Kalkınma Bakanı Yılmaz Aa Finans Masasında Açıklaması

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bu yıl Güneydoğu'nun ihracatının 9 milyar doları geçeceğini belirterek, "Şimdi bir de huzur ortamını düşünün, çözüm sürecinin ilerlediğini ve pekiştiğini düşünün, çok daha hızlı bir şekilde bölgenin geliştiğini göreceğiz" dedi.

Anadolu Ajansı Finans Masasına konuk olan Yılmaz, Türkiye'yi bir çok ülkeden ayrıştıran en önemli unsurun ekonomik ve siyasi istikrar olduğunu belirterek, "Allah korusun küresel krize biz koalisyon yapısıyla yakalanmış olsaydık, istikrarın olmadığı bir dönemde bu küresel kriz gerçekleşmiş olsaydı bugün çok farklı bir ekonomik yapıdan bahsediyoruz olacaktık" dedi.

Türkiye'nin bugün belirsizliklerin en az, makro ekonomik politikası en güçlü ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, bunun yansımasını ekonomik büyümede gördüklerini kaydetti.

Büyümeyi kamu harcamalarıyla gerçekleştirmediklerini, güven ortamında özel yatırımların büyümeyi sürüklediğini ifade eden Yılmaz, yatırımların yüzde 80'ine yakınını özel sektörün gerçekleştirdiğini söyledi.

Bir çok ülkede siyasi istikrar ve güven ortamı olmadığı için insanların geleceği öngöremediğini ve belirsizliğin arttığını anlatan Yılmaz, hükümet olarak güven veren politikalarla belirsizliği azalttıklarını, öngörülebilirliği artırdıklarını bu ortam içinde de büyümeye devam edildiğini bildirdi.

Türkiye'nin son 10 yılda ekonomisi büyürken yoksullukla da mücadele ettiklerini, gelir dağılımını iyileştirdiklerini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Yoksul insanımızın sayısında son 10 yılda çok ciddi azalış oldu. Sadece büyüme odaklı politikalara bakmamalıyız. Sadece Ankara'nın, İstanbul'un, İzmir'in enerjisi ile veya sadece dar grupların enerjisiyle Türkiye hedeflerine ulaşamaz. Hakkari'nin de Samsun'un da Edirne'nin de bütün illerimizin potansiyelini harekete geçirmek durumundayız. Bu çerçevede bölgeler arası dengesizliği gidermek hükümetimizin temel politikalarından biri oldu. Türkiye ortalamasının altında dediğimiz 4 bölge var. Bunlar, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu'nun belirli kesimleri. Bunların toplam kamu yatırımları içinde aldığı pay 10 yıl önceye göre çok arttı. Bugün bu oran yüzde 50'lere gelmiş durumda. Biz kamu yatırımlarında bu bölgelere ciddi ağırlık verdik."

Bakan Yılmaz, teşvik politikalarını da çok geliştirdiklerini, özel sektörün bu bölgelere daha fazla yatırım yapmaları için ciddi teşvik imkanları getirdiklerini söyledi.

Çözüm sürecine de değinen Yılmaz, "30 yıldır adeta nadasa bırakılmış bir bölgeden, kullanılmamış bir potansiyelden bahsediyoruz. Bu yıl Güneydoğu'nun ihracatı 9 milyar doları geçecek. Bu şartlara rağmen bu gerçekleşecek. Şimdi bir de huzur ortamını düşünün, çözüm sürecinin ilerlediğini ve pekiştiğini düşünün çok daha hızlı bir şekilde bölgenin geliştiğini göreceğiz" dedi.

- "İsraf azaltılmalı, tasarruflar arttırılmalı"

Bakan Yılmaz, bir soru üzerine Türkiye'nin tasarruf oranlarının istedikleri düzeyde olmadığını, israfın azaltılması ve tasarrufların arttırılması gerektiğini kaydetti.

Büyüme için yatırıma, yatırım için de tasarrufa ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

"Son yapılan düzenlemede biz toplam kredi hacmi üzerinde bir sınırlama öngörmedik. Tam aksine üretime, ihracata, KOBİ'lere, üretken kesimlere dönük kredilerin daha fazla artmasını istiyoruz. Ama sadece tüketim unsurlarının disipline edilmesini istiyoruz. Bu Türkiye'nin tasarruf oranlarını arttırıcı ve büyümesini destekleyici bir politika olarak görülmeli. Tüketim tabi ki büyümeye katı vermeye devam edecek ama sadece tüketimle giden bir büyüme de istemiyoruz. Üretim ve ihracatın yatırımların da büyümeye daha fazla katkıda bulunmasını istiyoruz. Kaliteli büyüme denilen hadise de böyle oluşuyor."

Bakan Yılmaz, bir başka soru üzerine de nüfusun kritik bir konu olduğunu, Türkiye'de son yıllarda azalan doğurganlık oranının, çalışan kadınlarda daha da düştüğünü anlattı.

Geçmişte çok çocuklu olmanın topluma geri kalmışlık veya modern olmamak gibi sunulduğunu ifade eden Yılmaz, "Başbakanımızın aslında 3 çocuk kampanyası bence bu kültürel kodları kırmış oldu" diye konuştu.

Yılmaz, genç nüfusun önemli olduğunu ifade ederek, "Genç ve dinamik bir nüfus, kalkınma ve gelişmenin temel bir unsuru. Yaşlı nüfusumuzu da daha aktif hale getirmeliyiz. mantığını da değiştirmek durumundayız. Sosyal ve ekonomik anlamda daha üretken bir nüfusu hedeflemek zorundayız" dedi.

Kaynak: AA