Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu Açıklaması
Bandırma Belediyesi'nin Ramazan şenlikleri kapsamına ilçeye gelen Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, ''''Günümüzde sanal su diye bir şey var. Ancak insanlar bunu bilmiyor. 2 dilim ekmeği çöpe attığınızda 1.5 ton suyu da çöpe attınız demektir'' dedi.
Kadıoğlu, su kullanımına dikkat çekerek gereksiz yapılan su israfının nasıl oluştuğunu anlattı. Kadıoğlu, ''Bayanların bir çoğunda aşırı temizlik alışkanlığı var. Suyu gereğinden fazla tüketiyoruz. Bir çok bayan bulaşıkları makineye koymadan önce bulaşıkları akan suyun altında yıkıyor. Bunlar yapılmaması gerek şeyler. Günümüzde sanal su diye bir şey var. Ancak insanlar bunu bilmiyor. 2 dilim ekmeği çöpe attığınızda 1.5 ton suyu da çöpe attınız demektir. Bir kase pirinç pilavı 3.5 ton su demek. Bir A4 kağıdı 10 litre su demek. Bu maddelerin üretilirken yada soframıza gelene kadar harcanan su miktarına sanal su diyoruz. Basit bir tişört bile 3 ton su demek'' diye konuştu.
Kadıoğlu konuşmasında artık yağmurların normal yağmadığını ve bu yüzden seller ve taşkınlara neden olduğunu, bunun da iklim değişikliğinden kaynaklandığını belirtti.
Prof. Dr. Kadıoğlu, ''İklim değişikliğinin en büyük göstergesi yağmurlar. Bazen hiç yağmur yağmıyor ya da çok fazla yağması sonucu seller oluşuyor. İnsanlar şehirleri kurarken o günün yağmur miktarına göre altyapı oluşturmuşlar. Ancak günümüzdeki yağışlar 3-4 kat fazla oluyor. Dolayısıyla bu altyapı yağmurları taşıyamıyor. Bir de insanlar derelerin içine evler yapıyor. Bu yanlış bir davranış. Derelerin sürekli taşma riski var. Eski binalarda seller için önlem alınırken yeni binalarda buna dikkat edilmiyor.'' ifadesini kullandı.
Kaynak: AA
Kadıoğlu konuşmasında artık yağmurların normal yağmadığını ve bu yüzden seller ve taşkınlara neden olduğunu, bunun da iklim değişikliğinden kaynaklandığını belirtti.
Prof. Dr. Kadıoğlu, ''İklim değişikliğinin en büyük göstergesi yağmurlar. Bazen hiç yağmur yağmıyor ya da çok fazla yağması sonucu seller oluşuyor. İnsanlar şehirleri kurarken o günün yağmur miktarına göre altyapı oluşturmuşlar. Ancak günümüzdeki yağışlar 3-4 kat fazla oluyor. Dolayısıyla bu altyapı yağmurları taşıyamıyor. Bir de insanlar derelerin içine evler yapıyor. Bu yanlış bir davranış. Derelerin sürekli taşma riski var. Eski binalarda seller için önlem alınırken yeni binalarda buna dikkat edilmiyor.'' ifadesini kullandı.
