Kapalı Ortamlar Vereme Davetiye Çıkarıyor
Halk arasında “ince hastalık” olarak bilinen verem hastalığı en yaygın ve bulaşıcı hastalıklardan biri olmaya devam ediyor.

Yorgunluk, ateş, iştahsızlık, gece terlemeleri, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kilo kaybı, uzun süren kuru öksürük ya da balgamlı öksürük, öksürükle ağızdan kan gelmesi gibi belirtilerle kendisini gösteren verem hastalığının bulaşıcı olduğunu vurgulayan İkidağ, hastayla aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşlarının hastalığın bulaşması açısından en riskli kişiler olduğuna vurgu yaptı.
“Güneş, verem mikrobunu öldürüyor”
Hastalığın kaşık, çatal, bardak gibi yemek gereçleri, giysiler, çarşaflar gibi eşyalarla bulaşmayacağını da dile getiren İkidağ,”Verem mikrobu güneş görmeyen ortamlarda havada uzun süre canlı kalabilir. Güneşten gelen ultraviyole ışınları mikrobu kısa sürede öldürür. Bu nedenle insanların kalabalık olarak yaşadığı, havalanması yetersiz, güneş girmeyen ortamlar bulaşma için en uygun ortamlardır” şeklinde konuştu.
Kişinin bağışıklığının en zayıf anını kollayarak ortaya çıkan, çok sinsi bir hastalık olan veremin ölümle sonuçlanabileceğini dile getiren Dr. İkidağ, bu nedenle tedavi için geç kalınmaması gerektiğini belirtti.
Dr. İkidağ,”Hastalığı teşhis etmek için öncelikle belirtilere bakılır. Tüberküloz olabileceği düşünülen hastalarda tıbbi öyküden sonra fizik muayene, akciğer grafisi ve kan tahlilleri yapılması gereken tetkiklerdir. Hasta balgam çıkartabiliyorsa balgamda verem mikrobu araştırılır. Eğer hastalık tespit edilirse vakit kaybetmeden verem tedavisine başlanılmalıdır. Erken tedavi ile iyileşme daha çabuk olur" diye konuştu.
