İha Genel Müdürü Kahraman, Başbakan Erdoğan'ın Medya Yöneticileriyle Buluşmasını Değerlendirdi

İhlas Haber Ajansı (İHA) Genel Müdürü Fevzi Kahraman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın medya yöneticileriyle bir araya geldiği toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, "2011 yılında yapılması gereken genel seçimin, okulların kapanması sebebiyle Temmuz ayı değil, bir ay öne alınması çok sürpriz bir açıklama oldu" dedi

İhlas Haber Ajansı (İHA) Genel Müdürü Fevzi Kahraman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın medya yöneticileriyle bir araya geldiği toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, "2011 yılında yapılması gereken genel seçimin, okulların kapanması sebebiyle Temmuz ayı değil, bir ay öne alınması çok sürpriz bir açıklama oldu" dedi.
Başbakanlık Çalışma Ofisi önünde görüşme sonrası açıklama yapan Fevzi Kahraman, medya yöneticilerinin Erdoğan'a pek çok konuda sorular yönelttiğini söyledi. Kahraman, "Sayın Başbakan tüm sorulara uzunca cevaplar verdi. Esas itibariyle içinden çıkarabileceğimiz en önemli hususlardan biri, 2011 yılında yapılması gereken genel seçimin, okulların kapanması sebebiyle temmuz ayı değil, bir ay öne alınması çok sürpriz bir açıklama oldu. Sayın Başbakan, anayasa hazırlıklarıyla alakalı olarak, yeni meclis
teşekkül ettikten sonra yapılacağını söyledi. Birkaç yasa değişikliğinin de önümüzdeki meclis aritmetiğine göre sonuçlandırılacağını söyledi" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, sürpriz proje olarak adlandırılan Taksim projesiyle ilgili sorular karşısında detay vermediğini ifade eden Kahraman, "Sayın Başbakan, Taksim'in belediye başkanlığından bu yana hayali olduğunu söyledi. Metropollerin meydanlarıyla anıldığını ifade etti. 'Taksim Meydan ama meydan gibi değil, o konudaki projeyi hazırlıyoruz' ifadelerini kullandı. Sürprizi tamamen açıklamadı fakat en azından ipuçlarını öğrenmiş olduk" diye konuştu.
Kahraman, Başbakan Erdoğan'a, bölücü terör örgütü PKK'nın Kandil'deki lideri Murat Karayılan'ın İsrail televizyonuna verdiği röportajda Türkiye'ye yönelik söylemlerini sorduğunu ve Başbakan'ın "Konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz' yanıtını verdiğini söyledi.
ABD-Irak-Türkiye üçlü mekanizmasının çalışmalarına ilişkin soru üzerine, Erdoğan'ın herhangi bir sıkıntı olmadığını ve çalışmaların hassasiyetle sürdüğünü söylediğini ifade eden Fevzi Kahraman, "Sayın Başbakan'a, Filistin meselesi ve Türkiye'nin çabalardaki pozisyonu soruldu. Sayın Başbakan, 'Kendimiz durup dururken durumdan vazife çıkaracak halimiz yok. Konunun müzakeresini hassasiyetle takip ediyoruz' dedi" açıklamasında bulundu.
İHA Genel Müdürü Fevzi Kahraman, Başbakan Erdoğan'ın "Eleştirilere açığım. Sadece hakarete kapalıyım. Dozunu aştığı takdirde yasal haklarımı kullanıyorum" sözlerini hatırlatarak, şunları söyledi:
"Sayın Başbakan, Tophane meselesinin çok abartıldığını, sanki Türkiye'nin her tarafının böyle olduğu gibi gösterilmek istendiğini söyledi. Durumun böyle olmadığını fotoğraflarla yabancılara anlattıklarını belirtti. Toplantıda Bekir Coşkun konusu da konuşuldu. Söz konusu grubun medya grup başkanı bir açıklama yaptı. 'Bu bir iç tasarruftur' denildi. Sayın Başbakan bunu ifade etti. Sayın Başbakan, medyanın kendisiyle ilgili haberlerinden istifade ettiğini fakat vatandaşın kafasında farklı bir başbakan
soruları oluştuğunu söyledi. Sayın Başbakan, manşetlere vatandaşın aklında farklı sorular oluşmaması için hassasiyet gösterilmesi gerektiğini söyledi."
Kahraman, Başbakan Erdoğan'ın medya yöneticileriyle bir araya gelmesinin çok önemli olduğunu ifade ederek, bu konudaki görüşlerini şöyle açıkladı:
"Masanın iki tarafında da bulunmuş birisi olarak söylüyorum. Siyasette de bulundum. 3-4 seçim geçirdim. Siyasetçinin toplumun her kesimiyle ilişkileri çok önemli. Elbette ki toplumu yönlendirme gücü olan, aynı zamanda da dördüncü kuvvet diye izah edilen medya mensuplarıyla çok isabetli bir toplantı yapılmış oldu. Köşe yazarları, televizyon yöneticileri, haber merkezlerindeki editörler, bunlar halkı aydınlatmak için çalışıyorlar. Netice itibariyle bunlar da kamuoyuna hizmet etmeye çalışıyorlar. Objektif
olmayanlar da vicdanı ile yaptığı haberle baş başa kalırsa, objektif olmadığının ızdırabını sabaha kadar yaşar. Sık sık bu tür organizasyonların başka kurumlarla, başka katmanlarla yapıldığı gibi, elbette medya mensuplarıyla da yapılması lazım. Kurumsal anlamda internet medyasının ileri gelenleri katılmadılar. Elbette internet medyasıyla alakalı da bir yasal zemin olması lazım. Sayılarını kendilerinin de bilmediği kanaatindeyim. Hangi birini çağırıp da böyle bir salona getirecekler o ayrı bir konu ama
öncelikle bir yasal düzenleme yapılabilir. Bilgilenmediği takdirde insanlar kendilerinin alabildiği kadar haber yapıyor. Bir sürü eksik, sonra da 8 yılda 80 yıllık icraat yapmış hükümetin üzülmesine neden oluyor."