'Yeşil'i Gördüğünü İddia Eden Aksu, Karşılaşma Anını Anlattı
'Yeşil' kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım ile 7 yıl önce Muğla'da karşılaştıklarını ileri süren Büyük Birlik Partisi (BBP) İzmir Torbalı İlçe Başkanı Osman Aksu, "Bana Osman Hoca diye hitap etti
'Yeşil' kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım ile 7 yıl önce Muğla'da karşılaştıklarını ileri süren Büyük Birlik Partisi (BBP) İzmir Torbalı İlçe Başkanı Osman Aksu, "Bana Osman Hoca diye hitap etti. Ben de sen Mahmut Yıldırım mısın diye sordum" dedi.
1996 yılında Türkiye gündeminde Susurluk kazası olarak yer edinen haberlerde kod adı Yeşil olarak bilinen Mahmut Yıldırım ile Muğla'da görüştüklerini iddia eden BBP'li İzmir Torbalı ilçe Başkanı Osman Aksu, konuyla ilgili çıkan haberlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Başkan Aksu, öğretmenlikten emekli olduktan sonra 2003 yılında Haziran ayının ilk haftasında tatile gittiği Marmaris'te Yeşil'i gördüğünü öne sürdüğü anı şöyle anlattı:
"Sene 1975. Sivas'ın merkez bir köyünde öğretmenlik yapıyordum, Güz zamanı idi. Öğrencilerimin kitaplarını almak için şehre gittim. O dönemde siyasi fikir çatışmaları çok yoğundu. Kitaplarımı aldıktan sonra bir otobüs şirketinin kafeteryasında öğretmen arkadaşlarım ile selamlaşırken oradan geçen biri 'Bu mu faşist Erzurumlu' dedi. Kolumdan tuttu. O sırada 5-6 kişi olup beni dışarı çıkardılar. O esnada bana vurdular. Bir yaşlı amca ile bir delikanlı araya girdi. Bu genç arkadaş beni aldı, kahvehaneye
oturduk. Kısaca sohbet ettik. Adımı söyledim. O da kendisini Mahmut Yıldırım diye tanıttı. 23-24 yaşlarındaydık. Beni feci bir dayaktan kurtardığı için ben de bir insan olarak o zamanlar kendisine minnet borcu duyuyordum. Maaşımı almak için şehre gittiğim zamanlar da denk gelirsek onun oturduğu kahvehaneye gider sohbet ederdik."
"ÜLKÜ OCAKLARINA BİRLİKTE GİTTİĞİMİZ HABERLERİ DOĞRU DEĞİL"
Başkan Aksu, Yeşil ile birlikte Ülkü Ocaklarına gittiğine ilişkin haberlerin doğru olmadığını söyleyerek, "Ben Ülkü Ocaklarına gidiyordum. Ama Mahmut Yıldırım Ülkü Ocaklarının yanındaki kıraathanede bulunurdu. Ülkü Ocaklarına beraber gittiğimiz, 2 yıllık bir arkadaşlığımız gibi iddialar var. Bu iddialar gerçek değil. Ben maaş almak için şehre gittiğim zamanlarda orda ise kendisi ile sohbet ediyorduk. Tanışıklığımız bundan ibaret. Daha sonra 2003 yılında öğretmenlikten emekli olduktan sonra Haziran ayında
tatile gitmek için birkaç günlüğüne Marmaris, Bodrum taraflarına gitmek istedim. Daha sonra Marmaris'te gezerken bahçeli bir kafede oturdum. Bana uzak bir masada birkaç kişi oturuyordu. O oturanlardan birisi, bana gözlerini kısarak baktı ve gülümsedi. Sonra yanındaki delikanlı kulağına bir şeyler söyledi. Yanına gittim ve 'Hayırdır beyefendi beni birine mi benzettiniz, yoksa tanışıyor muyuz' diye sordum. Bana 'Öğretmen misin' diye sordu. 'Evet' dedim. 'Sivas'ta bulundun mu' dedi. Ben de 'Evet' dedim.
'Tanıdım seni Osman Hoca' dedi. Ben de teklif beklemeden masalarına oturdum. Sohbet esnasında 'Siz Mahmut Yıldırım Bey misiniz' diye sorduğumda bana dizime dokunarak 'İnsan insana benzer" diye cevap verdi. Ancak ben onun 1975 yılında tanıdığım Mahmut Yıldırım olduğundan emindim. Yine sohbet esnasında 'Mahmut Bey' diye hitap ettiğimde bu defa eli ile omuzlarımı sıkarak 'İnsan insana benzer diye dedik ya' şeklinde daha sert bir ifadede bulundu. Daha sonra yanındaki genç bir delikanlıya 'Vaktimiz var mı'
diye soru sordu. O delikanlı da 'Uygun görürseniz gidelim' dedi. Ve Mahmut Yıldırım bana dönerek, 'Benim yatta bir işim var, gitmek zorundayım. Kendine iyi bak Osman Hoca' dedi ve gitti. Ben kendisi ile yatta görüşmedim. Tesadüf bir karşılaşma oldu. Ve beni tanıyan O idi, ben değil" ifadelerini kaydetti.
"DERİN DEVLET İŞLERİNE BULAŞTIĞINI ARKADAŞLARINDAN ÖĞRENDİM"
Mahmut Yıldırım'ı kod adı 'Yeşil' olarak tanımadığını sadece adı ve soyadı ile tanıdığını belirten Osman Aksu, Yıldırım'ın MİT'e girdiğini ve derin devlet işlerinde bulunduğunu yakın arkadaşlarından öğrendiğini sözlerine ekledi.
1996 yılında Türkiye gündeminde Susurluk kazası olarak yer edinen haberlerde kod adı Yeşil olarak bilinen Mahmut Yıldırım ile Muğla'da görüştüklerini iddia eden BBP'li İzmir Torbalı ilçe Başkanı Osman Aksu, konuyla ilgili çıkan haberlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Başkan Aksu, öğretmenlikten emekli olduktan sonra 2003 yılında Haziran ayının ilk haftasında tatile gittiği Marmaris'te Yeşil'i gördüğünü öne sürdüğü anı şöyle anlattı:
"Sene 1975. Sivas'ın merkez bir köyünde öğretmenlik yapıyordum, Güz zamanı idi. Öğrencilerimin kitaplarını almak için şehre gittim. O dönemde siyasi fikir çatışmaları çok yoğundu. Kitaplarımı aldıktan sonra bir otobüs şirketinin kafeteryasında öğretmen arkadaşlarım ile selamlaşırken oradan geçen biri 'Bu mu faşist Erzurumlu' dedi. Kolumdan tuttu. O sırada 5-6 kişi olup beni dışarı çıkardılar. O esnada bana vurdular. Bir yaşlı amca ile bir delikanlı araya girdi. Bu genç arkadaş beni aldı, kahvehaneye
oturduk. Kısaca sohbet ettik. Adımı söyledim. O da kendisini Mahmut Yıldırım diye tanıttı. 23-24 yaşlarındaydık. Beni feci bir dayaktan kurtardığı için ben de bir insan olarak o zamanlar kendisine minnet borcu duyuyordum. Maaşımı almak için şehre gittiğim zamanlar da denk gelirsek onun oturduğu kahvehaneye gider sohbet ederdik."
"ÜLKÜ OCAKLARINA BİRLİKTE GİTTİĞİMİZ HABERLERİ DOĞRU DEĞİL"
Başkan Aksu, Yeşil ile birlikte Ülkü Ocaklarına gittiğine ilişkin haberlerin doğru olmadığını söyleyerek, "Ben Ülkü Ocaklarına gidiyordum. Ama Mahmut Yıldırım Ülkü Ocaklarının yanındaki kıraathanede bulunurdu. Ülkü Ocaklarına beraber gittiğimiz, 2 yıllık bir arkadaşlığımız gibi iddialar var. Bu iddialar gerçek değil. Ben maaş almak için şehre gittiğim zamanlarda orda ise kendisi ile sohbet ediyorduk. Tanışıklığımız bundan ibaret. Daha sonra 2003 yılında öğretmenlikten emekli olduktan sonra Haziran ayında
tatile gitmek için birkaç günlüğüne Marmaris, Bodrum taraflarına gitmek istedim. Daha sonra Marmaris'te gezerken bahçeli bir kafede oturdum. Bana uzak bir masada birkaç kişi oturuyordu. O oturanlardan birisi, bana gözlerini kısarak baktı ve gülümsedi. Sonra yanındaki delikanlı kulağına bir şeyler söyledi. Yanına gittim ve 'Hayırdır beyefendi beni birine mi benzettiniz, yoksa tanışıyor muyuz' diye sordum. Bana 'Öğretmen misin' diye sordu. 'Evet' dedim. 'Sivas'ta bulundun mu' dedi. Ben de 'Evet' dedim.
'Tanıdım seni Osman Hoca' dedi. Ben de teklif beklemeden masalarına oturdum. Sohbet esnasında 'Siz Mahmut Yıldırım Bey misiniz' diye sorduğumda bana dizime dokunarak 'İnsan insana benzer" diye cevap verdi. Ancak ben onun 1975 yılında tanıdığım Mahmut Yıldırım olduğundan emindim. Yine sohbet esnasında 'Mahmut Bey' diye hitap ettiğimde bu defa eli ile omuzlarımı sıkarak 'İnsan insana benzer diye dedik ya' şeklinde daha sert bir ifadede bulundu. Daha sonra yanındaki genç bir delikanlıya 'Vaktimiz var mı'
diye soru sordu. O delikanlı da 'Uygun görürseniz gidelim' dedi. Ve Mahmut Yıldırım bana dönerek, 'Benim yatta bir işim var, gitmek zorundayım. Kendine iyi bak Osman Hoca' dedi ve gitti. Ben kendisi ile yatta görüşmedim. Tesadüf bir karşılaşma oldu. Ve beni tanıyan O idi, ben değil" ifadelerini kaydetti.
"DERİN DEVLET İŞLERİNE BULAŞTIĞINI ARKADAŞLARINDAN ÖĞRENDİM"
Mahmut Yıldırım'ı kod adı 'Yeşil' olarak tanımadığını sadece adı ve soyadı ile tanıdığını belirten Osman Aksu, Yıldırım'ın MİT'e girdiğini ve derin devlet işlerinde bulunduğunu yakın arkadaşlarından öğrendiğini sözlerine ekledi.
