Kızılay Genel Başkan Vekili Akar Gaziantep`te

Kızılay Genel Başkan Vekili Ahmet Lütfi Akar, "Bugün dünya mazlumları ve ihtiyaç sahipleri Türk Kızılay`ının şefkatine ilgisine ihtiyaç duyuyor" dedi.

Kızılay Genel Başkan Vekili Akar Gaziantep`te
Lütfi Akar, Tuğcan Otel`de gerçekleştirilen bölge toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 17 Eylül`de eski Başkan Tekin Küçükali`nin istifası nedeniyle boşalmış olan Kızılay Genel Başkanlığı için bir olağanüstü kongre yapacaklarını ve yeni genel başkanın seçileceğini dile getiren Akar, yeni genel başkanlık için Türk Kızılayı yönetim kurulu üyelerinin oy birliğiyle kendisine bir görev tevdi ettiklerini, 17 Eylül`deki kongreye genel başkan adayı olarak gireceğini söyledi. Akar, Türkiyeçapındaki delegelerle toplantılar yaptıklarını, Kızılay`ın çalışmalarını görüştüklerini belirterek, "Dünya iyilik teşkilatları arasında çok önemli bir yeri olan Türk Kızılay`ı için kongrenin hayırlı olmasını diliyorum. Nerede dara düşmüş olan insan varsa, nerede kimseye ulaşamayan varsa ve nerede kimsenin ulaşamadığı insanlar varsa onlar için de hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Şu anda tek adayız. Arkadaşlarımızdan desteklerini isteyeceğiz`` diye konuştu. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Akar bir soru üzerine, eski Genel Başkan Tekin Küçükali`nin sağlık sorunları nedeniyle görevinden istifa ettiğini belirttiğini ifade etti

Bugün dünya mazlumları ve ihtiyaç sahiplerinin Türk Kızılay`ının şefkatine ilgisine ihtiyaç duyduğunun altını çizen Akar şöyle devam etti: "Türk Kızılay`ı bu konuyu dünya çapında, Türkiye çapında en iyi şekilde yerine getiriyor. Kızılay`ın faaliyetleri en güzel şekilde artarak devam edecek. Güzelleşerek devam edecektir, giderek kamuoyuna yansıyarak devam edecek. Halkımıza karışarak halkımızla birlikte milletimizle birlikte olarak devam edecektir. Kızılay`ı daha çok milletin malı, daha çok halkın malı yapmaya gayret edeceğiz, bu gayret içinde olacağız. Zaten milletin malıdır Kızılay. Kızılay`ı Türkiye`de iyilik adına çalışan tüm örgütlerinde ağabeyi olarak görüyoruz. İyilik adına kim hizmet yapıyorsa ona da müteşekkiriz ve memnunuz. Tüm kesimlerin iyilik hareketlerini destekliyoruz. Yeter ki, darda olanlara yetişsinler, yeter ki zorda olanların yardımına koşsunlar. Türk Kızılay`ı her zaman bu örgütlere yardımcı olmaya, onlarla birlikte hareket etmeye hazırdır. Hayırda yarışmak sevaptır. Biz de bu inancımız gereği bu sevabı işlemeye devam ediyoruz. Hiç kimseyi reddetmeden, herkesle birlikte tüm hassasiyetlere karşı hassas olarak bu göreviifaya devam edeceğiz`` Türk halkına Somali`ye yapılan yardımlar için de teşekkür eden Akar, halkın yardımlarda birbirleriyle yarıştığını, toplamda Somali için toplanan yardımların miktarının 500 milyon lirayı geçtiğini söyleyerek, "Sadece Kızılay`ın topladığı nakit yardım miktarı, şu güne kadar hesaplarımıza geçen miktar da 98 milyon liradır. Halfeti`de dahi 3 bin nüfuslu bir ilçemizde 11 bin lira bağış toplandı. Ben de oranın kaymakamını açtım tebrik ettim. Böyle bir başarıya imza attığı için. İstanbul`da toplayabilirsiniz,Gaziantep merkezinde toplayabilirsiniz. Adıyaman merkezinde de olabilir ama Halfeti`de bunu yapmak biraz gayret ister ve halkımızın da yardımını ister. Demek ki, halkımız çok duyarlı. Oradaki kaymakamımız da önderlik etmiş bu bakımdan tebrik ettik. 100 milyon lirayı aşmış vaziyette, 150 milyon liraya tırmandığımızı ben tahmin ediyorum. Bunun içinde ayni yardımlar yoktur. Ayni yardımlar bizim Afet operasyon merkezlerimizce toplanmaktadır ve belirli depolarda istiflenmektedir, birbiri ardı sıra kalkangemilere ve uçaklara yüklenmektedir. Kabaca bir tabiri tahmin yapacak olursak, Kızılay`ın toplamış olduğu ayni yardımlarla beraber 200 milyon lirayı bulacağımızı düşünüyorum. Bu bir yükümlülüktür. Bunların en optimum şekilde değerlendirilmesi oradaki darda olan insanlara ulaştırılması da ayrı bir yükümlülüktür`` şeklinde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a şükran borçlu olduklarını, Başbakan Erdoğan`ın bu iyilik hareketine önderlik ettiğini, eşiyle birlikte Somali`ye gittiğini, dünya kamuoyunun ve Türkiye kamuoyunun dikkatini oraya çektiğini, yardımların bu şekilde patlamasında büyük rol oynadığını anlatan Akar konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Somali`deki insanlar çok kötü durumda. Hiçbir şeyleri yoktur. Manasız ve anlamsız bir iç savaş yüzünden buradaki insanlar her şeylerini kaybetti. Bu bütün milletlerin kulağına küpe olmalı. Manasız ve anlamsız kardeşin kardeşi vurduğu bir iç savaş yüzünden her şeylerini kaybetmişler. Bir de üzerine 3 senedir süre gelen kuraklık bastırmış. Saatte bir çocuk kaybediliyor. İnsanlar yaşadıkları kamp denilen ilkel yerlerde yaşam mücadelesi veriyorlar. Öyle bir durum ki çocuklar belirli bir müddet gıdasızkaldıktan sonra onlara verdiğiniz gıda da kar etmiyor. Ölümüne engel olamıyorsunuz. Biz Müslüman bir millet olarak nasıl tok yatabiliriz. Biz nasıl ekmeklerimizi çöpe atabiliriz. Türkiye`de de yavaş yavaş obezite ile savaş başladı. Obezite biliyorsunuz açlığın tam karşıtı olan bir şey. Fazla beslenmeden kaynaklanan bir şeydir. Bu adaletsizliktir. Eğer dünyadaki insanların bir kısmı obeziteyle bir kısmı da açlıkla mücadele ediyorsa bu bir adaletsizliktir. Bu Allah`ın emirlerine karşı gelmek anlamı taşır. BizKızılay olarak buna göz yummayız. Dünyanın neresinde olursa olsun biz bunların yardımına koşarız. Zenginden alırız fakire veririz, zenginden gönlü zengin olan halkımızdan, bizim halkımız da çok zengin olan bir halk değil ama gönlü zengin olan halkımızdan alıyoruz Somali`ye taşıyoruz. En iyi şekilde en güzel şekilde değerlendiriyoruz yardımları. Çadır kentimiz orada kuruldu büyüteceğiz, 4 bin çadırlık kapasiteye eriştireceğiz" Akar, Türk milletinin doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle hayırsever bir halk olduğunu, insanların depolarını doldurup boşaltıklarını, depolarında mal koyacak yer kalmadığını ifade ederek, "Devlet Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla 50 bin ton un bağışladı. Bunun götürme görevinin de bize verdi. Bu kolay olmadı. İnşallah Somalillerin hepsini doyuracak şekilde devletimizin bağışlamış olduğu 50 bin ton un ve şekeri götüreceğiz. Somalililere bugün götürüp ekmek verip bugün için su verip onlarınkarınlarını doyurmak çare değildir. Orada sürekli olarak kendi kendilerine yeter hale getirme çabası içindeyiz. Devletimizin mastır planında budur. Somali dönüşünde Başbakanımız bizi topladı. Bu konuyla alakalı sürekli birbiriyle dayanışan bir komite kurdu. Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ başkanlığında Kızılay, TİKA ve AFAD sürekli işbirliği halindeyiz. Toplanan bağışlar çok büyük. Bunların sadece un, şeker vesaire olarak götürmek değil. Havaalanı var ama havaalanına benzemiyor. Liman var ama limanabenzemiyor, yol var ama yola benzemiyor, bina var ama binaya benzemiyor. Orada hayvan kesimi için mezbahadan tutun ekmek üretmek için fırına bile ihtiyaç var. Biz oradaki hayatı düzeltici, normal hale getirici bir proje sunuyoruz. Bizim Türk Kızılay`ı olarak kendi projelerimiz var. Devletimizin yetkili teşkilatlarıyla Çevre Bakanlığı`ndan, Sağlık Bakanlığı`ndan, Orman Bakanlığı`ndan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nden Ankara Büyükşehir Belediyesi`nden bütün uzmanları ihtiva eden bir uçağı 12 Eylül`dekaldırıyoruz. Bu uçak içinde 150 civarında uzmanla beraber Somali`ye gidecek. Bu uzmanlar orada muhattaplarıyla görüşecek. Sanayiyle alakalı olanlar sanayiyle, balıkçılıkla ilgili olanlar balıkçılıkla ilgili görüşecek. Mesela orada teşhis ettiğimiz Başbakanımızın da ifade ettiği okyanusa 3 bin 100 küsür kilometre kıyısı olan bir ülke bir tane balık tutmuyorlar. Bütün balıklarını İspanyollar tutuyorlar. Bütün bunlardan Somali`ye gelen gelir toplamı yılda 500 bin lira. Ton balığı önemli bir balıktır.Tamamen İspanyollar tarafından tutuluyor, götürülüyor, aparılıyor. Batının burada iki yüzünü maalesef görmüş vaziyetteyiz. Afrika`yı yıllardan beri sömüren batı Somali`nin açlığına seyirci kalmıştır. Gururla ifade etmek istiyorum ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti Somali için önderlik yapmıştır. Allah razı olsun ki Türk Kızılay`ı iyilik hareketinin önderidir`` ifadelerini kullandı. Akar bir basın mensubunun, Libya`ya yapılan yardımlara ilişkin bir sorusu üzerine de Libya`daki kalkışma başladıktan sonra Türk Kızılayı`nın öncelikli olarak oradaki Türk vatandaşlarının tahliyesi için operasyonlara başladığını belirterek şunları kaydetti: "Oradaki insanların gemi ve uçaklarla tahliye edildi. Orada belirlenin ihtiyaçlar doğrultusunda gemilerle gıda maddeleri götürüp dağıttık. Halen Libya`da operasyonumuz devam ediyor. Oradaki durum normal oluncaya kadar idare yerine oturuncaya kadar Türk Kızılay`ı devletimizin bir temsilcisi olarak orada kalacak ve oradaki insanların açlıkla karşılaşmaması için elinden geleni yapacak"
Kaynak: İHA