
Dr. Deniz Gökengin ve Pozitif Yaşam Derneği Başkanı Nejdet Ünlü`nün katılımıyla Ödemiş Belediyesi Kültürevi`nde yapıldı.Konferans Ege Üniversitesi Ödemiş Sağlık Yüksekokulu ve Ziraat Meslek Yüksekokulu öğrencileri tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Dernek Başkanı Nejdet Ünlü Pozitif Yaşam Derneği`nin kuruluş amacını anlattı.Ünlü "Derneğimiz ilk defa 2005 yıllı haziran ayında kuruldu. 2005 yılından bu yana stratejik planlama süreçleriyle tespit edilen hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Pozitif Yaşam Derneği (PYD), bugüne dek önemli tecrübeler kazanmış ve hızlı bir gelişme kaydetmiştir. İlk HIV virüsü tanısı resmi olarak Amerika`da Haiti`den gelen bir eşcinselde tespit edildi. Bu yüzden yıllarca da eşcinsel hastalığı olarak bilindi. Fakat HIV/AIDS transseksüel hastalığı olmaktan çıkarak yıllar içinde HIV birçok kişide tespit edildi. HIV hastalarının arsında 3-5 yaş arası çocuklardan Profesör doktorlara, Avukatlara, İmamlara ve papazlara bile rastlanmaktadır. HIV Virüsü çok hızlı yayıldığından dolayı çok fazla insan hayatını kaybetti. Dünyanın en çok HIV virüsü Balkanlar ve Güney Amerika`dan daha fazla yayılıyor. Türkiye bu iki ülke ortasında köprü konumunda olduğu için en çok etkilenen ülkelerden biridir. Türkiye`de HIV virüsünden ölümler resmi olarak bilinmemektedir. Pozitif yaşam derneği olarak toplumda HIV virüsüyle ilgili algıyı anlamaya çalışıyoruz. HIV`li hastaya suçlu ve toplumun Marjinal kesimi olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Ödemiş Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Kayamercan da öğrencilerle mesleki hayatında yaşadığı tecrübeleri paylaştı. Ege Üniversitesi`nden Prof. Dr. Deniz Gökengin de “HIV daha çok genç yaştaki kişilerde görülüyor. 20-30 yaş arası kişilerde daha fazla tespit ediliyor. 20-30 yaş arasındaki kişilerde cinsel aktivitenin daha sık olması risk alma, `Bana bir şey olmaz` yargısı, korumasız cinsel ilişkide bunların başında geliyor. HIV virüsü insan bağışıklık sitemini etkileyen bir virüstür. HIV ile enfekte olan kişiler hiç belirti olmadan 5-10 yıl yaşayabilirler. Bu durum başkalarına hastalığı bulaştırmalarına ve tedavilerinin gecikmesine yol açar. Vücudun savunma ve bağışıklık hücrelerinin toplamını gösteren beyaz kürelere vücudu mikroplara karşı koruma işlevini kaybediyor. HIV virüsüyle organizma işlevini yitirdiği için mikroba karşı savunmasız kalıyor. HIV tedavisi var ama tamamen yok olmuyor. HIV ile yaşayanlar AIDS`ten ölmüyor. Normal insanların yaşadığı rahatsızlıkları nedeniyle yaşamları son buluyor. Bir başka değişle sağlıklı toplum neden yaşamını yitirtiyorsa onlarda o yüzden yaşamlarını yitiriyorlar. HIV virüsü karaciğer dalak ve Lenf gibi organlarda çok kolay saklanabilen bir virüstür. Virüs ayrıca çok kolay bir şekilde DNA`sını değiştirebildiği için henüz bir aşı geliştirilemedi” dedi. Konferans sonunda katılımcılara kondom, broşür ve rozet dağıtıldı.