GMIS Heyeti Amasra'da Madencilerle Bulustu
Genel Maden Isçileri Sendikasi (GMIS) Genel Baskan Yardimcisi Isa Mutlu ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Taskömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesinde çalisan maden isçilerini ziyaret etti. Mutlu, maden kazasinda ihmali olanlarin en agir cezayi almasi için sorusturmayi yakindan takip ettiklerini söyledi.

GMIS Genel Baskan Yardimcisi Isa Mutlu ise, faciada hayatini kaybeden 42 maden isçisini anarak basladigi konusmasinda, “Hepinizi sendikamiz adina, genel baskanimiz adina, sahsim adina saygiyla, sevgiyle selamliyorum. Genel baskanimiz Avrupa’daki sendikalarin talebi üzerine burada yasanan faciayi anlatmak üzere yurt disinda. Kendisinin sizlere çok selami var. Öncelikle hepimizin basi sag olsun, hepimize geçmis olsun. 42 canimizi kaybettik. Canlar bizim canimiz. Yarali arkadaslarimiza Allah’tan acil sifalar diliyoruz. Olayin vuku buldugu andan itibaren bugüne kadar hep beraber süreci takip ettik. Ve yasayarak takip ettik, bunu hepimiz iliklerimize kadar yasadik. Bu acilari 1983’te Armutçuk’ta, 1992’de Kozlu’da daha önce yasamistik. Bu bölgenin insani bedeller ödeyerek ülkemizin ekonomisine can katti, katki sagladi. O bedelleri ödeyerek buraya geldik. Keske olmasaydi dedigimiz son bedeli de hep beraber ödedik. En agir sekilde sizler ödediniz. Bu bölgede çalisan bu bölgenin insani ödedi” dedi.
“Ülkemiz için üretmeye devam edecegiz”
Mücadeleye devam edeceklerini belirten Mutlu, ne pahasina olursa olsun madenciler olarak üretmeye, ülkenin ekonomisine katki vermeye devam edeceklerini söyledi.
Mutlu, söyle konustu:
“Tabii ki su bir gerçek savasta cephede zaman zaman arkadasimizi kucagimizda kaybedebiliyoruz. Çanakkale’de, ülkenin dört bir yaninda terör örgütleriyle yapilan mücadelelerde atalarimiz, büyüklerimiz, gazilerimiz kucaklarinda arkadaslari sehit oldugu halde savasmaya devam ettiler. Sehit verdik diye savasmaktan vazgeçmediler. Bunu ülkemiz için yaptilar. Bize de düsen bugün bu cephede, üretim cephesinde canlarimizi vermis olmamiza ragmen mücadeleye devam etmektir. Bugün ülkemizin kömüre ihtiyaci var. Dünyada enerji savaslarinin had safhaya çiktigi, mazlumlarin sömürüldügü, insanlarin katledildigi bu sartlarda kömürün yer altinda durma sansi yok. Ülkemizin ekonomisi için, ülkemizin ve çocuklarimizin gelecegi için kömürü yer altindan çikarmak zorundayiz. Maalesef bedeller ödesek de, orada arkadaslarimizi kaybetsek de biz yine oraya inip çalismak zorundayiz. Bunu hem çocuklarimizin gelecegi, hem de ülkemizin gelecegi için yapmak zorundayiz. Bugüne kadar atalarimiz böyle yapti, bize de düsen vazife bu. Agir bir vazife, zor bir vazife bunun farkindayiz ancak ne kadar zor olsa da biz bu zorluklarin üstesinden gelebilecek deneyime, birikime, bilgiye ve kültüre sahip insanlariz. Tabii ki hepimizin morali bozuk. Biz süreçlerin en saglikli sekilde sonuçlanabilmesi için ihmali olanlarin, genel müdüründen en alt kademeye kadar, bakanligindan en alttaki yetkiliye kadar kimin ihmali var ise olayin uzmanlar tarafindan incelenerek, ihmali olanlarin en agir cezayi almasi için sendikaniz olarak süreci takip ediyoruz, edecegiz. Ancak bir yandan da müessesemizi yasatmak zorundayiz. Bu müessese buraya kadar agir bedeller ödenerek geldi. En son ödedigimiz bedel belki de en agiriydi. Bir yandan bu süreçleri takip de edecegiz. Sehitlerimizin emanetleri bizlere emanettir. Biz sendika olarak sizler adina yapabilecegimizi yaptik, bundan sonra da en iyisini yapmaya devam edecegiz. Biz bu isin ardindan sunu yaptik bunu yaptik diye her seyi anlatamiyoruz, anlatamayiz. Bizler sorumluluk sahibi insanlariz. Birileri çikip basinda, sosyal medyada sendikanizi veya bizleri, kurumumuzu elestirebilir ama bu is yeri, bu sendika da hepsi bizim. Hepsine sahip çikmak bizim boynumuzun borcu. Biz vazifemizi en iyi sekilde icra edip, üretime de bir yandan devam edecegiz. Müesseseniz bizim için çok degerli bir müessese. Bu kadar bedel ödendikten sonra bu müessesinin yasamasi hepimizin asli görevi. Bu müesseseyi yasatmak için devlet görevlileri ve kurum yetkililerinin, bizlerin en iyi sekilde mücadele etmesi gerekiyor. Biz de her zaman oldugu gibi bundan sonra da müessesemizi ayakta tutacak ve burada sizler ve sizden sonrakilerin ekmek yemesini saglayacak, evine as götürmesini saglayacak sekilde mücadele edecegiz. Iki gün önce is basi yaptiniz. Yer alti sartlari elverisli olmadigi için yer üstünde tertip ediliyorsunuz. Egitime tabi tutulacaksiniz. En kisa zamanda yer altinda çalisma sartlari saglikli bir duruma geldiginde hep beraber insallah üretime devam edecegiz. Bu zamanlar tehlikeli zamanlar. Burada bizi bölmek, parçalamak ve yok etmek isteyen, Amasra Müessesinin kapatilmasini, özel sektöre devredilmesini isteyen kitleler için en uygun zaman bu zamandir. O cenah durmayacak, bu zamanda kargasa olusturup, lobi çalismasi yapip, bu müesseseyi kapatip sizleri baska müesseseye göndermek için seytani islerini yapmaya devam edecekler. Bizlerin mücadelesi dünden bugüne kadar oldugu gibi bundan sonra da bizi yok etmeye çalisanlarla mücadelemiz devam edecektir.”
GMIS Yönetim Kurulu’na ziyarette Amasra Sube Baskani Birol Yalçin, Sube Sekreteri Ümit Çinar, Sube Mali Sekreteri Hüseyin Özerdogan, Sube Teskilatlandirma Sekreteri Hüseyin Çaliskan da eslik etti.
