Köye kurulan müze ziyaretçi akınına uğruyor (Özel)

Konya'da bir köyde vatandaşların ellerinde bulunan tarihi eserleri bağışlamasıyla kurulan müze çok sayıda kişi tarafından ziyaret ediliyor. Köy müzesi

Konya'da bir köyde vatandaşların ellerinde bulunan tarihi eserleri bağışlamasıyla kurulan müze çok sayıda kişi tarafından ziyaret ediliyor. Köy müzesinde tarım aletlerinden su testilerine, el yazması Kur'an ve risalelerden madeni paralara ve gayri müslimlere ait mezar taşlarına kadar 500'ü aşkın eser bulunuyor.

Konya merkez Meram ilçesine bağlı Yatağan köyü halkı, yıllardır evlerinde muhafaza ettikleri tarihi değerdeki eserleri bir araya getirerek köye müze kazandırdı. 1930'lu yıllarda köy mektebi olarak kullanılan üç katlı tarihi binayı restore eden Yatağan sakinleri, köyün kurucusu Şeyh Ahmedi Mürsel'in adını verdikleri müzede yöreye ait 500'ün üzerinde eseri bir araya getirdi. Aralarında 600 yıllık savaş mızraklarından Alp Eren'lerin kullandığı savaş loputlarına, 250 yıllık el yazması Kur'an-ı Kerim'lerden, ilkel tarım aletlerine, 150 yıllık düğün aynalarından, gazlambalarına ve ilk telefona kadar yüzlerce eser yer alıyor. Köy müzesi Yatağan ve civarının tarihine ve kültürüne ışık tutuyor.

Müzenin kurulmasında önemli rol oynayan köy sakinlerinden emekli eğitimci Süleyman Doğdu, yöre halkından yıllar boyunca topladıkları yüzlerce eseri gelecek nesillere aktarmak için müzeye kazandırdıklarının altını çizdi. Aralarında harf inkilabı yapıldıktan sonra ilk okuma yazma öğrenen öğrencilerin hatıralarının da bulunduğu eserlerin yer aldığı bilgisini veren Süleyman Doğdu, "Müzeyi duyan, aralarında kaymakam ve valilerin de bulunduğu onlarca kişi ziyarete geliyor. Bize müzeyi Konya'ya taşımamız için bina tahsis edildiği halde kabul etmedik. Önemli olan tarihi değeri olan bu eserlerin köyümüzde sergilenmesi. Çünkü bu eserler bu köylerde bulundu. O yüzden biz müzemizin tanıtımını yapmayı planlıyoruz. Şu an müze ve köyümüz ile ilgili broşürler hazırlıyoruz. Hem köyümüzü tanıtmak hem de daha çok turist ağırlamak istiyoruz." şeklinde konuştu.

Köyde açılan ilk köy mektebinde 70 yıl önce 3 yıl eğitim gören 78 yaşındaki Veysel Şanlı ise oturduğu sıranın müzede saklanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Şanlı, o dönemde okuyan arkadaşlarının hatıralarının yer aldığı not defterini gördükçe duygulandığını söyleyen Veysel Şanlı, "Bu müzeyi sık sık ziyaret ediyorum. Çünkü burada benim çocukluk anılarım var. Bir asker arkadaşımızın anıları, harf inkilabının ardından yazılan ilk eserler burada korunuyor. Müzeye sık sık giderek anılarımı tazeliyorum. O günleri tekrar yaşıyorum. Emeği geçenlere ve öncülük edenlere teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Köy Muhtarı Osman Bağrıaçık müzenin 2000 yılında tamamlanarak hizmete girdiğini ve bugüne kadar onlarca kişi tarafından ziyaret edildiğini ifade etti. Muhtar Bağrıaçık müze fikrinin, köyün kurucusu Şeyh Ahmed Mürsel'in türbesinde bulunan 700 yıllık mızrak, loput ve diğer hatıralarının korunması gerektiğini belirten bir valinin sözleri üzerine çıktığını söyledi. 1930'lu yıllarda köy okulu olarak kullanılan, daha sonra köy muhtarlığına çevrilen üç katlı binanın köy halkının katkısıyla restore edildiği bilgisini veren Osman Bağrıaçık, "Köyümüzde 700 yıl önce yaşamış bir Alperenin kabri var. Aynı zamanda köyümüzün de kurucusu. O dönemden kalma savaş aletleri, Kur'anlar, tesbihler var. Bir valimiz köyümüzü ziyaretinde bize bu eserleri iyi muhafaza etmemizi söyledi. Bunun üzerine biz de köye bir müze kurma kararı aldık. Tüm halk ve civar köylerden tarihi değerdeki tüm eserleri bu müzeye taşıdık. Eserlerin üzerine sahiplerinin ismini yazdık." şeklinde bilgi verdi.

Köydeki tarihi eserlerin hırsızların da iştahını kabarttığını anımsatan muhtar Bağrıaçık, zaman zaman hırsızların müzeyi soymaya kalktığını bildirdi. Hırsızlık olayı üzerine eserlerin korunması için müzeye güvenlik kamerası ve alarm taktıklarını anlatan muhtar önümüzdeki günlerde de iki adet güvenlik görevlisi alacaklarını duyurdu.