Malezya Asya-Pasifik Konferansına Ev Sahipliği Yaptı

Konferansın ana gündem maddelerini, ASEAN'ın kuruluşunun 50. yılı ve bu sene dönem başkanlığını Filipinler'in üstlenmesi oluşturdu Doç. Dr. Arugay: 'ASEAN küçük güç yapılarından oluşan ülkeler bütünü. Duterte bu yapıların birlikteliği sayesinde bir gücün ortaya çıkabileceğinin bilincinde' Arakan uzmanı Lewa: 'ASEAN, geçmişte olmadığı kadar proaktif bir rol almaya başladı. Malezya megafon diplomasisi adı verilen bir yöntemle Myanmar hükümetine mesaj gönderirken, Endonezya yerlerinden edilmiş Arakanlılara yönelik yardım içerikli katkıda bulundu'

Malezya'da Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü tarafından düzenlenen Asya-Pasifik konferansında başta Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri olmak üzere Kuzey Asya'daki sorunlar ve küresel ilişkiler masaya yatırıldı.

Açılışını Malezya Başbakanı Necip Rezak'ın yaptığı konferansın ana gündem maddelerini, ASEAN'ın kuruluşunun 50. yılı olması ve bu sene dönem başkanlığını Filipinler’in üstlenmesi oluşturdu. İki gün süren konferansta güvenlik ve Arakanlı Müslümanlar konusu da ele alındı.

Katılımcılar arasında yer alan Doç. Dr. Aries Arugay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin ASEAN dönem başkanı olarak yeni atılımlar yapma olanağına sahip olduğunu söyledi.

Arugay, Duterte'nin gelecek dönemde ASEAN'a yeni bir vizyon kazandırma olasılığının bulunduğuna, birlik içinde Doğu Asya grubu olarak bilinen Filipinler, Brunei, Malezya ve Endonezya'yı içeren grubun destekçisi konumunda olduğunu belirterek, 'ASEAN küçük güç yapılarından oluşan ülkeler bütünü. Duterte bu yapıların birlikteliği sayesinde bir gücün ortaya çıkabileceğinin bilincinde.' dedi.

ASEAN içindeki birliğin, bugün süper güç konumundaki ülkelerin bölgeye nüfuzunun söz konusu olduğu bir dönemde kritik önem arz ettiğine işaret eden Arugay, 'Duterte'nin en önemli görevlerinden biri, ASEAN’ın bu modelliğini ortaya koyacak politikalar geliştirmesidir.' ifadesini kullandı.

Arugay, 50 yıllık geçmişe sahip ASEAN'da ikinci nesil liderlerin ortaya çıktığına vurgu yaparak, özellikle bu yeni dönemde birlik liderlerinin süper güçlere mesafeli durma yönünde bir politika geliştirmeleri gerektiğini söyledi.

- 'ASEAN proaktif bir rol almaya başladı'

Arakan uzmanı Chris Lewa da Myanmar'da geçen yıl ekim ayında yaşanan şiddet dalgasına ASEAN içinden tepkiler geldiğini vurgulayarak, 'ASEAN, geçmişte olmadığı kadar proaktif bir rol almaya başladı. Malezya megafon diplomasisi adı verilen bir yöntemle Myanmar hükümetine mesaj gönderirken, Endonezya yerlerinden edilmiş Arakanlılara yönelik yardım içerikli katkıda bulundu.' değerlendirmesini yaptı.

Myanmar hükümetinin ASEAN dışişleri bakanlarını özel toplantıya çağırmasını olumlu bir gelişme olarak nitelendiren Lewa, yine sorunun çözümü için Kofi Annan başkanlığında Arakan Eyaleti Danışma Komisyonu kurulmasının önemine işaret etti.

Lewa, 'Hükümetin bu komisyonun önerilerini ne kadar ciddiye alacağını, bunları uygulayıp uygulamayacağını göreceğiz. Şayet bazı adımlar atılsa da Budizm'i kullanan milliyetçi çevrelerin müdahalesi olabilir.' diye konuştu.

Chris Lewa ayrıca 'Komisyonun raporuna göre, Arakanlıların sosyal refahı için de bazı çalışmalar öneriliyor. Ancak diyalog kurulmadıkça, bu kitlenin refaha kavuşması mümkün olmaz.' ifadesini kullandı.

- 'Suu Çii'nin ordu üzerinde etkisi yok'

Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından sorumlu Aung San Suu Çii'nin Arakan konusunda sessiz kalmasına rağmen Arakan Eyaleti Danışma Komisyonunu hayata geçirdiğini dile getiren Lewa, 'Suu Çii, bölgede tansiyonu düşürme adına hem hükümet çevrelerine hem de uluslararası kuruluşlara ne Bengal ne Arakan (Rohingya) kelimesini kullanmamaları, aksine Arakanlıların sadece Arakan eyaletindeki Müslümanlar olarak adlandırılmasını istedi.' dedi.

Lewa öte yandan Suu Çii'nin Arakan eyaletindeki sorunun çözümü konusunda ordu üzerinde etkisi olmadığına dikkati çekerek, 'Suu Çii'nin anayasal olarak orduya söz söyleme hakkı yok. Savunma Bakanlığı, Sınır Güvenliği Bakanlığı gibi ordunun denetimindeki kurumlar ve Arakan eyaletinde güvenlik birimleri üzerinde herhangi bir söz söyleme hakkı bulunmuyor.' şeklinde konuştu.

Bu yıl 31'incisi düzenlenen konferansa çeşitli ülkelerden diplomat, akademisyen, düşünce ve sivil toplum kuruluşları temsilcisi üç yüze yakın kişi katıldı.

Kaynak: AA