Psikologdan Okul Sütü Açıklaması
Uzman Psikolog Özkan Şenol, okullarda dağıtılan sütlerle alakalı yapılan tartışmaları saçma bulduğunu söyledi.Şenol, sütün bazı öğrencilerde gaz yaptığını, midelerine sancı giren çocukların hekime başvurduğunu belirtti.

Kadın erkek eşitliğine karşı olduğunu da anlatan Şenol, “Ben kadın erkek eşitliğinin konuşulmasına karşı biriyim. Kim ayırdı ki kadınla erkeği bunlar birleştiriyor. Koca koca profesörler çıkıyor, kadın erkek eşit diyor. Zaten eşit ve hatta bizim evde kadın biraz daha üstte. Kadın erkek eşitliğinin konuşulmasına tamamen karışıyım” diye konuştu.
Şenol, kadına yönelik şiddetin düzenlenen kampanyalarla önüne geçilemeyeceğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Kadına kalkan ellerin kırılması gereken, yerinden çıkartılması gereken birinci il Bilecik. Ben kadına şiddet kampanyalarına ve devletin oraya para vermesine tamamen karşıyım. Saçma sapan bir şey. Kadına şiddet kampanyası yapacağına, kadını fotoğraflarda ağzı yamulmuş, mosmor olmuş göstereceğine, benim Özkan Şenol olarak bir tavsiyem var. Ben herhangi bir ile vali olsam, bu konuyu bir ayda çözerim. Vali olduktan sonra ilk yapacağım şey, her mahalleye karate kursu açmak olur. O kadını gönderin karate kursuna, ondan sonra Mehmet vurmaya mı geliyor, hiç çekinmeden kendini her türlü savunur. Bütün kadınlara şunu söylüyorum. Kendinizi öyle geliştirin, öyle yetiştirin ki, ne merde, ne namerde muhtaç olmayın”.
Çocuklara en büyük zararı anane ve babaannelerin verdiğini öne süren Şenol, “Anneanne ve babaanneyi çok seviyorum. Ancak onlar torun işine karışıyorlar ya, o zaman her şeyi batırıyorlar. Türkiye’deki aile probleminin en başında anneanne ve babaannenin torun işlerine karışması geliyor. 60 tane il gezdim, ama adam gibi torun yetiştiren anneanne ve babaanne görmedim. Ninelerin torununa verdiği zararı, yaptığı zulmü 50 tane düşman bir araya gelse yapamıyor. Nineler torunlarını o kadar çok seviyor ve koruyor ki, işi abartıp, çocuğu kendi anne ve babasından koruyor. Kendi anası çocuğa ceza veriyor. Ceza çok önemli. Çünkü ceza insan hayatını düzenleyen, insanı ayaktan tutan bir şeydir. Mesela kırmızı ışıkta geçmenin cezası olmasaydı trafik ne halde olurdu? Mesela Suriye’deki gibi şu anda yaşanan insan öldürmenin cezası olmasaydı ne halde olurduk? Mesela intiharın ahrette karşılığı bulunmasaydı hangimiz ayakta kalırdık? Ben şahsen bir dakika durmazdım, hemen çeker vururdum kendimi. Ama ceza öbür tarafı düşündüğün zaman insanı durduruyor. Dönüp baktığın zaman ceza çocuğu eğitmenin en iyi yöntemlerinden bir tanesidir. Bir anne ve baba Özkan Şenol’dan öğrendiği ceza yönetimini evde uyguluyor. Ceza alan çocuk dudağını büzmüş oturuyor. O sırada anneanne ve babaanne geliyor. Bakıyor torunu üzülmüş, büzülmüş, sonra kendisi de üzülüyor. İlla bu çocuğa yağ çekecek ya, halbuki çocuğa çok büyük zarar veriyor. Ondan sonra bu çocuk kendi annesini, babasını umursamamaya başlıyor. Sonra da o çocuk okula gittiği zaman öğretmenini umursamıyor” ifadelerini kullandı .
