5. Ahlak Surasi Ankara'da Basladi

HakIs Konfederasyonu Baskani Mahmut Arslan: 'Biz, HakIs olarak, rekabetin degil dayanismanin sosyal hayatimiza hakim olmasini istiyoruz. Endüstriyel iliskilerde, 'fazla deger' degil, 'adil paylasim' itibar ve iltifat görsün istiyoruz. Finansal sermayenin degil, en yüce deger olarak emegin, alin terinin benimsenmesi gerektigine inaniyoruz' Türkiye Yazarlar Birligi Genel Baskani Prof. Dr. Musa Kazim Arican: 'Is ahlaki, insanlik tarihi kadar eskidir. Ilk insandan, ilk dini metinlerden günümüze kadar tüm yasal düzenlemeler adaletsizligi ortadan kaldirmaya matuftur'

Hak-Is Konfederasyonu Baskani Mahmut Arslan, "Biz, Hak-Is olarak, rekabetin degil dayanismanin sosyal hayatimiza hakim olmasini istiyoruz. Endüstriyel iliskilerde, 'fazla deger' degil, 'adil paylasim' itibar ve iltifat görsün istiyoruz. Finansal sermayenin degil, en yüce deger olarak emegin, alin terinin benimsenmesi gerektigine inaniyoruz." dedi.

Arslan, Hak-Is ve Türkiye Yazarlar Birligince (TYB) tarafindan "Is Ahlaki, Çalisma Hayati ve Safahat" temasiyla Hilton Garden Inn Otel'de gerçeklestirilen 5. Ahlak Surasi'nda yaptigi konusmada, her geçen gün daha fazla gayri insani hale gelindigini söyleyerek, su degerlendirmede bulundu:

"Ve her an birbirimizi daha fazla gayri insanilestiriyoruz. Kapimizin önündeki arabamiz kadar, oglumuzu ve kizimizi önemsemez hale geldik. Telefonlarimizdaki sosyal medya uygulamalarina ayirdigimiz zaman kadar, ailemize zaman ayirmaz olduk. Evlerimizi, esyalarimizi, eglencelerimizi sevdigimiz kadar çevremizdeki yakinlarimizi sevmez, onlara saygi duymaz olduk. Tutkuyla izledigimiz dizi filmin bir sonraki bölümünde neler olacagini merak ettigimiz kadar, ölüm dösegindeki yan komsumuzu merak etmiyoruz. Buna benzer pek çok örnekte görülecegi gibi, kullandigimiz bir esya, bir alet, bir cihaz kadar birbirimize deger vermez hale geldik ve gayri insani bir varliga dönüstük. Bugünlerde çok açik bir biçimde taniklik ediyoruz ki gezegeni cehenneme çevirdik. Dünyanin en gelismis, en müreffeh, en zengin metropol kentlerinde insanlar sokaga çikamaz hale geldi.

Gerçekten de her seyimiz var ama sahip olduklarimiz bizim insan olarak kendimize saygi duymamiza yetmiyor. Dünyanin müreffeh, konforlu metropol kentlerindeki insanlarin hiçbiri mutlu degil. Zengini de mutsuz, fakiri de. Her seyimiz var ama insan olmamizi anlamli kilacak ahlaki degerlerden yoksunluk içindeyiz."

- "Adil paylasimin, her türlü adaletsizligi ortadan kaldiracagina inanalim"

Hak-Is olarak bu durumdan sorumluluk duyduklarini aktaran Arslan, ellerinde her seyi düzeltecek sihirli bir küre olmadigini ancak Ibrahim'e yakilan atesi söndürmek için su tasiyan karinca misali yola çiktiklarini söyleyerek, "Biz, Hak-Is olarak, rekabetin degil dayanismanin sosyal hayatimiza hakim olmasini istiyoruz. Endüstriyel iliskilerde, 'fazla deger' degil, 'adil paylasim' itibar ve iltifat görsün istiyoruz. Finansal sermayenin degil, en yüce deger olarak emegin, alin terinin benimsenmesi gerektigine inaniyoruz. Finansal sermayenin degil, en yüce deger olarak emegin, alin terinin benimsenmesi gerektigine inaniyoruz. Gayri insaniligi yücelten bir ahlaki zihniyet üzerine degil, insanin bizatihi kendisini yaratilmislarin en sereflisi gören bir ahlaki zemin üzerinde hayatimizi sürdürmeliyiz." diye konustu.

Hak-Is olarak kuruluslarindan bu yana isçi-isveren iliskilerini çatisma üzerine degil, uzlasma üzerine insa etmeye çaba sarf ettiklerini vurgulayan Arslan, söyle dedi:

"Isverenleri yenilmesi gereken rakipler olarak degil, birlikte çalisip, birlikte basaran sosyal ortaklar olarak kabul ettik. Sermaye karsitligi söylemi yerine adil paylasim, hakça bölüsümü savunduk. Biz Hak-Is olarak, yeni bir dünyanin mümkün olduguna inaniyoruz. Tarihimizde, kültürümüzde bunun örnekleri var. Buna iliskin hazine degerinde fikirler var. Biz sadece elimizdeki bu hazineyi gün yüzüne çikarmak istiyoruz. Bu hazineden bütün insanlik yararlansin ve artik insanligin asirlardir maruz kaldigi mezalim sona ersin istiyoruz. Emek sahipleri, esyadan, teknolojik aletlerden, cihazlardan çok daha degersiz hale getirilmesin. Adaletli bir endüstriyel iliskiler anlayisi ile adil paylasim gerçeklestirilsin. Adil paylasimin, insana yönelik her türlü adaletsizligi, haksizligi, mezalimi ortadan kaldiracagina hepimiz inanalim."

Hikmet ve hidayeti ahlak anlayisi olarak benimsedikleri takdirde finansal sermayeyi, parayi, menkul degerleri degil, emegi, alin terini en yüce deger olarak görmeyi de ögreneceklerini anlatan Mahmut Arslan, "Bütün paralar ve menkul degerler, siradan kagit parçalarindan ve farazi rakamlardan ibarettir. Ancak bugün, hepimiz çok iyi biliyoruz ki, finansal sermaye, su veya bu sekilde adeta insanligin tapindigi bir puta dönüsmüstür. Hak-Is bugün burada, bu çagdas putlarin yikilmasi gerektigini haykirmaktadir. Bize göre, menkul kiymetlerden olusan putlar degil, degerli olan, en yüce deger olan, insanin emegidir." diye konustu.

- "10 yil önce Ahlak Suralari serisini baslattik"

Istiklal Sairi Mehmet Akif Ersoy'a ithaf edilen programin açilis konusmasini Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü ve TYB Genel Baskani Prof. Dr. Musa Kazim Arican da TYB'nin yaklasik 10 yil önce Ahlak Suralari serisini baslattigini söyledi.

Arican, önemli konulari kendisine temel ilgi alani olarak gören TYB'nin, ele alinmayan, dokunulmayan, temas edilmeyen konulari özellikle ele almaya çalistigina degindi. Ahlak konusunun herkesin gündeminde olduguna, ahlak olmadan hiçbir isin olmayacaginin gündelik hayatta hep söylendigine ancak bu konularda ortak bir akil olusturacak mecralarin pek bulunmadigina vurgu yapan Arican, Ahlak Surasi ile bir gelenegin baslatildigini dile getirdi.

Ilk dört Ahlak Surasi süreçlerini aktaran Arican, 2021'in Istiklal Yili ve Mehmet Akif Yili olmasi dolayisiyla bu yilki surayi büyük mütefekkir Mehmet Akif'e ithaf ederek gerçeklestirdiklerini söyledi.

Prof. Dr. Arican, "Is ahlaki, insanlik tarihi kadar eskidir. Ilk insandan, ilk dini metinlerden günümüze kadar tüm yasal düzenlemeler adaletsizligi ortadan kaldirmaya matuftur. Ahlak, is ahlaki ve çalisma hayati konusu insanligin fitrati ile ilgili bir konu oldugu söylenebilir. Daima gündemde olacaktir. Insan var oldugu sürece bu durumlar söz konusu olacaktir." diye konustu.

Birkaç yüzyil öncesine kadar Türk milletinin "sözünün eri" olarak görülürken bu degerlerin yeteri derecede muhafaza edilemedigini belirten Arican, çalismaktan kaçinan, verilen isi savsaklamak, firsatçilik yapmak, kayirmaciligi tesvik etmekle yüz yüze kalindigini belirtti.

Islam dinine, gelenek göreneklere ragmen, ticari ve ekonomik hayatta Türkiye'nin notu kirik ülkeler arasinda gösterilir olduguna deginen Arican, is ahlaki konusunun dünya ekonomilerinde giderek deger kazandigini ve bu konuda özel önem gösterilmesi gerektigini kaydetti.

Iki gün sürecek suranin sonuç bildirgesi, pazartesi günü Tacettin Dergahi'nda düzenlenecek etkinlikle kamuoyuyla paylasilacak.
Kaynak: AA