Mersin, Vergi Tahsilatında 2. Sırada
Mersin Vergi Dairesi Başkanvekili Serdar Aksoy, 2009 yılında dış ticaretten alınan vergiler tenzil edildikten sonra tahsilat oranındaki artış, Türkiye ortalaması yüzde 6
Mersin Vergi Dairesi Başkanvekili Serdar Aksoy, 2009 yılında dış ticaretten alınan vergiler tenzil edildikten sonra tahsilat oranındaki artış, Türkiye ortalaması yüzde 6.2 iken Mersin'de yüzde 12 olarak gerçekleştiğini söyledi.
Aksoy, Vergi Haftası nedeniyle düzenlediği toplantı sonrası İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Mersin denince akla hemen gümrük gelirlerinin geldiğini belirterek, "Oysa biz performanslarımızı ölçerken özellikle dış ticaretten alınan vergileri çok dikkate almıyoruz. Çünkü dış ticaretten alınan vergiler, neticede ithalattan alınan vergilerdir. Gümrük vergileri, dış ticaretten alınan vergilerin yekününü oluşturuyor" dedi.
2009 yılında dış ticaretten alınan vergiler tenzil edildiğinde, tahsilat oranındaki artışta Türkiye ortalaması yüzde 6.2 iken, bu oranın Mersin'de yüzde 12 olarak gerçekleştiğini vurgulayan Aksoy, "Tahakkuk tahsilat oranı ise yüzde 98'dir. Bu sonuçla Mersin, Vergi Dairesi Başkanlıkları içinde kaynak tabanlı tahsilat performansında şu anda Türkiye ikincisi durumundadır. Yine tahakkuk büyüklüğünde Mersin 4. sıradadır, tahsilat büyüklüğünde ise 6. sıradadır. 2009'da, gümrük vergileri tenzil ettikten sonra kalan vergi performansımız 2007 rakamlarının üzerinde gerçekleşmiştir. Reel sektör olarak bir takım olumsuzluklar olabilir ama bizim Mersin olarak en büyük avantajımız, ekonomik yapı olarak homojen bir yapıya sahip olmayışımızdır. Örneğin bazı iller otomobil ya da tekstil ağırlıklıdır. O iller hemen ekonomiden etkilenir ama Mersin öyle değil" diye konuştu.
2010'nun, 2009'dan daha iyi olacağına inandığını ifade eden Aksoy, Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 958 personelle hizmet vermeye devam ettiğini dile getirerek, "Bu arkadaşlarımız hangi konumda olursa olsun, görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bizim mesai mefhumumuz yok, 24 saat esasına uygun olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.
Artık mükelleflerde belge pazarlığı, kayıtdışı çalışma, gelirlerin bir kısmını gizleme gibi bir düşünce olmadığını belirten Aksoy, şöyle devam etti; "Mükellef artık, 'Biz daha rekabetçi olabilmek için belgeli çalışırız, kayıtlı çalışırız' diyor. Çünkü ticaretin temsili noktasında bu önemli. Vergi Daireleri'nin her işletmenin başına bir kontrol memuru verme lüksü yoktur. Teknoloji devrindeyiz artık. Beyannamelerin yüzde 99'u elektronik ortamda veriliyor, tahsilatların yüzde 87'si şu anda bankalar kanalı ile yapılıyor. Bu oran gün geçtikçe daha da yükseliyor. Biz ne kadar çok teknolojiyi kullanırsak, kendi personelimizi fonksiyonel anlamda ne kadar etkin ve yetkin hale getirirsek, bürokrasiyi de o kadar azaltırız ve özellikle faal mükellefler üzerinde daha etkin bir denetimle haksız rekabeti gidermiş oluruz. Çünkü bizim amacımız ağacı görmek değil, ormanı görmektir. Tek başına içinde bulunduğumuz dönemin denetlenmesi değil, bunu uzun vadeye yaymak."
Aksoy, Vergi Haftası nedeniyle düzenlediği toplantı sonrası İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Mersin denince akla hemen gümrük gelirlerinin geldiğini belirterek, "Oysa biz performanslarımızı ölçerken özellikle dış ticaretten alınan vergileri çok dikkate almıyoruz. Çünkü dış ticaretten alınan vergiler, neticede ithalattan alınan vergilerdir. Gümrük vergileri, dış ticaretten alınan vergilerin yekününü oluşturuyor" dedi.
2009 yılında dış ticaretten alınan vergiler tenzil edildiğinde, tahsilat oranındaki artışta Türkiye ortalaması yüzde 6.2 iken, bu oranın Mersin'de yüzde 12 olarak gerçekleştiğini vurgulayan Aksoy, "Tahakkuk tahsilat oranı ise yüzde 98'dir. Bu sonuçla Mersin, Vergi Dairesi Başkanlıkları içinde kaynak tabanlı tahsilat performansında şu anda Türkiye ikincisi durumundadır. Yine tahakkuk büyüklüğünde Mersin 4. sıradadır, tahsilat büyüklüğünde ise 6. sıradadır. 2009'da, gümrük vergileri tenzil ettikten sonra kalan vergi performansımız 2007 rakamlarının üzerinde gerçekleşmiştir. Reel sektör olarak bir takım olumsuzluklar olabilir ama bizim Mersin olarak en büyük avantajımız, ekonomik yapı olarak homojen bir yapıya sahip olmayışımızdır. Örneğin bazı iller otomobil ya da tekstil ağırlıklıdır. O iller hemen ekonomiden etkilenir ama Mersin öyle değil" diye konuştu.
2010'nun, 2009'dan daha iyi olacağına inandığını ifade eden Aksoy, Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 958 personelle hizmet vermeye devam ettiğini dile getirerek, "Bu arkadaşlarımız hangi konumda olursa olsun, görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar. Bizim mesai mefhumumuz yok, 24 saat esasına uygun olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.
Artık mükelleflerde belge pazarlığı, kayıtdışı çalışma, gelirlerin bir kısmını gizleme gibi bir düşünce olmadığını belirten Aksoy, şöyle devam etti; "Mükellef artık, 'Biz daha rekabetçi olabilmek için belgeli çalışırız, kayıtlı çalışırız' diyor. Çünkü ticaretin temsili noktasında bu önemli. Vergi Daireleri'nin her işletmenin başına bir kontrol memuru verme lüksü yoktur. Teknoloji devrindeyiz artık. Beyannamelerin yüzde 99'u elektronik ortamda veriliyor, tahsilatların yüzde 87'si şu anda bankalar kanalı ile yapılıyor. Bu oran gün geçtikçe daha da yükseliyor. Biz ne kadar çok teknolojiyi kullanırsak, kendi personelimizi fonksiyonel anlamda ne kadar etkin ve yetkin hale getirirsek, bürokrasiyi de o kadar azaltırız ve özellikle faal mükellefler üzerinde daha etkin bir denetimle haksız rekabeti gidermiş oluruz. Çünkü bizim amacımız ağacı görmek değil, ormanı görmektir. Tek başına içinde bulunduğumuz dönemin denetlenmesi değil, bunu uzun vadeye yaymak."
