Erdoğan’dan Cemil Çiçek’e baraj sürprizi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 112 tesisin eş zamanlı açılış töreninde konuştu.Başbakan Erdoğan, 112 tesisin açılış töreninde Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e sürpriz yaptı ve Musa Beyli Barajı’nın adına Cemil Çiçek isminin verileceğini açıkladı.

Erdoğan’dan Cemil Çiçek’e baraj sürprizi
Başbakan Tayyip Erdoğan, Orman ve Su Bakanlığı’nın 112 eser açılış töreninde konuşmasını yaparken ilginç bir sürpriz yaptı.

Erdoğan konuşmasını yaparken, tribündeki Bakan Veysel Eroğlu’na seslendi ve “Veysel Bey, 1 dakikanızı rica ediyorum. Buyurun” diyerek yanına çağırdı. Kulağına eğilerek Eroğlu ile bir şey konuşan Erdoğan, “Teşekkür” ederek konuşmasına devam etti.

Başbakan’ın Eroğlu’na ne söylediği tüm salon tarafından merakla beklenirken, Erdoğan hemen süprizi açıkladı.

“Bugün TBMM Başkanımızın burada olmasını çok isterdim. Onun yokluğu bizim eksiğimiz oldu” diyen Erdoğan şöyle devam etti; “Kendisi Yozgat’ta inşa ettiğimiz Musabeyli Barajı’nın tamamlanması için çok çalıştı. Bana sürekli hatırlattı. Onun için şimdi bakanıma onu söyledim. Musabeyli Barajı’nın adını Cemil Çiçek Barajı koyalım. Kendisinin bile haberi yok. Şimdi buradan sürpriz olsun.”

Erdoğan ayrıca Malatya’da inşası tamamlanan iki barajdan birine Turgut Özal diğerine de Recai Kutan barajı adını verildiğini açıkladı.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

Geçen yıl, 11.11.2011 tarihinde tam 111 eserin açılışını yaparak milletimizin hizmetine sunduk, Ankara Arena Kapalı Spor Salonu'nda da bunu gerçekleştirdik. Bu yıl da geleneği sürdürüyoruz. Yine aynı ilhamla tam 112 eseri ülkemize milletimize kazandırıyoruz. Bugün bir törenle toplam 16 milyar liraya mal olan eski rakamla 16 katrilyon liraya mal olan 112 dev projeyi resmen hizmete açıyoruz. Barajların adetleri sayıldı, 26 baraj, 2 gölet, 26 HES projesi, 4 taşkın koruma vs.

Bütün bu eserlerle birlikte ülkemiz yeni bir dönemi yaşıyor. Ağaçlandırma projeleri ile yeni bir dönemi yaşıyor. Biz, yeşili iddialı bir şekilde korumanın ötesine geçiyoruz. Derdimiz şu. Ülkemiz beton yığınlarına mahkum olmasın. Bir taraftan betonarme binalar yükselirken ne olursa olsun diğer tarafta yeşili ülkemizde arttıralım. Evlerimizin pencerelerinden baktığımızda sadece beton yığınlarını değil yeşili de görüp o havayı teneffüs edelim. Bu 112 tesis ile 2 milyon dekar tarım arazisi de suya kavuşuyor. Toprakların o çatlak dudaklarına su veriyoruz bunu başarıyoruz. Göreve geldiğimizde doğalgaz çevrim santrallerinden elde ettiğimiz enerji miktarı yüzde 52 idi ama şuanda bunu yüzde 44'e indirdik. Yani artık rüzgarla güneşle enerji elde etmeye başladığımız için doğalgazı artık ağırlıklı olarak evlerde kullanır sanayilerde kullanır hale geldik sadece.

8 Milyon nüfusa toplam 614 milyon metreküp içme kullanma ve sanayi suyunu bu tamamladığımız projelerle temin ediyoruz. Bu 112 eser içindeki bir esere biraz sonra izleyeceğiz Artvin Deriner Barajı 'na özellikle değinmek istiyorum. Zira bu baraj ile yeni bir rekorun sahibi oluyoruz. Bu baraj Türkiye'de bugüne kadar inşaa edilmiş en yüksek gövdeli baraj olma özelliğine sahip. Dünya genelinde ise en yüksek 6. baraj. Yüksekliği temelden itibaren söylüyorum tam 250 metre. Bu baraj yılda 2 milyar 118 milyon kw saat enerji üretimine sahip. Ülkemizde üretilen elektriğin yüzde 6'sını bu barajdan karşılayacağız. Proje sadece 7 yılda kendini finanse edecek. İhalesi, 1997 yılında yapılmış. Ancak, 2004 yılına kadar fazla bir ilerleme kaydedilmemişti. Biz göreve geldik 2004 yılında bu barajın gövde inşaatını başlattık ve bunu bir gurur kaynağı olarak ülkemize kazandırdık. Ne mutlu ki Deriner Barajı'nı tamamlayıp açma şerefi hükümetimize nasip oldu. Deriner Barajı bugün açılışını yaptığımız 112 projeden sadece bir tanesi.

Biz aslında bu töreni Artvin'de yapmak istiyorduk. Ama mevsim koşulları sebebiyle olayı riske edemedik. Onun için buradayız. Ama inşallah en kısa zamanda, Artvin'e yapacağım ziyarette barajımızı tekrar gidip orada inşaa halini gezmiştim tekrar gezeceğim. Ben burada yeniden tekrar, bakanıma, bakanlık mensuplarıma, yüklenici firmaya huzurlarınızda çok çok teşekkür ediyorum. Zira Deriner Barajı aynı zamanda bir müteahhitlik harikasıdır da. Bu baraj, sadece bir baraj olarak değil çevre yolları ile vesaire Artvin'e ayrı bir hava da katmıştır. Şehircilik, çevrecilik noktasında da Artvin'in havasını değiştirmiştir.

Bizim, ne beklemeye ne de bekletmeye tahammülümüz yok. İşte bu barajlardan bir tanesine az önce değerli büyüğüm ağabeyimiz Recai kutan'ın ifade ettiği gibi birine merhum Turgut Özal'ın adını verdik ve yine bir diğerine yine Malatyalı ama farklı dönemlerde aynı zamanda da DSİ camiası içerisinde on yıllarca çalışmış bakanlık yapmış olan Recai Kutan beyin ismini verdik. Marifet iltifata tabidir. İltifatsız marifet zaidir. Biz olaya böyle bakıyoruz. Hayırla yad edilmelerini istiyoruz. Ziya Paşa'nın bir sözü var ya hani. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. İnşallah 2071'de de İstanbul'un su sorunun çözeceğiz. Az önce Recai Bey ifade etti, İstanbul'u devraldığımızda su yoktu kuraklık vardı İstanbul'da. Tamamen susuz bir kent. Hakikaten, elleri kolları sıvadık ve 180 km Trakya’dan dağları delerek İstanbul'a su getirdik. Şaşırdılar ve küvetlerin içi su dolduruluyordu yeni sektörler oluşturulmuştu plastik bidonlarla vatandaş evinde su temin ediyor bununla ihtiyacını karşılıyordu. 1 Yılda bu sorun çözüldü ve şuanda İstanbulumuzun 2040 yılına kadar su sorunu yok inşallah. Bu arada, TBMM Başkanı onun da bugün burada olmasını isterdim çünkü Yozgat Musabeyli Barajını da Meclis Başkanımız çok takip etti, defaetle bana hatırlattı şu barajı bir an önce bitirmemiz lazım diye. Ve ben de şimdi Veysel Bey'e onu söylüyorum. Musa Beyli barajının adını da Cemil Çiçek Barajı koyalım. Zira yıllarca Yozgat Milletvekili olarak, Ankara Bakan olarak Yozgat'ın ihtiyaçlarına hep ilaç olmaya çalıştı ve bugün burada ilk kez açıklıyoruz bunu da kendisinin de haberi yok bundan. Hayırlı olsun inşallah.

Bir yandan geleceğin Türkiye'sini kurarken bir yandan da geçmişimize sahip çıkmanın derdi içindeyiz. Bugün, açılışını yapacağımız tesisler arasında özel sektör tarafından tamamlanan toplam 49 adet HES projeleri var. Bunların toplam kurulum gücü 1800 megawatt. Şunu çok net ifade ediyorum. Türkiye öyle sanıldığı gibi su zengini bir ülke değil aslında. Bizim sınırsız doğalgaz, petrol, su kaynaklarımız yok. O yüzden bunları yapmak mecburiyetindeyiz. Dün su akar Türk bakar sözünde olduğu gibi artık izleme riskimizde yok artık Su akar Türk yapar. Pazar günü yani 16 Aralık'ta Konya'da olacağız inşallah. Normalde bugünkü açılış törenimizde olan 6 tesisin açılışını bizzat Konya'da Konyalı kardeşlerimizle birlikte yapacağız. Konya Ovası'nı suyla buluşturacak Mavi Tüneli'nin resmi açılışını da pazar günü yapacağız inşallah. Hizmetlerin, eserlerin detaylarını o gün açıklayacağız. Bugün açılışını yaptığımız eserlere şöyle bir bakın. Her biri Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış durumda. Biz ülkemizin dört bir yanına hizmet götürüyoruz, kimlik siyaseti değil hizmet siyaseti yapıyoruz.

Toplumu kamplara ayırmıyoruz, kimseyi ötekileştirmiyoruz, kimseyi dışarıda bırakmıyoruz, 780 bin metrekarelik vatan topraklarının tamamını bir Türkiye bütünü olarak görüyoruz. Bizim farkımız bu. Şu hususu da özellikle dikkatlerinize getirmek istiyorum. Bizden önceki koalisyon hükümeti döneminde 99-2003 dönemi arasında DSİ eliyle kaç tesis açıldı 9 tesis. Evet yanlış duymadınız sadece 9 tesis. Biz şu son 10 yılda DSİ eliyle tam 1215 tesisi ülkemize kazandırdık. Bu tesislerin 232'si baraj, 3 yıllık ortalamamız 365 tesis. 9 Tesis nerede 365 tesis nerede. 17 Aralık'ta Şebi Arus döneminde bir kez daha anacağımız Mevlana şöyle diyor 'Kamil odur ki koya dünyada eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser'. Biz de eserlerimizle konuşuyoruz. Başkaları gibi slogan atmıyoruz, başkaları gibi kuru bir milliyetçilik yapmıyoruz. Hamaset değil iş üretiyoruz.

Biz laf milliyetçiliği yapmıyoruz, fiili milliyetçilik yapıyoruz. Biz, eserlerimizle konuşuyoruz. İnşallah bundan sonra da ülkemizin gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Artık iktidarda yeni bir anlayış var. Bu anlayış, milleti aldatan, ağlatan değil milletin yüzünü güldüren bir anlayıştır. Biz göreve gelirken bir söz verdik. Dedik ki ne aldatan olacağız ne de aldanan olacağız. Hamdolsun, millete hizmette bir çağı, köhnemiş bir çağı kapattık. Bakın ben temel atma törenlerine gitmem sadece açılışlara giderim. Çünkü temeli atarsam takibi zorlaşır.

Tesislerin yapım süresini de maliyetlerini de 10 kat azalttık. Bütün bu politikaların neticesinde 3,3 milyar lira dolar bazında 2,2 milyar dolar civarında tasarruf gerçekleştirdik. Ülkemizin parası heba olmaktan zayi olmaktan kurtuldu. İnanıyorum ki bugün bu tesisler sebebiyle gelecek kuşaklar bizi hayırla yad edecekler. Bu tesislerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen herkesi hayırla yad edeceklerdir. Ben bu 112 tesisin açılışlarının ülkemize, tek tek şehirlerimize hayırlı olmasını Allah'tan temenni ediyorum. Tüm yüklenici firmalara, mimarından işçisine kadar emeği geçen her bir kardeşime ve buna tahammül eden vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Bu coşkumuzu bizimle paylaşan kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum. Şimdi açılışları hep birlikte izleyelim diyorum. Selamlar sevgiler diyorum...