendilerini klinik olarak çok iyi hissetmeleri ve çalisma hayatina devam edebilmeleri mümkün olabilmektedir."
- Evde hemodiyaliz alan hastalarda Kovid-19 görülme orani düsük
Ankara Sehir Hastanesi Nefroloji Klinigi Egitim ve Idari Sorumlusu Prof. Dr. Fatih Dede de özellikle Kovid-19 salgini sürecinde ev hemodiyalizinin önemine iliskin bilgileri paylasti.
Hemen hemen tüm kronik böbrek hastalarinin kullandiklari ilaçlara bagli bagisiklik sistemlerindeki baskilanma nedeniyle Kovid-19 açisindan yüksek riskli grupta yer aldigina dikkati çeken Dede, hemodiyaliz hastalarinin büyük bölümünün haftada 3 kez bir merkezde diyalize girmek durumunda kaldigini ve çogu hastanin merkezlere gelmek için toplu tasima araçlarini kullandigini aktardi.
Prof. Dr. Dede, bu durumun hastalar açisindan riski artirdigini vurgulayarak, sözlerini söyle sürdürdü:
"Kovid-19 görülme sikligi merkezde diyalize giren hastalarda farkli ülkelerde yüzde 25-35 arasindadir. Evde hemodiyaliz ve periton diyalizi olan gruplarda ise bu oran daha düsüktür. Diyaliz hastalarinda Kovid-19 ölüm oranlari dünyada ve ülkemizde yüzde 30 civarindayken, yine evde tedavi olan grupta bu oranlar daha düsüktür.
Ankara Sehir Hastanesi evde hemodiyaliz hastalarinda Kovid-19 tanisi olan hasta sikligi yüzde 18 olup, kovid nedeniyle kaybedilen hastamizin olmamasi çok sevindirici bir durumdur. Ev diyalizi uygulamasinin hasta sagligi, yasam kalitesi ve ülke ekonomisi için oldukça yararli olacagini ve zaman içerisinde yayginlasmasi gerektigini düsünüyorum."
- "Ölüm riskinde yüzde 40 azalma saptandi"
Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ercan Ok ise evde hemodiyaliz yapilabilmesi için hastaya veya evdeki bir hasta yakinina egitim verilebildigini, uygulamanin eve gelen hemsire tarafindan da gerçeklestirebildigini belirterek, "Eve bir diyaliz makinesi ve küçük bir aritma sistemi kurulmakta, tüm güvenlik önlemleri alinmakta, gerekli malzemeler düzenli araliklarla hastanin evine götürülmektedir. Bu tedaviye erisebilmek için hastalar hiçbir ödeme yapmamakta, masraflarin tümü devlet tarafindan karsilanmaktadir." bilgisini paylasti.
Evde gece yapilan hemodiyaliz uygulamalarinin faydalarina deginen Ok, "Halsizlik, tansiyon düsmesi veya asiri yükselmesi, sivi birikimine bagli nefes darligi ve kalp sorunlari, kansizlik, istahsizlik, kemik hastaligi, damar kireçlenmesi gibi sik görülen sorunlar ortadan kalkmakta, zihinsel islevlerden üreme islevlerine dek tüm vücut islevlerinde önemli düzelmeler olmaktadir. Diyet kisitlamalari hafiflemekte, birçok ilacin kullanimina artik gerek kalmamaktadir." dedi.
Prof. Dr. Ercan Ok, su anda 1100'ün üzerinde hastanin evde hemodiyaliz hizmetinden faydalandigini bildirdi.
Türkiye'deki ilk dört ev hemodiyalizi hastasinin 15 yili askin süredir diyaliz tedavilerini evlerinde sürdürdüklerini aktaran Ok, "Bu uygulama ile ölüm riskinde yüzde 40 azalma saptandi. Hastalarin ilaç kullanma ihtiyaçlari yüzde 51- 87 oranlarinda azalma gösterdi, sigorta kurumlari ve ülke açisindan ekonomik katki saglandi. Türkiye'deki ev hemodiyalizi hastalarinin yüzde 48'i aktif olarak çalisiyor, hem aileye hem ülkeye ekonomik katki sagliyor." diye konustu.
- Türkiye'nin ilk ev hemodiyaliz hastasi: "Hayatim degisti"
Türkiye'de ev hemodiyalizini ilk kullanan hasta Cengiz Yelegen, "56 yasindayim, 16 yildir ev diyalizi yapiyorum. Toplamda da 28 yildir diyalize giriyorum. Ev hemodiyalizi sayesinde hayatimda çok fazla sey degisti. Eskiden haftada üç gün merkeze gitmek zorundaydim ama simdi buna gerek yok evde bu uygulamayi yapabiliyorum. Sagligima da çok faydasi oldu. Tansiyonum düsmüyor, kramplarim olmuyor. Sabahlari çok rahat uyanabiliyorum, isime rahatça gidiyorum." diye konustu.
1000. ev hemodiyalizi hastasi 43 yasindaki üç çocuk annesi Ümmühan Uysal ise sunlari kaydetti:
"Iki yildir ev hemodiyalizi görüyorum. Ev hemodiyalizi ile çok rahatim, verilen egitimler sayesinde evde bu uygulamayi kendi basima yapabiliyorum. Merkeze gitmeme, çocuklarimin yanindan ayrilmama gerek kalmiyor. Daha az yoruluyorum, sosyal hayatimi çok daha rahat yasiyorum. Bu uygulama için bir kurus bile ödemedim, hepsi devlet tarafindan karsilandi ve karsilanmaya da devam ediliyor. Bu yüzden devletimize, yetkililere çok tesekkür ediyorum."
Cengiz Yelegen ve Ümmühan Uysal, organ nakli bekleyen hastalar için tüm vatandaslara organ bagisi gönüllüsü olma çagrisinda bulundu.
