Antalya Kaleiçi'nde 'Tarihi' Kirlilik

ANTALYA – Antalya’nin geçmisi 2 bin yila dayanan tarihi yerlesim yerlerinden olan Kaleiçi’nde bazi yapilarin duvarinda bulunan ve sprey boyalarla yazilan yazilar görüntü kirliligi olusturuyor.

Antalya Kaleiçi'nde 'Tarihi' Kirlilik
Helenistik Dönem’de, Bergamalilarin getirildigi yasamla baslayan ve Antalya’nin Muratpasa ilçesi sinirlari içerisinde yer alan deniz ve kara surlari tarafindan kusatilan Kaleiçi, içerisinde bulundurdugu sokaklari ve yapilari ile zengin bir tarih barindiriyor. Kaleiçi, Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirirken, eski evlerin önemi sadece mimari açidan degil, ayni zamanda insanlarin yasam sekli, davranislari, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararli bilgiler aktariyor.

1972 yilinda Antalya iç limani ve Kaleiçi semti, özgün dokusu nedeniyle "Gayrimenkul Eski Eserler ve Anitlar Yüksek Kurulu" tarafindan "sit bölgesi" olarak koruma altina alindiktan sonra Turizm Bakanligina, "Antalya- Kaleiçi Kompleksi" restorasyon çalismasindan dolayi 28 Nisan 1984’de FIJET (Uluslararasi Turizm Yazarlari Birligi) tarafindan Altin Elma Turizm Oskari ödülü verilmisti. Günümüzde Kaleiçi; otelleri, pansiyonlari, restoranlari ve barlari ile eglence merkezi haline gelmis durumda. Kaleiçi’nde bulunan yapilarin birçogunda bulunan boya ve yazilar ise tarihi sokaklari görüntü kirliligine çevirmis durumda. Dünyanin dört bir yanindan ziyaretçilerin akin ettigi Kaleiçi bölgesindeki yazilar ise görenleri adeta hayal kirikligina ugratiyor. Türkçe ve yabanci dillerde yazilan yazilarda kisaltmalar, lakaplar ve sahis isimleri bulunuyor.

Kaleiçi hakkinda

"Attalos yurdu" anlamina gelen Antalya, II. Attalos tarafindan kurulmustur. Bergama Kralligi’nin sona ermesiyle (M.Ö. 133) bir süre bagimsiz kalan kent, daha sonra korsanlarin eline geçmistir. M.Ö. 77’de Komutan Servilius Isauricus tarafindan Roma topraklarina katilmistir. M.Ö. 67’de Pompeius’un donanmasina üs olmustur. M.S. 130’da Hadrianus’un Attaleia’yi ziyaret etmesi sehrin gelismesini saglamistir. Bizans egemenligi sirasinda piskoposluk merkezi olan ismi görülen Attaleia, Türklerin eline geçtikten sonra büyük bir gelisme göstermistir. Modern sehir, antik yerlesmenin üzerine kuruldugundan, Antalya’da Antik Çag kalintilarina çok az rastlanmaktadir. Görülebilen kalintilarin ilki, Eski Liman olarak nitelenen liman mendireginin bir kismi ve limani çevreleyen surdur. Surlarin park disindaki kisminda restorasyonu yapilan Hadrian Kapisi, Antalya’nin en güzel antik eserlerinden biridir.

Kiremit çatili 3 bin ev

Kaleiçi, büyük bir bölümü yikilmis ve yok olmus at nali seklinde içten ve distan surlarla çevrilidir. Surlar; Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli devirlerinin ortak eseridir. Surlarin 80 burcu vardir. Surlarin içinde kiremit çatili 3 bin kadar ev bulunmaktadir. Evlerin karakteristik yapilari Antalya’nin sadece mimari tarihi hakkinda fikir vermekle kalmaz, ayni zamanda bölgedeki yasam tarzini, gelenek ve görenekleri de yansitir.
Kaynak: İHA