13 Kişilik Ailenin Böbrek Yetmezliği İle Mücadelesi

Samsun‘dan Antalya‘ya gelen ve 10 kardeşinin beşinde böbrek yetmezliği olan, annesi ve iki kardeşini bu rahatsızlıktan kaybeden Ekrem Kaya, ailenin doku uyumlu son kişisi olan yeğeninin bağışladığı böbrekle hayata tutundu.

Samsun‘da yaşayan ve ticaretle uğraşan 31 yaşındaki Ekrem Kaya‘ya 2001 yılında kronik böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. 2008 yılında diyalize girmeye başlayan ve 3 yıl boyunca diyalize bağlı olarak yaşayan Ekrem Kaya‘ya, yeğeni Sezgin Kaya‘nın (29) böbreği Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Bölümü‘nde başarılı bir operasyonla nakledildi. Ailesinde dayısı Ekrem Kaya‘ya doku uyumundan dolayı böbrek bağışlayabilecek tek kişi olan Sezgin Kaya, "Şu anda Bursa‘da oturuyorum. Antalya‘ya dayıma

böbreğimi bağışlamak için geldim. Biz aile olarak yaklaşık 20 yıldır böbrek rahatsızlığı ve nakillerle içli dışlı olduk. Araştırdık ve nakil için Antalya‘ya geldik. Dayım hastalığının son aşamasındaydı. Acilen böbrek nakli olması gerekiyordu. Yoksa bir daha nakil şansı olmayacaktı. Arkadaşları dayıma organ vermek istedi ama uyum sorununu aşamadık. Nakil olursa da böbreğin atma riski olur dediler. Ailemizde yapılan araştırmada doku uyumunun yanında tek sağlam kişi ben çıktım. Dayıma böbreğimi vermeye karar

verdim" dedi.

"DİYALİZ İNSANIN HAYATINI HER GEÇEN GÜN BİR ADIM DAHA GERİYE GÖTÜRÜYOR"

Yeğenin böbreğiyle hayata yeniden tutunduğunu dile getiren Ekrem Kaya ise, kendisine 2001 yılında kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulduğunu söyledi. 2008 yılından bu yana yaşamını diyalize bağlı olarak sürdürdüğünü anlatan Kaya, "Diyaliz zor bir tedavi. İnsanın hayatını her geçen gün bir adım daha geriye götürüyor. Her şeyden elini ayağını çekiyorsun. Son çare olarak nakil denildi" diye konuştu.

İlk olarak eşinden böbrek alınacağını ancak olmadığını, daha sonra ise ablasından böbrek almak için tahliller yapıldığını söyleyen Kaya, "Ancak ablamda hipertansiyon çıktı. Halamın oğlundan almak istedik, onda da protein kaçağı çıktı. En son Bursa‘da yaşayan ablamın oğlu kaldı. Onun sağlığı yerinde. Ön tetkikleri yaptırdık. Dokuları tutuyordu. Sonra Antalya Medical Park Hastanesi‘ne geldik. Böbrek nakli ameliyatı oldum. Sağlık durumum gayet iyi" diye konuştu.

RAHATSIZLIK ANNE İLE FARK EDİLDİ

Hastalığın başlangıcının 1989 yılında annesi Ayşe Kaya‘nın rahatsızlanması ile çıktığını belirten Ekrem Kaya, şunları söyledi:

"Biz 5 erkek, 6 kız kardeşiz. İki yıl arayla iki ağabeyimi ve annemi böbrek yetmezliğinden kaybettim. Şu anda bir erkek kardeşim ve kız kardeşim acil nakil bekliyor. Bu hastalığın başlangıcı annem. Alport sendromu nedeniyle genetik olarak geçen bir hastalıkmış. Biz 5 erkek kardeşiz ve dördümüz böbrek hastasıyız. İki kardeşimi kaybettim. Bir kardeşim 2008 yılında böbrek nakli oldu. 6 kız kardeşimden birinde ise protein kaçağı var. Onun da 6 ay içinde nakil olması gerekiyor."

Nakil olmak için bekleyen Kaya‘nın ablasının oğlu Serkan Beşiroğlu da, "İki yıldır böbrek yetmezliği rahatsızlığım var. Bizim ailemizde 5 kişinin böbrek rahatsızlığı vardı. İki dayımı ve teyzemi kaybettik. Herkesi organ bağışına çağırıyorum" dedi.

"HASTANIN ÇOCUKLARI DA RİSK ALTINDA"

Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Bölümü Medikal Direktörü Doç. Dr. Murat Tuncer, hastanın 11 kardeşi olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Annesi ve iki kardeşi böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetmiş. Anne tarafındaki erkeklerde ağırlıklı görülen bir hastalık çeşidi. Bundan sonra hiçbir problem yaşamadan hayatının sonuna kadar mutlu bir şekilde yaşayacak. Bu organ nakli açısından güzel bir örnek. Hayatlarını kaybeden kardeşlere de nakil yapma şansı bulsaydık belki onlar da bugün hayatta olacaktı. Hastanın iki kardeşi de acil organ nakli bekliyor. Organ nakli gerçekten insanların hayatını kaybetmesini engelleyen, ailelere mutluluk veren

bir yöntemdir. Nakil olan hastamızın çocuklarının teorikte olsa böbrek rahatsızlığı yaşama riski var. Çocukların belirli aralıkla tetkikleri yapılmalı. Çocuklar, tuzsuz yemeye ve bol sıvı almaya özendirilmelidir" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA