Danıştay Sanığı Osman Yıldırım, Bombaları Aldığı Evi Tespit Edemedi

Danıştay saldırısı sanıklarından Osman Yıldırım, Cumhuriyet gazetesine atılan el bombalarını aldığı adresleri göstermesi için bugün Ataşehir'e getirildi

Danıştay saldırısı sanıklarından Osman Yıldırım, Cumhuriyet gazetesine atılan el bombalarını aldığı adresleri göstermesi için bugün Ataşehir'e getirildi. Yaklaşık üç saat süren yer göstermede Yıldırım'ın bahsettiği adresi hatırlamadığı öne sürüldü. Basın mensuplarına açıklama yapan Ergenekon sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün kızı ve aynı zamanda avukatı olan Zeynep Küçük, "Osman Yıldırım'ın evleri tespit edemediği şeklinde tutanak düzenlenmiştir" dedi.
Keşif yapılması planlanan adreslerde sabah saatlerinde çevik kuvvet ve polis ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Keşif için getirilen Osman Yıldırım yoğun güvenlik önlemleri altında Ataşehir'de cezaevi aracından indirilip sivil bir polis otosuna bindirildi. Buradan Yıldırım keşif yapılacak adrese doğru götürülürken polis basın araçlarının önünü keserek takip edilmesini engelledi. Yaklaşık iki saatten fazla bir süre boyunca Osman Yıldırım'ın polislere adres tarifi yaptığı ancak kesin olarak bir yer
gösteremediği öğrenildi. Saat 14.00 sıralarında ise Osman Yıldırım'ın Ataşehir'deki polis merkezi amirliğine getirildiği ve buradan cezaevi aracıyla tekrar cezaevine götürüldüğü öğrenildi.
Polis Merkezi önünde basın mensuplarına bir açıklama yapan tutuklu Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün kızı ve aynı zamanda avukatlığını yapan Zeynep Küçük, Osman Yıldırım'ın boşu boşuna polisi ve kendilerini dolandırdığını, bombaları aldığını söylediği adresleri hatırlayamadığını iddia etti. Zeynep Küçük, "Osman Yıldırım'ın iddiası ve talebi üzerine mahkeme tarafından sözde iddia ettiği bombaları aldığı evi göstermeye gelindi. Bunun üzerine bir keşif yaptık. Osman Yıldırım iddia ettiği evi
gösteremediği gibi, ikinci bir ev iddia etti ama orayı da gösteremedi. Osman Yıldırım, bugün sadece Alpaslan Arslan'dan bombaları aldıktan sonra taksiye binerek evine gittiğini iddia ettiği durağı gösterdi. Bunun haricinde keşif yapılamadı. Osman Yıldırım iki evi ne gösterebildi ne de tarif edebildi. Osman Yıldırım'ın evleri tespit edemediği şeklinde bir tutanak düzenlenmiştir, bu şekilde de kapatılmıştır" dedi.
Boşu boşuna dolaştıklarını söyleyen Zeynep Küçük, "Osman Yıldırım bizim kılavuzumuz olduğu için onun kılavuzluğunda bu keşfi yaptık. Osman Yıldırım hiçbir yere götürmedi, sadece, 'Ben bombaları aldıktan sonra arabayla beni bu taksi durağına götürdüler, ben taksiyle evime gittim' dedi. Nereyi dolaştığımızı bilmiyoruz, iki defa kaybolduk, tekrar sıfır noktasına döndük yine bulamadık. Osman Yıldırım, bu evleri gösteremedi, kafasından ikinci bir ev çıkardı, olmayan evin tespiti yapılamaz" şeklinde konuştu.
Küçük, Osman Yıldırım'ın psikolojik durumunun sağlıklı olmadığını da iddia ederek "Heyet raporuyla ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu hastalığının ispat edildiği bir kişilik. Bu kişi zaten yalancılık hastalığına muzdarip demektir" diye konuştu.
Avukat Vural Ergül ise, "Bugüne kadar, iki saat boyunca 60 km yol katettik bir emare dahi beyan edemedi. Bu adamın ağzından çıkan söz üzerine içeride üç yıldır tutuklu bulunan onca şerefli Türk subayı, onca akademisyen, onca gazeteci, onca avukat var, takdir kamuoyunun" diye konuştu.

(HÖ-AS-EA-Y)