Eti budu yerinde insanları görünce...
Partisinin Nevşehir mitinginde halka seslenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hedefinde hükümet vardı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Nevşehir'de yaptığı mitingde halka şu şekilde hitap etti;
Sayın Başbakanın durmak yok yola devam düşüncesini paylaşarak onu tekrar 3. dönem iktidara getirebilirsiniz bu tercihe yine 2002 ve 2007 yılında olduğu gibi millet olarak karar vermişseniz, ülke sizin karar sizin kimsenin diyeceği birşey yoktur ama bu gerçek böyle değilse yani 2002 yılında namerde muhtaç olmayan insanlar 2011 yılına gelirken gittikçe yoksullaşmışlarsa, evlatlarından en az bir kişi iş bulamıyorsa, gelir dağılımda ki adaletsizlikle kendisine düşen payın azaldığını hissediyorsa toplumda huzur, güven, asayiş kalmamışsa 12 Haziran'da bir karar vermek zorundasın 'Sayın Başbakan yeter artık, Abbas yolcu' demelisiniz.
Şimdi bir an yine düşünelim, sabahın 6,30'undan akşamın 12'sine kadar sayın Başbakan yandaş yada zorla yandaş hale getirdiği televizyonlarda sürekli konuşuyor bazı yandaş aydınlar ve gazetecilerle biraraya geliyor. Sayın Başbakanı öyle bir anlatıma zorluyorlar ki Başbakan'ın aradığı da budur ve böyle bir fırsatta bir Türkiye tablosu çiziyor bu tablo herkesin mutluluk ve huzur içinde olduğu bir tablo oluyor.
Bir İstanbul düşünün orada ki Kastamonulular kendi yurtlarında ki nüfusundan 3 katı üzerine çıkmış, bugün Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlere baktığımzda ki bunlara Adana ve Gaziantep'i de ilave edebilirsiniz bütün komşu illerden oraya gelen insanlarda vardır bunların içinde bazı insanlar şanslı olabiliyor önceden oraya yerleşen bir akrabam vardır diyerek oraya gidiyor misafir oluyor bir kaç gün orada barınıyor ve diyor ki; Köyde iş yok, anam babam bana bakamaz hale geldi, iş aramak için buraya geldim, sen önceden geldin bana bir iş bulabilirmisin' diyor iş bulabilirse hayatına devam ediyor, bulamazsa hayatını o karanlık sokaklarda kaybediyor. Televizyonlarda izliyoruz gençleri gasp, yaralama gibi suçlarla cezaevine düşen gençleri görüyoruz sokaklarda kötü alışkanlıklara alışan gençler ve hayatını karartan gençler. Bütün bunlar sürererken meydanlarda Recep Tayyip Erdoğan bölücülükten bahsediyorsun da bu vatandaşın sorunlardan niye bahsedemiyorsun? Çünkü miyop, gözleri miyop olmuş baktığı zaman yakınları, yalakaları görüyor hepsinin palazlanmış eti budu yerinde insanları görünce Anadolu'da, Doğu'da ki insanları da öyle zannediyor.
6 milyonu aşkın insanımız mahkemelik cezaevleri 120 bin kişiyle dolmuş, sokaklar güvensiz, kadına şiddet artmış, büyükşehirlerde kadına şiddetten dolayı hayatını kaybetmiş kadın sayısı 300'ü buldu. Yıkılan yuvalar, evini terke mecbur olan hanımlar var, baba evine dönenler kendini kurtarıyor ama o kapıda kapalıysa İstanbul sokaklarında kayboluyor. İşte böyle bir asayişsizlik yanında bölücü terörün sürekli olarak büyükşehirlere doğru yayıldığını görüyoruz, bugün Türkiye'de ayaklanma provaları yapılıyor, Hakkari, Şemdinli, Yüksekova'da ne vali var ne kaymakam var, orada ki kamu düzenini sağlayan polis kardeşlerimiz her akşam peşmerge kılıklı teröristlerle sabaha kadar cebelleşiyor ama sayın Başbakan vurdumduymaz, Cumhurbaşkanı iyi şeyler olacak diye kendisini inandırmış Türkiye'nin nereye gittiğini göremiyor.
Türk milletinin aziz evlatları olarak hem kendinizin hemde gelecek neslinizin tarihi bir dönüm noktasında önemli bir karar alcaksınız ama bu kararınızı etkileyen unsurlar çıkıyor, 22 gün kala bunlar daha çok artacak etkileyen unsurlardan birtanesi paket uygulaması ve paket demokrasisiyle yoksulun oylarının gasp edilmesi. Yoksulluk her insanımız için söz konusudur, bugün varlıklı olan bir vatandaşımızın başından bir olay geçer bir bakarsınız varlığını kaybetmiş ekmeğe muhtaç hale gelebilir ama bir yoksul kardeşimde bir azim ve kararlılık içerisinde çoluğunun çocuğunun ekmeğini çıkartırken işlerini geliştirir ve tahmin edilemeyen bir yere gelir. Bu paketin aslı nedir? Bu paketin aslı sizsiniz, esnaf, çiftçi kardeşim gelirlerinden bir kısmını vergi olarak öderler, tüketicilerde KDV ve ÖTV olarak vergi öderler devlet bu geliri güvenlikte kullanabilir, savunmada kullanabilir, sağlıkta kullanabilir ama Anayasa'nın 3. maddesi gereği olarak yoksulları içinde kullanmak mecburiyetindedir.
