Başbakan Yardımcısı Arınç 'Yılın Yoksul Babası' Seçildi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''İsraf yoksulluğun ana sebeplerindendir

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''İsraf yoksulluğun ana sebeplerindendir. Herkes çevresine bir baksın. Çok israf ediyoruz. İsraf eden kendi hakkını değil, başkasının hakkını kullanarak israf ediyor'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, Yoksullara Yardım ve Eğitim Vakfı'nca (YOYAV) ''Yılın Yoksul Babası'' ödülüne layık görüldü. YOYAV Genel Merkezi'nde düzenlenen törende konuşan Bülent Arınç, kendisine böyle bir ödül verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çok iddialı bir ödül aldığını, buna ne kadar layık olduğunu bilemediğini ifade eden Arınç, vakfın mütevazı imkanlarıyla yoksullara yardım konusunda her gün daha iyi şeyler yapmaya çalıştığını söyledi. Kendisinden daha fazla bu ödüle
layık hayırsever insanlar bulunduğunu ifade eden Arınç, ''Türkiye bunların ayakları üzerinde duruyor. Toplum bu yüzden sosyal patlamalara gitmiyor. Toplumda nifak ve fesat bu yüzden gerekli zemini bulamıyor. Çünkü yoksullara yardım etmezseniz insanlar insanın kurdu olur. Eskiden bize öğrettikleri, insanın insanın kurdu olması gerçekleşir'' dedi.
Yıllar önce Arjantin'de yaşanan ekonomik kriz sonrasında insanların her şeyi yağmaladığını ve birbirlerine saldırdığını hatırlatan Bülent Arınç, Türkiye'nin de 2000'li yılların başında ekonomik kriz yaşadığını ancak Arjantin gibi yapmadığını söyledi. Türk insanının yoksulları gözettiğini belirten Arınç, bu dayanışmanın önemine işaret etti. Toplumu ayakta tutan dinamiklerden birisinin yardımseverlik olduğuna dikkati çeken Arınç, bu konuda hadislerden örnekler verdi. Komşuluk ilişkilerinin önemine
değinen Arınç, eskiden kerpiç evlerde, komşuluk ilişkilerinin çok yakın olduğu bir toplum hayatında yaşadıklarını söyledi. Arınç, sadaka, nafaka ve yoksulları gözetmenin önemine değinerek, herkesin yaralarını sarmanın, eksiğini tamamlamanın hem inancın hem de sosyal hayatın gerekliliği olduğunu kaydetti.
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'nun önemine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Arınç, bu kuruluşun çok hayırlı hizmetlerde bulunduğunu belirtti. Bunun dışında pek çok vakıf ve derneğin yoksullara yardım ettiğini söyleyen Arınç, ''Bu el elelik, birliktelik Türkiye'yi ayağa kaldırıyor. Türkiye'de sosyal patlamalar olmuyor, herkes silahını alıp birisinin kafasına dayamıyor. Herkes birbirinin malına belki kötü gözle bakmıyor. Herkes birbirinin yaşantısına
düşmanca, nefretle bakmıyor. Bunun sebebi hayırseverlik ve yardımseverlik duygularıdır'' diye konuştu.

"MECLİS BAŞKANLIĞIMDA HAFİYE GİBİ DOLAŞTIM"
TBMM Başkanlığı yaptığı dönemde tasarruf için bir dizi önlem aldırdığını hatırlatan Arınç, bu konuda yapılan tasarrufla ''zarardan önemli ölçüde kar elde edildiğini'' ifade etti. Meclis başkanlığı yaptığı sırada eşi Münevver Arınç'la gıda paketleri dağıtmayı düşündüğünü, Mamak'ın en fakir mahallelerine gittiklerini söyleyen Arınç, gördükleri karşısında çok duygulandığını dile getirdi. Bakan Arınç, fakirlerin sofralarına konuk olmanın önemine işaret ederek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın her fırsatta,
özellikle Ramazan aylarında kendilerine bu ziyaretleri gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunduğunu hatırlattı. Arınç, ''Bunu birkaç defa yaptım, arkasını getiremedim. Çünkü o perişanlığı, o sefaleti görünce iftarlık adına sofraya konulan fakir yemeklerini görünce inanın nutkum tutuldu'' diye konuştu.
Bunların toplumun gerçekleri olduğunu, bu gerçeklerin yaşanması halinde israf edilmeyeceğini kaydeden Arınç, şöyle konuştu:
''Bu gerçekleri yaşarsanız bir defa israf etmezsiniz, ikincisi de mutlaka yardımcı olursunuz. Devletin içinde bulunduğu israfı ortadan kaldırsanız vergi almaya gerek kalmaz vatandaştan. Öylesine israf var. Meclis başkanlığımda hafiye gibi dolaşmaya başladım. Bembeyaz kağıtlar çöpe atılıyor. Lise hayatımızda ön tarafı dolu kağıdın arka tarafını değerlendirmeye gayret ederdik. O A4 kağıtları çöp sepetlerine atılıyor. Her yerde ışıklar yanıyor. Aydınlanır, işin bitince kapatırsın. Su israfı var, kalem israfı
var, dosya israfı var. Aldığımız tedbirlerle bir yılda 300 milyar lira kar ettik. Zarardan kar. Bu bütün hayatımıza bakarsanız, bir restoranda yemek yiyen insan aslında bir köyün bir yıllık gelirine eşit masraf yapıyor. 300-500 milyon, 1 milyar ile masadan kalkılmıyor Türkiye'nin bazı restoranlarında, bazı otellerinde. Yenilip içildiği için değil sadece bir damla alınıyor, sonra atılıyor. Şimdi gıda bankası kuruldu ve İsrafı Önleme Vakfı da güzel çalışmalar yapıyor. Bunlara dikkat etmemiz lazım. Kendi
hayatımızdan devlet hayatına, sosyal hayata kadar israfı önleyebilirsek çok güzel şeyler olacak, vergi almaya bile gerek kalmayacak. Bu israfa harcadığımız parayı toplum yararına harcamaya başlasak, bu daha fazla okul, hastane, daha fazla fakire yardım demektir ama onlara vereceğimiz yere onları çöp sepetine atabilecek durumdayız. İsrafı önlersek güzel şeyler olacak.''
YOYAV Başkanı İbrahim Ateş de konuşmasında yardımseverliğin önemine değindi. Ateş, daha sonra,''Yılın Yoksul Babası'' ödülünü Başbakan Yardımcısı Arınç'a verdi.
(DUY-CC-Y)