Sağlık Bakanı Akdağ: 'Süte Karşı Çocuğunuzda Hassasiyet Varsa Bilgilendirin'
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, aileleri uyararak, "Süte karşı çocuğunuzda hassasiyet varsa bilgilendirin.
Öğretmenler çocuğa süt içirmek için gayret içinde olmasınlar. Süte karşı hassasiyeti olduğundan dolayı böylesine önemli bir protein kaynağını veremeyeceğimiz çocuklar için yoğurt, ayran gibi birtakım farklı ürünlerin verilmesi gündeme gelebilir" dedi.
Sağlık Bakanlığı'nın organize ettiği Sağlıkta İletişim, Sağlıklı İletişim Toplantılarının ilki Ankara Ticaret Odası Congresium'da yapıldı. Türkiye genelindeki İl Sağlık Müdürleri, kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerin başhekimleri ve kurum yöneticilerinin katıldığı toplantı sonrasında Akdağ, gazetecilerin sorularını cevapladı. Okullarda dağıtılan sütlerle ilgili soru üzerine Akdağ, öğrencilerin mide ve bağırsak şikayetleriyle hastaneye gittiğini ve hastanelerde bu meseleden dolayıyatan bir hasta olmadığını ifade etti.
Çocukların süt içmesini takiben 1-2 saat içinde şikayetlerin oluştuğunu belirten Akdağ, "Ailelerin önceden bilemediği durumlar olabilir. Süte karşı çocuğunuzda hassasiyet varsa bilgilendirin. Öğretmenler de çocuğa süt içirmek için gayret içinde olmasınlar. Süt dağıtımı başladığından itibaren Sağlık Bakanlığı olarak meseleyi çok yakından takip ediyoruz. Bu protein kaynağının çocuklarımızla sağlıklı bir şekilde buluşturan bakanlıklar çok doğru bir iş yapıyor" dedi
7 milyon çocuğa süt dağıtıldığını aktaran Akdağ, bir gazetecinin Tarım Bakanlığı'nın bu olayla ilgili aldığı numunelerin kesin sonuçlarıyla ilgili sorusuna, "Laboratuar sonuçları 2-3 gün içerisinde çıkar. Bir kontaminasyon var mı, herhangi bir mikrop üreyecek mi ona bakılıyor. Zehirlenme dediğimiz zaman hepimizin çoluk çocuğu var çok farklı bir algı oluşuyor. Çocuklarımıza süt verilmemesine yol açabilir, hiç bir çocuğun zarar görmesi mümkün değil" dedi
"Bugün de rahatsızlanma haberler geldi, artmaması için ne yapılabilir" sorusuna ise Akdağ, "Benim kanaatimce bunlar 2-3 gün içerisinde çok minimuma inecektir. Bir şekilde ailenin fark edemediği, okulda fark edilemeyen vakalara, problem hissedilen çocuklara bir daha süt verilmeyeceği için, onlarda bu problemi bir daha görmeyeceğiz. Vakaların önümüzdeki günde çok azalacağını düşünüyorum. Tarım Bakanlığı'nın dağıtılan sütlerle ilgili olarak, çok yakın bir takip içinde olduğunu biliyorum. Süt kolay kontamineolan bir maddedir. İçinde mikropların kolayca üreyebildiği bir maddedir. Onun için zaten bu programı bakanlığımız yürütürken son derece iyi şartlarda, mikroptan arındırılmış ve dayanıklı sütlerle yola çıktı. Çocukluğumuzda süt tozu programı vardı, onların kontamine olma riski çok yüksekti. Burada pırıl pırıl bir sistem var. Bu meselenin çocuklarımız ve aileleri açısından, çocuklarımızın yeterli protein alması açısından doğru bir program olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.
Kaynak: İHA
Sağlık Bakanlığı'nın organize ettiği Sağlıkta İletişim, Sağlıklı İletişim Toplantılarının ilki Ankara Ticaret Odası Congresium'da yapıldı. Türkiye genelindeki İl Sağlık Müdürleri, kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerin başhekimleri ve kurum yöneticilerinin katıldığı toplantı sonrasında Akdağ, gazetecilerin sorularını cevapladı. Okullarda dağıtılan sütlerle ilgili soru üzerine Akdağ, öğrencilerin mide ve bağırsak şikayetleriyle hastaneye gittiğini ve hastanelerde bu meseleden dolayıyatan bir hasta olmadığını ifade etti.
Çocukların süt içmesini takiben 1-2 saat içinde şikayetlerin oluştuğunu belirten Akdağ, "Ailelerin önceden bilemediği durumlar olabilir. Süte karşı çocuğunuzda hassasiyet varsa bilgilendirin. Öğretmenler de çocuğa süt içirmek için gayret içinde olmasınlar. Süt dağıtımı başladığından itibaren Sağlık Bakanlığı olarak meseleyi çok yakından takip ediyoruz. Bu protein kaynağının çocuklarımızla sağlıklı bir şekilde buluşturan bakanlıklar çok doğru bir iş yapıyor" dedi
7 milyon çocuğa süt dağıtıldığını aktaran Akdağ, bir gazetecinin Tarım Bakanlığı'nın bu olayla ilgili aldığı numunelerin kesin sonuçlarıyla ilgili sorusuna, "Laboratuar sonuçları 2-3 gün içerisinde çıkar. Bir kontaminasyon var mı, herhangi bir mikrop üreyecek mi ona bakılıyor. Zehirlenme dediğimiz zaman hepimizin çoluk çocuğu var çok farklı bir algı oluşuyor. Çocuklarımıza süt verilmemesine yol açabilir, hiç bir çocuğun zarar görmesi mümkün değil" dedi
"Bugün de rahatsızlanma haberler geldi, artmaması için ne yapılabilir" sorusuna ise Akdağ, "Benim kanaatimce bunlar 2-3 gün içerisinde çok minimuma inecektir. Bir şekilde ailenin fark edemediği, okulda fark edilemeyen vakalara, problem hissedilen çocuklara bir daha süt verilmeyeceği için, onlarda bu problemi bir daha görmeyeceğiz. Vakaların önümüzdeki günde çok azalacağını düşünüyorum. Tarım Bakanlığı'nın dağıtılan sütlerle ilgili olarak, çok yakın bir takip içinde olduğunu biliyorum. Süt kolay kontamineolan bir maddedir. İçinde mikropların kolayca üreyebildiği bir maddedir. Onun için zaten bu programı bakanlığımız yürütürken son derece iyi şartlarda, mikroptan arındırılmış ve dayanıklı sütlerle yola çıktı. Çocukluğumuzda süt tozu programı vardı, onların kontamine olma riski çok yüksekti. Burada pırıl pırıl bir sistem var. Bu meselenin çocuklarımız ve aileleri açısından, çocuklarımızın yeterli protein alması açısından doğru bir program olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.
