Kovid-19 Diyabet Hastalarinda Daha Ciddi Ve Ölümcül Seyrediyor

Türkiye Diyabet Dernegi Baskani Prof. Dr. Rifat Emral: 'Dünyada Kovid19 hastalari içerisinde ikinci en sik görülen hastalik diyabettir. Ülkemizde yapilan çalismalar da PCR testi pozitif çikan ve hastaneye yatirilan diyabetli bireylerde ölüm oraninin yüzde 13,6 oldugunu göstermistir' 'Bu oran, diyabeti olmayanlara göre, Kovid19 nedenli ölüm riskinin ülkemizdeki diyabetlilerde de yüzde 70 daha yüksek oldugunu göstermistir' 'Uluslararasi Diyabet Federasyonu verilerine göre ülkemizde yetiskinlerde diyabet görülme sikligi yüzde 14,5 olup yaklasik olarak her 7 kisiden biri diyabetlidir. Bu orana göre, Türkiye'de diyabetli hasta sayisi 9 milyon 20 bin 900 olarak hesaplanmaktadir'

Türkiye Diyabet Dernegi Baskani Prof. Dr. Rifat Emral, Kovid-19'un diyabetlilerde daha ciddi ve ölümcül seyrettigini belirterek, "Ülkemizde yapilan çalismalar, PCR testi pozitif çikan ve hastaneye yatirilan diyabetli bireylerde ölüm oraninin yüzde 13,6 oldugunu göstermistir." dedi.

Prof. Dr. Emral, dernek tarafindan 14 Kasim Dünya Diyabet Günü ve Haftasi dolayisiyla bir otelde düzenlenen basin toplantisinda yaptigi açiklamada, bu günün Uluslararasi Diyabet Federasyonu ve Dünya Saglik Örgütü tarafindan ilk kez 1991'de ilan edildigini animsatti.

Insülini kesfeden bilim insani Sir Frederik Banting'in dogum günü de olan 14 Kasim'in 2006'da BM Genel Kurulu karari ile resmi olarak "Diyabet Günü" olarak tanindigina isaret eden Emral, bu yil insülinin kesfinin 100. yili olduguna dikkati çekti.

Emral, bu yilki temanin "Diyabet Bakimina Erisim" olarak belirlendigini anlatarak, "Diyabetli bireylere ihtiyaçlari olan ilaç, teknolojik ekipmanlarin saglanmasi, davranis degisikligi yaratacak ve diyabetlinin yönetimini saglayacak egitimlerin planlanip yapilmasi ve diyabetlilerin bakim ihtiyaçlarinin karsilanmasi önem arz etmektedir. Diyabetli bireyler yeterli oranda tedavi alamadiklarinda kalp krizi, inme, böbrek yetersizligi, körlük ve alt ekstremite ampütasyonu gibi çok ciddi ve hayati tehdit eden komplikasyonlarla karsilasma riski altinda kalmaktadirlar." diye konustu.

Prof. Dr. Emral, dernek olarak toplumdaki diyabetli bireylerin tani, tedavi ve izlemleriyle ilgili bilgi düzeylerini artirabilmek amaciyla diyabet alaninda çalisan tüm saglik profesyonelinin, hekimlerin, diyabet hemsireleri ve diyetisyenlerin katilimiyla her yil düzenlenen Diyabet Tedavisi Sempozyumu'nun altincisini 19-21 Kasim arasinda çevrim içi düzenleyeceklerini bildirdi.

- "Türkiye'de her 7 kisiden biri diyabetli"

Diyabetin kronik hastaliklar içinde sikligi en fazla artanlarin basinda geldigine isaret eden Emral, Uluslararasi Diyabet Federasyonu verilerine göre, dünyada yaklasik 537 milyon yetiskin diyabet hastasi bulundugunu ve sayinin 2045'te 783 milyona ulasmasinin beklendigini vurguladi.

Prof. Dr. Emral, "Uluslararasi Diyabet Federasyonu verilerine göre, ülkemizde yetiskinlerde diyabet görülme sikligi yüzde 14,5 olup yaklasik olarak her 7 kisiden biri diyabetlidir. Bu orana göre, Türkiye'de diyabetli hasta sayisi 9 milyon 20 bin 900 olarak hesaplanmaktadir. Bu rakam Avrupa'da siklik açisindan birinci sirada oldugumuzu göstermektedir." bilgisini paylasti.

Türkiye'de 18 yas alti çocuk ve eriskinlerin yaklasik on binde 8 kadarinda tip 1 diyabet bulundugunu aktaran Emral, sözlerini söyle sürdürdü:

"Dolayisiyla yaklasik 19 bin tip 1 diyabetli çocugumuz vardir. Bir baska çarpici veri de henüz diyabetik olmayan ama diyabete aday bireylerin toplumdaki oranidir. Özellikle bozulmus açlik glikozu ve glikoz tolerans bozuklugu olarak bilinen diyabet öncesi dönem yani pre-diyabet, ülkemiz eriskin popülasyonunun yüzde 9,6'sini etkilemektedir. Bu bireylerin tespiti ve erken dönemde yasam tarzi degisikliginin bu bireylerde saglanarak tip 2 diyabet gelisiminin önüne geçilmesi bilhassa önem arz etmektedir."

- "Hastalarin yüzde 60'i hedef glisemik degerlerden uzak"

Emral, diyabetin yasam boyu süren, neden oldugu organ hasarlari nedeniyle gerek diyabetik bireyler gerekse ailelerini olumsuz etkileyen ciddi kronik bir hastalik oldugunun altini çizdi.

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneginin yaptigi çalismaya göre, tip 2 diyabetik hastalarin yüzde 60'inin hedef glisemik degerlerden uzak oldugunu, sadece 10 hastadan 1'inin kolesterol, kan basinci ve glisemik hedeflerde bulundugunu aktaran Emral, obeziteyle mücadelenin de tip 2 diyabet gelisiminin önlenmesi açisindan kilit rol oynadigini ifade etti.

Emral, obez ve olmayan diyabetik bireylerin öncelikli tedavilerinin diyet ve egzersizi hayat tarzi olarak benimsemelerinden geçtigini dile getirdi.

Türkiye'de toplam saglik harcamasinin yaklasik yüzde 23'ünün diyabet nedeniyle oldugunu bildiren Emral, yeni gelistirilen bazi diyabetik ilaçlarin kalp-böbrek koruyucu özelliklerinin bulunmasinin umut verici gelismeler arasinda yer aldigini söyledi.

Ayrica genç, tip 1 diyabetli bireylerin her gün birkaç kez insülin enjeksiyonu yapmalarini gerektirmeyen, basit bir kanül sistemiyle hastaya devamli insülin veren, üç günde bir igne degisimi gerektirdigi için hastanin daha konforlu ve fizyolojik bir insülin tedavisi görmesini saglayan "insülin pompalarinin" da tedavideki önemli gelismelerden oldugunu belirten Emral, vücuda basit bir yöntemle takilan ve 14 gün boyunca devamli glikoz ölçümü yapan, saptanan ölçüm sonuçlarini hastanin kendisine ve akilli telefon uygulamalariyla hekimine bildiren devamli glikoz ölçüm sistemlerinin de Türkiye'de bulundugunu anlatti.

- "Kovid-19 nedeniyle hastaneye yatirilan diyabetlilerde ölüm orani yüzde 13,6"

Prof. Dr. Emral, Kovid-19'un diyabetik bireylerdeki etkilerine iliskin de su bilgileri paylasti:

"Dünyada Kovid-19 hastalari içerisinde ikinci en sik görülen hastalik diyabettir. Maalesef diyabetik bireylerde Kovid-19 daha ciddi ve ölümcül seyretmektedir. Ülkemizde yapilan çalismalar da PCR testi pozitif çikan ve hastaneye yatirilan diyabetli bireylerde ölüm oraninin yüzde 13,6 oldugunu göstermistir. Bu tüm dünyadaki verilere göre oldukça düsük bir ölüm olasiligini gösteriyor ama bu bile diyabetik olmayanlarin üstünde bir rakam. Bu oran, diyabeti olmayanlara göre, Kovid-19 nedenli ölüm riskinin ülkemizdeki diyabetlilerde de yüzde 70 daha yüksek oldugunu göstermistir."

Diyabetlilerde yogun bakim ve mekanik ventilasyon ihtiyacinin diyabetli olmayanlara kiyasla daha yüksek oldugunu vurgulayan Emral, diyabetli bireyler iyi tedavi edildikleri takdirde Kovid-19 kaynakli ciddi seyir ve ölüm olasiliginin belirgin olarak azaldiginin da birçok çalismada ortaya konuldugunu animsatti.

Emral, diyabeti olanlarin bu süreçte tedavilerini sürdürmeleri, seker ölçümlerini siklastirmalari, yeterli su tüketimine dikkat etmeleri, diyet ve egzersiz önerilerine siki sikiya uymalari ve hekimleriyle irtibatlarini kesmemelerinin önem tasidigini belirterek, diyabetli bireylerin mutlaka Kovid-19'a karsi asilanmasi ve varsa eksik asilarini tamamlamasi gerektigini ifade etti.

- Tip 2 diyabet sikligi ergenlik dönemindeki çocuklarda artti

Türkiye Diyabet Dernegi Baskani Prof. Dr. Rifat Emral, konusmasinin ardindan basin mensuplarinin sorularini yanitladi.

Bir soru üzerine, 18 yasin altinda ergenlik dönemindeki çocuklarda tip 2 diyabet sikliginda artis görüldügünü, çocuklarda obezitenin de arttigini bildiren Emral, özellikle 12 yastan sonraki dönemde obez çocuklarin tip 2 diyabet ya da obeziteye bagli diyabet gelistirme konusunda risk altinda olduklarini kaydetti.

En çok hangi bölgelerde diyabetin görüldügüne iliskin soru üzerine de Emral, Dogu Anadolu ve Güneydogu Anadolu bölgelerinde bu hastaligin daha fazla görüldügüne iliskin gözlemlerin bulundugunu dile getirdi.
Kaynak: AA