Kırıkhanlı iki kardeş 'vatansız' olarak ölmek istemiyor
Recep ve Mehmet Çember kardeşler, Suriye'den kaçarak Türkiye'de evlenen, ancak halen Suriye'deki kayıtlarda bekar olarak gözüken anne ve babaları nede
Suriye'den sevdiği kızı Esme'yi 1944 yılında kaçırarak Hatay'ın Kırıkhan ilçesine bağlı Başpınar köyünde yuva kuran İbrahim Çember, doğan çocuklarına bir vatandaşlık hakkı verilmesi için 1963 yılında köy muhtarına başvurdu. Hatay'ın anavatana katılışının hemen ardından gerçekleştirilen nüfus sayımında adını yazdırmadığı için İbrahim Çember'in çocuklarından Mehmet Çember'e Reyhanlı'da bulunan bir mahalleden "Güler" soyadıyla bir nüfus cüzdanı düzenlendi. 1965 yılında aldığı nüfus cüzdanı ile 1967 yılında askere giden ve 1968 yılında vatani görevini tamamlayıp tekrar Başpınar köyüne dönen Mehmet Güler (66) (Çember) burada uzun yıllar köyün bakkalı olarak çalıştı. Düzenli olarak Bağ-Kur primlerini de ödedi.
1955 yılında dünyaya gelen Recep Çember (55) ise abisi gibi "Güler" soyadına düzenlenen nüfus cüzdanı ile ilk, orta ve liseyi tamamlayarak girdiği sınavda meslek lisesini yüksek bir puan alarak kazandı.
Ancak 1974 yılında Mehmet ve Recep Güler (Çember) kardeşlere bakanlıktan gönderilen yazıyla iki kardeşin "Haymatlos" yani vatansız oldukları bildirildi. Aldıkları yazı ile adeta hayatlarının karardığını gözyaşlarıyla aktaran Recep Çember, imam nikahı ile evlendiği eşinden olan 7 çocuğunun babası olduğunu bile ispat edememenin acısını yaşadığını söyledi. 1974 yılında bakanlık kararı ile iptal edilen nüfus cüzdanlarının yerine kendilerine devlet tarafından verilen Yabancılara Mahsus İkamet Teskeresi ile yaşamak zorunda bırakıldıklarını söyleyen Recep Güler (Çember), "Annem ve babam kaçarak Türkiye'de evlendiklerinden Suriye'de halen bekar görülüyorlar. Annem ve babam sağken defalarca Suriye makamlarına nüfus bilgilerinin Türkiye'ye gönderilmesi için başvurduk. Ama sonuç alamadık. Ben ve kardeşlerim Çember soyadını taşımak istiyorduk. Ancak Suriye'de evli gözükmeyen annem ve babam nedeniyle buna sahip olamadık. Türk makamlarınca zamanında bize Güler soyadıyla birer nüfus cüzdanı verildi. Abim o nüfus cüzdanıyla 24 ay askerliğini dahi yaptı. Ben her sabah andımızı okuyarak, ay yıldızlı bayrağı göndere çekerek okudum. Liseye kadar geldim ve yüksek bir puanla meslek okulunu dahi kazandım. Ancak o bakanlık kararı hepimizin hayatını karattı. Tüm haklarımız elimizden alındı." şekline konuştu.
TAŞIDIKLARI KART HİÇBİR HAK VERMİYOR
Ellerinden alınan TC kimliklerinin yerine üzerinde "Haymatlos" yani vatansız yazan kimlik kartlarıyla yaşamak zorunda kalan Mehmet ve Recep Çember kardeşler yıllardır sürdürdükleri mücadeleden yorulduklarını belirtti. Taşıdıkları kimlik kartının kendilerine herhangi bir hak vermediğini gözyaşlarıyla anlatan Recep Çember şunları söyledi: "5'i erkek 7 çocuğum var. Ancak çocuklarıma kendi soyadını verebilmeyi başaramayan bir baba olmanın burukluğunu yaşıyorum. Çocuklarım eşimle kıydığımız resmi nikah sayesinde devletin verdiği hakla annelerinin soyadını taşıyor. Bir oğlum Kahramanmaraş'ta polis olarak görev yaparken diğer kızım Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde sınıf öğretmenliği son sınıfta okuyor. Çember soyadını taşıyamıyorlar, çünkü çocuklarım annelerinin soyadı olan Kurdoğlu soyadını taşıyor. Ne büyük acıdır bu. Kendi çocuğunuzun babası olduğunuzu belgeleyememek, soyadınızı verememek. Yıllarca baş koyduğunuz bu vatan topraklarına vatansız olarak anılmak. Çok acı geliyor, çok acı."
Gözyaşlarını abisi Mehmet Çember'in tedavisini yürütemedikleri için daha da artıran Recep Çember "Ağabeyim 24 ay askerlik yaptı. Bu vatanın bir evladı olarak askerliğini yaptıktan sonra işyeri açtı. Devlete Bağ-Kur primi ödedi. 1974 yılında gelen vatansızsınız kararından sonra ise ağabeyim adeta yıkıldı. Vücudunun her yerinde urlar ve tümörler çıktı. TC vatandaşı olduğumuzu ispatlayamadığımız için ne doktora gidebiliyoruz ne de ağabeyime bir ilaç alabiliyoruz. Ayağındaki tümör artık onu yürütmez oldu. Acı çekiyor. Hastaneye gidiyoruz ölüm size hak ama tedavi edemeyiz diyorlar. Ne oy kullanabiliyoruz, ne Türkiye'den bir adım atabiliyoruz. Ne yeşil kart alabiliyoruz ne de baba olduğumuzu ispat edebiliyoruz. Göz göre göre vatansız sıfatıyla ölmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Hükümetin bazı sporculara tanıdığı hakları da bildiklerini ve televizyonlardan izlediklerine vurgu yapan Recep Çember "İki taşı indiriyorlar kaldırıyorlar şöhret oluyorlar. Onlara TC vatandaşlığı hakkını törenlerle veriyorlar. Bu dağlarda gezen, bu ülkenin evlatlarına kurşun sıkan o teröristlerin bile nüfus cüzdanlarının olmasını bilmek acı veriyor bana ve ağabeyime. Ağabeyim bu ülke topraklarını 24 ay asker olarak bekledi. Benim bir oğlum güvenlik güçlerine katıldı. Diğer çocuğum bilgili vatan evlatları yetiştirmek için öğretmen olacak. Biz bütün bunları başardık. Şimdi istesinler bu vatanı savunmak için koşa koşa askere gideriz. Biz hak etmedik mi şimdi Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığını?" diye sordu.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslenen Çember, "Benim ve ağabeyimin bu vatansızlık sıfatını ne olur yardım edin kaldırsınlar. Tek sorun annemin ve babamın Suriye'de bekâr olarak görülmesi. O kayıtlar evliye çevrilse ben de ağabeyim de onları evlatları olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hakkını elde edebiliriz." dedi.
66 yıllık hayatının en acı günlerini yaşadığını ifade eden Mehmet Çember ise "Bakışların ne işiniz var burada şeklinde olması artık canımı yakıyor. Bu vatan topraklarında doğdum ben. Ama bir ilaç dahi alamıyorum. Bir vatanın yok diyorlar. Benim vatanım bu topraklar. Vücudumu saran tümörlerden çok vatansızlık öldürecek beni, buna artık eminim." diye konuştu.
