Tekstilde Türkiye Modasi Yükseliyor
Dünyanin önde gelen tekstil, kumas, aksesuar ve moda fuarlarindan Texworld Evolution, Fransa’nin baskenti Paris’te bugün kapilarini açti. Fuara bu yil 97 Türk firmasi katiliyor. Türkiye böylece 19 ülke içinde fuarin ikinci büyük katilimci ülkesi oldu. Paris Expo Porte de Versailles Sergi Merkezi’nde düzenlenen fuari, 3 gün boyunca dört bir yanindan profesyonel ziyaretçilerin ziyaret etmesi bekleniyor.

Alicilar fuara ilkbahar-yaz 2025 koleksiyonlari için geldi
ITO Baskani Sekib Avdagiç, yaptigi açiklamada Texworld Paris’in moda endüstrisinden binlerce katilimciyi yilda iki kez Paris’te bir araya getirdigini söyledi.
Türkiye’nin moda endüstrisinin en önemli tedarik noktalari arasinda bulundugunu kaydeden Avdagiç, “Tekstilde Türkiye modasi yükseliyor. Paris’te Türk firmalarinin en yenilikçi ve kaliteli ürünlerini genis bir ürün yelpazesi ile sunmalarindan memnuniyet duyuyoruz.” dedi.
Avdagiç, Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatinin 2023 yilinda 11,6 milyar dolar oldugunu hatirlatti. Avdagiç, “Tekstil ve hammadde ihracatimizda 27 AB ülkesinin payi yüzde 40’a yakin. Tekstilde en önemli ilk üç pazarimiz ise Italya, Almanya ve ABD” bilgisini verdi.
Texworld Paris’in moda sektöründe Avrupa’nin önemli vitrinleri arasinda bulunduguna dikkati çeken Avdagiç, “Tekstil ve hazir giyim endüstrileri deger zincirinde yer alan Türk firmalari Avrupa moda sektöründe önemli bir rol oynuyor. Bugün bulundugumuz fuar da bu rolün altini çiziyor. Gerek ITO’nun düzenledigi Türkiye milli katilim alaninda gerekse fuara bireysel katilan Türk firmalari, ilkbahar-yaz 2025 koleksiyonlarini gelistirmek isteyen küresel alicilara, inovatif üretim uzmanligini sergiliyor.” diye konustu.
“Ayak uyduramayanlar, yaristan düsecek”
ITO Baskani Avdagiç, her sektörde oldugu gibi tekstil ve hazir giyim sektörlerinde markalasmanin önemine vurgu yapti. Avdagiç, “Markalasma ve katma degerli üretim, ihracatçimizin tek çikis yolu. Bizi en çok gururlandiran unsur, firmalarimizin katma deger üretebilme kabiliyetidir. Bütün kapasitemizi bu stratejiye yönlendirecegiz. Lojistik imkanimizi devreye alarak, nitelikli yatirimi ülkemize çekmeye odaklanmaliyiz. Çünkü içinde bulundugumuz yüzyilin en önemli özelligi, daima yenilikçilik, daima ileri teknoloji, daima yeni tasarimdir. Buna ayak uyduramayanlar, yaristan düsecek.” degerlendirmesinde bulundu.
Son yillarda dünyada öne çikan yesil tasarim konseptine de deginen Avdagiç, "Yesil tasarim bize tekstilde ve tüm sektörlerde sürdürülebilirligi mümkün kilacak bir bakis açisi kazandiriyor. Yesil tasarim ilkelerini uygulamayi seçen sirketler, atigi azaltmanin, kaynaklari yeniden kullanmanin, ürün ve malzemeleri geri dönüstürmenin yollarini bulabilirler" dedi.
"(Tekstil ihracatindaki düsüs) Maç devam ediyor, bu bir günlük olay degil, uzun vadeli bir strateji"
Tekstil ihracatindaki düsüse isaret eden Avdagiç, "Ocak ayinda da bir kayip var. Bu bir yerde duracak. Ihracata iliskin diger unsurlarin ihracatçilarin lehine dönmesi lazim" ifadelerini kullandi.
Kizildeniz’deki yasanan gerilimin özellikle tedarik kaynagi olarak Çin’i ve Uzak Dogu’yu önceliklendiren firmalar için sikinti olusturdugunu belirten Avdagiç, kalite, performans ve üretim anlaminda bugüne kadar çok iyi performans gösteren Türk firmalarinin tekrar hatirlanir oldugunu kaydetti.
Avdagiç, Türk ihracatçisinin maliyet baskisini hissetmeye devam ettiginin altini çizerek, "Bizim emek yogun sektörlerde rakiplerimize göre maliyetlerimiz daha yüksek. Bu bir realite ve bunu dikkate alarak daha kaliteli, katma degeri yüksek, çevreye duyarli ve teknolojik ürünler yapmaliyiz. Avrupa’nin en çok üzerinde durdugu konu geri dönüsüm. Yeni regülasyonlar da geliyor. Bu süreçlere rakiplerimiz adapte oluyor ama maç devam ediyor, bu bir günlük olay degil, uzun vadeli bir strateji. Üreticilerimiz de tüketim noktasina olan yakinliklarini dikkate alarak avantajlarini korumaya devam edecek. Bu uluslararasi fuarlar hem rakiplerini görme hem müsteri beklentilerini anlama açisindan önemli bir platform" seklinde konustu.
