'Merkez Bankası 1.75'in Aşağısına Müdahale Etmeli'
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, kurların aşağı yönlü hareket etme ihtimalinin bulunduğunu belirterek, Merkez Bankası'nın dolar kuru 1,90'lara çıktığında yaptığı müdahaleyi desteklediklerini, kurun 1,75'lerin aşağısına hareket etmesi halinde de tüm gücüyle müdahale etmesini beklediklerini söyledi
Şubat ayı ihracat rakamlarını Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Lojistik Merkezi'nde düzenlenen ''Manisa, 2023 Türkiye Hedefinde İlerliyor'' başlıklı toplantıda açıklayan Büyükekşi, Manisa'nın, son 10 yılda ihracatını yüzde bin 632 artırdığını, ocak ayında ihracatını en fazla artıran kent haline geldiğini, şubat ayında da iyi bir performans sergilediğini ifade etti. ABD ve Avrupa ekonomilerinden son dönemde iyi haberler geldiğini, ancak kaygı ve risklerin devam ettiğini belirten Büyükekşi, resesyona giren Avrupa'nın 2012 ilk iki çeyreğinde de küçülmesini sürdürmesini, sonrasında ise bir iyileşme ve büyüme beklediklerini dile getirdi.
Büyükekşi, Avrupa pazarının, Türkiye ihracatı için ''can'' niteliğinde olduğunu dile getirerek, ''Avrupa'da dip noktaya ulaşıldığını ve çıkışın başladığını söyleyebiliriz, ama dünyanın geri kalanında hala parçalı bulutlu bir görüntü var. Dünyada mali piyasalar, bol likiditenin yarattığı iyimser bir sürece girdi. Bu geçici iyimserliğin kalıcı olması için mutlaka dünya genelinde büyüme ile desteklenmesi gerekmektedir'' diye konuştu.
Çin ve diğer ülkelerdeki iktisadi faaliyetlerde zayıflamanın sürdüğünü, İran konusunda yaşanan sıkıntıların petrol fiyatlarını artırdığına işaret eden Büyükekşi, petrolün varil fiyatının 100-105 dolar seviyesini aşmasının, yeni küresel dengesizliklere yol açabileceğini söyledi. Büyükekşi, Türkiye'nin bu tabloda, büyüme oranı ve dış ticaretiyle en çok ilgi çeken ülkelerden biri konumuna yükseldiğini ve örnek olmaya devam ettiğini belirterek, İhracatçı Eğilimi Anketinin son sonuçlarının da ihracatçıların gelecek döneme yönelik pozitif beklenti içinde olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Anketin 2011 yılı 4. çeyrek sonuçlarına göre, ihracatçıların 2012'de yüzde 7,2 büyüme tahmin ettiğini ve geçen yıl yapılan tahminin gerçeğe yakın gerçekleştiğine dikkati çeken Büyükekşi, şunları kaydetti: ''Bu yıl ilk defa TİM büyüme konusunda net olarak iyimserlik ortaya koydu. Akabinde ekonominin büyük oyuncularının peş peşe açıklamalarını gördük. Türkiye ekonomisi yüksek büyüme patikasında. Türkiye'nin ihracatçıları üretime, yatırıma, ihracata ara vermeden hız kesmeden devam etmek istiyor. Türkiye, bizim öngördüğümüz gibi yüzde 7'ler düzeyinde büyürse ve Avrupa Birliği de son o yıldaki ortalama hızı yani yüzde 1,2 ile büyürse 2022 yılında AB ile aynı seviyeye geliyoruz''
Büyükekşi, ithalatta yaşanan artışın nedeni olarak ihracatı gösteren yorumlara da değinerek, bu yorumların ihracatçının şevkini kırdığını söyledi. İthalatın sadece yüzde 28'inin ihracata sevk edildiğine işaret eden Büyükekşi, ''ihracat arttıkça, ülkeye net döviz girdisi sağlayacağı'' gerçeğini hiç kimse ya da zümrenin inkar edemeyeceğini söyledi. Büyükekşi, ithalat bağımlılığın azalması için yeni teşvik politikalarına ihtiyaç duyulduğu görüşünü dile getirdi. İthalat açısından kur seviyesindeki seyre de dikkati çeken Büyükekşi, şunları söyledi: ''Kurların aşağı yönlü hareket etme ihtimali var. Parasal genişlemenin olumsuz sonuçları olabilir. Bu dönemde Merkez Bankası'nın daha proaktif davranmasını özellikle bekliyoruz. Nasıl ki, dolar, TL kur seviyesi 1,90'ları aştığında Merkez Bankası kura tüm gücüyle müdahale ettiyse, kur 1,75'in aşağısına doğru hareketlendiğinde yine aynı şekilde Merkez Bankası tüm gücüyle müdahale etmelidir. TİM olarak 1,90'da yapılan müdahaleyi destekledik, aynı şekilde 1,75 altı inişlerde de aynı müdahaleyi Merkez Bankası'ndan bekliyoruz.''
Kaynak: AA
Büyükekşi, Avrupa pazarının, Türkiye ihracatı için ''can'' niteliğinde olduğunu dile getirerek, ''Avrupa'da dip noktaya ulaşıldığını ve çıkışın başladığını söyleyebiliriz, ama dünyanın geri kalanında hala parçalı bulutlu bir görüntü var. Dünyada mali piyasalar, bol likiditenin yarattığı iyimser bir sürece girdi. Bu geçici iyimserliğin kalıcı olması için mutlaka dünya genelinde büyüme ile desteklenmesi gerekmektedir'' diye konuştu.
Çin ve diğer ülkelerdeki iktisadi faaliyetlerde zayıflamanın sürdüğünü, İran konusunda yaşanan sıkıntıların petrol fiyatlarını artırdığına işaret eden Büyükekşi, petrolün varil fiyatının 100-105 dolar seviyesini aşmasının, yeni küresel dengesizliklere yol açabileceğini söyledi. Büyükekşi, Türkiye'nin bu tabloda, büyüme oranı ve dış ticaretiyle en çok ilgi çeken ülkelerden biri konumuna yükseldiğini ve örnek olmaya devam ettiğini belirterek, İhracatçı Eğilimi Anketinin son sonuçlarının da ihracatçıların gelecek döneme yönelik pozitif beklenti içinde olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Anketin 2011 yılı 4. çeyrek sonuçlarına göre, ihracatçıların 2012'de yüzde 7,2 büyüme tahmin ettiğini ve geçen yıl yapılan tahminin gerçeğe yakın gerçekleştiğine dikkati çeken Büyükekşi, şunları kaydetti: ''Bu yıl ilk defa TİM büyüme konusunda net olarak iyimserlik ortaya koydu. Akabinde ekonominin büyük oyuncularının peş peşe açıklamalarını gördük. Türkiye ekonomisi yüksek büyüme patikasında. Türkiye'nin ihracatçıları üretime, yatırıma, ihracata ara vermeden hız kesmeden devam etmek istiyor. Türkiye, bizim öngördüğümüz gibi yüzde 7'ler düzeyinde büyürse ve Avrupa Birliği de son o yıldaki ortalama hızı yani yüzde 1,2 ile büyürse 2022 yılında AB ile aynı seviyeye geliyoruz''
Büyükekşi, ithalatta yaşanan artışın nedeni olarak ihracatı gösteren yorumlara da değinerek, bu yorumların ihracatçının şevkini kırdığını söyledi. İthalatın sadece yüzde 28'inin ihracata sevk edildiğine işaret eden Büyükekşi, ''ihracat arttıkça, ülkeye net döviz girdisi sağlayacağı'' gerçeğini hiç kimse ya da zümrenin inkar edemeyeceğini söyledi. Büyükekşi, ithalat bağımlılığın azalması için yeni teşvik politikalarına ihtiyaç duyulduğu görüşünü dile getirdi. İthalat açısından kur seviyesindeki seyre de dikkati çeken Büyükekşi, şunları söyledi: ''Kurların aşağı yönlü hareket etme ihtimali var. Parasal genişlemenin olumsuz sonuçları olabilir. Bu dönemde Merkez Bankası'nın daha proaktif davranmasını özellikle bekliyoruz. Nasıl ki, dolar, TL kur seviyesi 1,90'ları aştığında Merkez Bankası kura tüm gücüyle müdahale ettiyse, kur 1,75'in aşağısına doğru hareketlendiğinde yine aynı şekilde Merkez Bankası tüm gücüyle müdahale etmelidir. TİM olarak 1,90'da yapılan müdahaleyi destekledik, aynı şekilde 1,75 altı inişlerde de aynı müdahaleyi Merkez Bankası'ndan bekliyoruz.''
