MHP, Balikesir'den Türkiye'ye Mesaj Verdi
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’nin “Adim Adim 2023: Il Il Anadolu” Programi kapsaminda düzenlenen toplanti Balikesir’de gerçeklestirildi. Balikesir’deki programa MHP Grup Baskan Vekili Erkan Akçay gündeme dair degerlendirmeler yaparken MHP’nin 53 yillik geçmisinde her zaman devletin yaninda olduklarina degindi.

Balikesir’deki sivil toplum kuruluslari, odalar, borsalar ve mahalle muhtarlarinin katildigi program saygi durusu ve Istiklal Marsi’nin okunmasiyla basladi.
MHP Il Baskani Ekrem Gökay Yüksel’in açilis konusmasini yapmasinin ardindan MHP Genel Merkez Baskanlik Divani üyeleri selamlama konusmalarini gerçeklestirdi. Programin sonunda ise MHP Grup Baskan Vekili Erkan Akçay, Türkiye gündemine iliskin konusma gerçeklestirdi.
Ekrem Gökay Yüksel: “Her daim Türk devletinin yanindayiz”
Programin açilis konusmasini yapan MHP Il Baskani Ekrem Gökay Yüksel, “Yüreklerimiz yaralidir. Ancak gidenlerin ardindan yas tutmayi bildigimiz kadar intikamlarini almayi, emanetlerini de tasimayi da biliriz. Basbug Alparslan Türkes’in yetistirmek için ömrünü verdigi bozkurtlari yetistirebilmek için Aybüke Ögretmenin görmeyi hayal ettigini gerçeklestirmek için tarih okurken tarih yazar Türk evladi Firat’in mirasini yasatmak için elimizi tasin altina koymayi da biliriz. Bizler dünyada tükenmez Murat olmadigini bilenleriz. Bizler mesakkatten kaçmadan mücadele etmeyi bilenleriz. Etrafiniza bir bakiniz herkes kapali kapilar ardinda koyun koyuna girmis. Hesap ne derseniz? Hesap Türk devletinin altini oymaktir. Iste bu durumda bizler Türk devletinin alti oyulmasin diye çalisip çabalayaniz. Basbugumuzun dedigi gibi “Mevzu vatansa hepimiz ölelim, mevzu makamsa hepiniz ölün” düsturuyla yasatanlariz. Makamla bozulmanin yalanla aldatmanin, ihanetle kar etmenin, bolu görünce dari unutmuslarin, sinavini vermis bir davanin mensuplariyiz. Ancak kimsenin süphesi olmasin yilmayacagiz, yikilmayacagiz, basaracagiz ve basaracagiz. Terörü bas taci edenleri biliyoruz. Onlarla evcilik oynayanlari da biliyoruz. Disaridan gelen saldirilarin yaninda içerideki ihanetinde farkindayiz. Ancak sunu hiçbir zaman unutmayin; bizler bir oldukça, iri, diri oldukça onlar hesaplarina ulasamayacaklar. Bakiniz bir yanimiz Kardes Azerbaycan, bir yanimiz Kibris, öte yandan Libya; Suriye, Balkanlar, Dogu Türkistan, Kerkük. Türk’ün kalbinin attigi her yerde mücadelesini vermektedir. Bizler de her daim Türk Devleti’nin yanindayiz” diye konustu.
“Siyaseten zarar görsek de yolumuza devam edecegiz”
MHP Grup Baskan Vekili Erkan Akçay ise konusmasinda MHP’nin kurulusundan bu yana sergiledigi siyasi tutum hakkinda açiklamalarda bulundu. Akçay, “Bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak tek gayemiz var; bu aziz vatan üzerinde yasayan milletimizin esenligi, huzuru, güvenligi, birlik ve bütünlügümüzün korunmasi, refahimizin artmasi, kalkinmamizin saglanmasi ve bu aziz Türkiye’mizin yeryüzünde çok büyük ve güçlü bir ülke haline getirilmesidir. Bizim bir tek sevdamiz var o da Türkiye’dir. Iste ülkemizin dört bir yaninda vatandaslarimizla bu sebeple sik sik bulusuyoruz ve milletimizle de hemhal oluyoruz. Türkiye’de temel milli meselelerini, ülkemizin içinde bulundugu sartlari ve büyük milli hedeflerimizi milletimizle konusup, paylasiyoruz. Ayrica ve maalesef terör örgütleri ve Türkiye düsmanlariyla is birligi yapan, Türkiye’nin milli meselelerine yabanci kalip, muhalefet edenlerin de gerçek yüzlerini ve onlarin sebeplerine yine milletimizle paylasiyoruz. 53’ncü yilini idrak eden ve Türkiye’nin en köklü kidemli partilerinden birisi olan Milliyetçi Hareket Partisi, Genel Baskanimiz Devlet Bahçeli’nin liderliginde ilkeli, sorumlu, sorun çözen ve çözüm üreten, inisiyatif alan bir partidir. Milliyetçi Hareket Partisi bütün meselelere dünya ve Türk tarihi çerçevesinde bir milli tarih suuru içerisinde dün, bugün ve yarin perspektifiyle bakan, görüsleri, teshisleri ve öngörüleri büyük çogunlukla da gerçeklesen bir partiyiz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak siyasi motivasyonunu polemiklerden, kisir siyasi çekismelerden, demagojilerden devsirmeyen yabanci ülkelere, terör örgütlerine sirtini yaslayarak çikar umanlardan degiliz. Attigimiz her adimda, yaptigimiz her hamlede su soruyu mutlaka kendimize sorariz; siyaset nedir? Siyaset niçin yapilir? Siyasi partiler neden vardir? Türkiye çok partili demokratik siyasi hayati benimsemis ve 1908 Mesrutiyetiyle baslatmis bir ülkeyiz. Her zaman söyleniyor ya iste 1946’da çok partili siyaset hayatina geçtik bu söz dogru degil. Hakikat 1908 Temmuzunda Osmanli çok partili demokratik siyasi hayata girmistir. Sadece 1923 ve 1946 arasinda o agir dünya sartlari Kurtulus Savasi’ndan çikip bunu cumhuriyetle taçlandiran bir millet, bir ülke sadece 23 yillik çok geçici bir dönem itibariyle tek partiyle yönetilmistir. Türk milletinin tercihi çok partili demokratik siyasi hayat olmustur. Fakat 100 yila yakin tecrübemiz göstermistir ki bu çok partili demokratik siyasi hayati mutlaka belli ilkeler, sorumluluklar içerisinde götürme mecburiyetimiz var. Milliyetçi Hareket Partisi konulari da meseleleri de dünya sartlari çerçevesinde bakiyoruz. Geçirdigimiz bütün siyasi süreçler, yasadigimiz darbeler, darbe girisimleri, hükümet krizleri Milliyetçi Hareket Partisi’nin tecrübe ve suur hanesinde daima yer alacak. O bakimda biz daima 53 yillik siyasi halatimiz boyunca ülkemizin krize girmesini hiçbir sart altinda, hiçbir gerekçeyle müsaade edemeyiz, inisiyatif ve sorumluluk aliriz. Siyaseten parti olarak zarar görecegimizi bilsek dahi bundan asla sasmayiz. 53 yillik tarihimiz buna sahittir” diye konustu.
“Cumhur Ittifaki milli bir ittifaktir”
Cumhur Ittifaki’nin milli olduguna da dikkat çeken MHP Grup Baskan Vekili Erkan Akçay, “Cumhur ittifaki dedigimiz hadise de Adalet ve Kalkinma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi arasinda iki güzide liderin; Cumhurbaskanimiz Recep Tayyip Erdogan ve Genel Baskanimiz Sayin Devlet Bahçeli’nin bu suurla önderlik etmesi sebebiyle Cumhur Ittifaki kurulmustur ve milli bir ittifaktir. Öyle siradan, basit bir seçim ittifaki, bir siyasi çikar ittifaki asla degildir. Bunun milletimizin çok iyi anlamasi ve görmesi en büyük beklentimizdir. Bunu da milletimizin çok büyük çogunlugu da gayet iyi bir sekilde görüyor. Milli ittifak dedik. Eger su anda Türkiye’de tabelasi bulunan, faaliyet gösteren 90’dan fazla siyasi parti var. Bu siyasi partilerin 14’ü de TBMM’de temsil ediliyor. Bu siyasi partilerde bizim siyaset anlayisimiza göre temel milli meseleler ve Türkiye’nin karsi karsiya kaldigi tehdit ve tehlikelere karsi birlik ve beraberlik içerisinde olunmasi gerekir. Dogal olan budur. Siyaset adina veya muhalefet yapacagim adina kesinlikle Türkiye’nin karsi karsiya kaldigi tehdit ve tehlikeler görmezden gelinemez. Hele görmezden gelinir de Türkiye karsitlarinin agziyla, onlarin tutumuyla bir siyaset belirlenirse Allah korusun o siyasi hareketi ihanete kadar sürdürürler. Türkiye’nin geçirmis oldugu bu tecrübeler neticesinde Cumhur Ittifaki en az 100 yillik Türkiye’nin geçirdigi siyasi tecrübelerin bir neticesi oldugu gibi 16 Nisan 2017’de gerçeklesen Anayasa Referandumuyla fiiliyata geçen Cumhurbaskanligi Hükümet Sistemi adina da Türk tipi baskanlik dedigimiz sistem yönetimde istikrari ve temsilde adaleti olusturmak için getirilmistir. Yoksa iki liderin bir masaya oturup da keyfi olarak getirdikleri hususlar degildir. Yönetimde istikrar, temsilde adalet diyoruz. Türkiye’de su anda bu sistemle siyasi istikrar vardir, devlet ülke yönetiminde de istikrar vardir. Kriz miriz yoktur ve olmasi da mümkün degildir. Yani sistemden kaynaklanan bir krizin olmasi mümkün degildir. Ucube sistem, tek adam rejimi laflari havada kalan, hiçbir realitesi olmayan, sadece vesayet özlemini ifade eden, eski krizli dönemlere, Türkiye’nin kan kaybettigi, enerji kaybettigi, zaman kaybettigi dönemlere öykünmekten baska hiçbir anlami yoktur. Diyorlar ki “sembolik cumhurbaskani” istiyoruz. Sembolik Balikesir Büyüksehir Belediye Baskani olabilir mi? Ne demek sembolik? Etkisiz, yetkisiz olsun istiyorlar. Cumhurbaskani icra makami demektir. Yani iktidarsiz iktidar istiyoruz diyor bunlar. Halktan oyu alsin ama hiçbir icraat yapamasin. Kiliçdaroglu’nun mantigi da o; yani “iktidar oyu alsin ama memleketi ben yöneteyim” diyor. Demokraside böyle bir mantik yok. Dolayisiyla etkili, yetkili, icra makami, hizli ve dogru karara alan mekanizmalari çok isletecek bir sistem” ifadelerini kullandi.
“Ekonomi konusunda dikkatli ve uyanik olmaliyiz”
Türkiye’deki ekonomik gelismeler hakkinda da degerlendirmelerde bulunan Erkan Akçay sunlari söyledi:
“Iki yila yakin süredir tüm dünya ve Türkiye korona virüs denilen gözle görülmeyen ancak etkisini çok hissettiren bir salginla mücadele ediyoruz. Bu mücadelede Türkiye gurur verici bir sekilde basariyla bugüne kadar bu mücadeleyi götürmüstür. Dünya ekonomilerini allak bullak eden bu salginda Türkiye’yi batili devletlerle mukayese ettigimizde gerek kapasite kullanimi, gerek organizasyon yetenegi bakimindan da olumlu manada ayrismistir. Ayrica 2020 yili itibariyle de arti 1,8 büyümeyi gerçeklestiren nadir ülkelerden birisi olmustur. 2021 yili itibariyle de yilsonuna yapilan orta vadeli programa göre yüzde 9 öngörülen büyümemiz ancak görüyoruz ki büyük ihtimalle yüzde 10’la büyümeyi gerçeklestirecegiz. Ekonomi düz çizgi izlemez. Zaman zaman dalgali ve zigzaglar olmus. Çünkü Türkiye serbest piyasayi ve dünya piyasasina açilan bir ülke ve etkilenmemiz kaçinilmaz oluyor. Gerçekler ortada 9 Temmuz 2018’de hükümet görevine baslar baslamaz, cumhurbaskani mecliste yemin eder etmez Agustos ayinda Trump “Türkiye ekonomisini mahvedecegiz” diye açiklama yapti ve dört operasyona maruz kaldik. Bizim ekonomimizde de dövize baglilik ve ithalata baglilik hadisesinden Türkiye sürekli bir operasyona maruz tutuluyor. Bu açiklamalar yapildi, not indirimleri, ambargo uygulamasi, Türkiye’ye ithal ettigi mallara vergi artisi getirmesi, Rahip Brunson hadisesi,. Halkbank davasi, S-400 ve Iran ambargosu, faiz ve döviz kuruyla ülkemize yönelik ekonomik operasyonlar yapilmistir. Maalesef bu Zillet Ittifaki da bu saldirilarin is birligini ve propagandaciligini yapmistir. Dikkatli, uyanik olmaliyiz. Bu kirli ve tehlikeli oyunlari iyi görmemiz gerekiyor. Bu oyunlarin en son örnegini de 19 Kasim aksami yasadik. IP Milletvekili Durmus Yilmaz piyasalari, vatandaslari panige sevk etmeye yönelik tedirginlik olusturmak amaçli bir açiklama yapti. Bundan sonra ortalik allak bullak aldi. Söyledikleri de gerçek çikmadi. Çünkü resmen IMF’nin küresel faiz finans çetelerinin sözcülügünü yapti. HDP de agiz birligiyle sürekli bunu tekrarladilar. Bir siyasetçi ülkesinin kritik bir durumunda bu tür açiklamalar yapiyorsa iyi niyet göremeyiz.
“Terörle mücadelenin rövansini döviz kuruyla almaya çalisiyorlar”
Türkiye’deki ihracat, istihdam ve üretim verileri gayet iyiyken, olumlu bir durumdayken dünya piyasalarindan da olumlu sinyaller gelirken ne oldu da dolar bir anda 13 TL’ye yükseldi? Bunun bir tek açiklamasi var o da ekonomik operasyon ve spekülasyonlar sonucu toplumda olusturulmaya çalisilan psikolojik bir algi çalismasinin neticesidir. Geçmis yillardaki dalgalanmalarin, adina kriz dedigimiz dalgalanmalarin bir ekonomik sebebi, yapisal nedenleri vardi. Bütün veriler; büyüme, ihracat, istihdam, üretim rakamlari iyi giderken bunun ekonomik izahi yoktur. Tamamen psikolojik algi operasyonlarin neticesidir. Dolarin yükselisinin Türkiye’nin ekonomik durumuyla, piyasasiyla izah edilebilir durumu söz konusu degil. Yani hangi dagda kurt öldü de haberimiz olmadi, açiklayabiliyorlar mi? Dolarin yükselmesi tamamen psikolojik algi operasyonlari neticesinde olmustur. Kesinlikle bir kriz ortami nedeniyle olmamistir. Sanayi üretmekte, tarim üretiyor, ticaret isliyor, hiçbir fabrika isçi çikarmamisken ve aksine istihdam artarken maalesef bu fahis fiyat artislari üzerinde durmaliyiz. Milli çikarlarina sahip çikan Türkiye’nin acisini döviz artisiyla ödetmeye çalisiyorlar. Terörle mücadelenin rövansini da bununla almaya çalisiyorlar. Çünkü ellerinde baska enstrüman kalmadi. Ekonomimizin zayif karni dövize olan ihtiyacimiz ve ithalata bagimliligimiz nedeniyle Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Mavi Vatan’da, Karabag’da ve Afrika’daki varligimizi ve kararliligimizi dövizle püskürtmeye çalisiyorlar. Ancak bunlar bosunadir. Faiz kulisi yapanlarin çabasi beyhudedir, Türkiye’yi asla teslim alamayacaklar ve bize de diz çöktüremeyecekler.”
