Türkiye Deprem Konusunda Yeterli Degil

TMMOB Balikesir Subesi, 17 Agustos depreminin 22. yilinda, Türkiye’deki deprem gerçegine bir kez daha dikkat çekti.

Türkiye Deprem Konusunda Yeterli Degil
TMMOB Balikesir Subesi, 17 Agustos 1999 yilinda gerçeklesen Gölcük depreminin 22. yili dolayisiyla düzenledigi ortak basin açiklamasina, Insaat Mühendisleri Odasi’ndan Gürkan Özcan, Makina Mühendisleri Odasi’ndan Bilal Barsbey, Elektrik Mühendisleri Odasi’ndan Faik Senergin, Meteoroloji Mühendisleri Odasi’ndan Saim Tosun eslik etti. Gerçeklestirilen ortak basin açiklamasinda söz alan Gürkan Özcan, Türkiye’deki deprem gerçegine dikkat çekerek daha büyük acilar yasamamak için acilen önlemlerin alinmasi gerektigini söyledi.

Gürkan Özcan, “Cumhuriyet tarihinin 1939 Erzincan depreminden sonraki en büyük ikinci depremi olan 1999 Gölcük depreminin üzerinden 22 yil geçti. Marmara bölgesini etkilemekle birlikte can kayiplari ve ekonomik sonuçlari itibariyle bu deprem bütün ülkeyi derinden yaralamis ve sarsmistir. Gölcük depremi, ülkemizin depreme bakis açisini degistirmesinde bir milat olarak kabul edilmektedir. 17 Agustos depreminden çikan ders cografi risklerin göz ardi edilerek kurulan sehirlerin, plansiz çarpik kentlesmenin ve mühendislik hizmet almayan yapilan insanlik için büyük tehlike olusturmasiydi. 1999’dan sonra deprem sonrasi müdahaleden çok deprem öncesi alinmasi gereken tedbirlerin düsünülmesi gerektigi tüm çevrelerce belirlendi. AFAD’in 2011 yilinda yapmis oldugu genis tabanli bir çalismayla hazirlanan ulusal deprem stratejisi ve eylem plani kapsaminda büyük çogunlugu 2017 yilina kadar bitirilmek üzere 2023 yilinda tamamlanmasi hedeflenen çalismalar 2011 yilinda Bakanlar Kurulu’nda yayinlanarak yürürlüge girdi. Fakat 2023 yilina kadar bitirilmesi planlanan çalismalarin suan için bir çogu yapilmamis durumda ve bunlari yapabilmek için geç kalmis durumdayiz” dedi.

“Istenilen seviyede degiliz”

Gürkan Özcan konusmasinin devaminda Türkiye’deki yapi stoku ve envanterinin hizli bir sekilde çikartilip bu binalarin tasdiklenerek siralama önceligine göre gerekli önlemlerin alinmasiyla çalismalarin bitmis olmasi gerektigini, ancak su an istenilen seviyede olmadigimizi söyledi.

Insaat Mühendisleri Odasi Baskani Gürkan Özcan, “Bugüne kadar milat olarak kabul ettigimiz 1999 depreminden sonra Türkiye’deki yapi stoku ve envanterinin hizli bir sekilde çikartilip bu binalarin tasdiklenerek bunlarin siralama önceligine göre gerekli önlemlerin alinmasiyla çalismalarin bugün bitmis olmasi gerekirdi. Ama suanda istenilen seviyede degiliz. Yapi denetim yasasinda köklü, kalici ve önleyici degisikliklere ihtiyaç var. Yapi denetim konusunda AFAD eylem plani gerekçesinde yapi denetim yasasinin bir bileseni ve içerisinde müteahhitlik sektörü ile ilgili düzenlemelerin olacagi yapi yasasinin çikarilmasi depremle mücadelede önemli bir asamadir. Asli görevi saglikli, güvenli ve yasanabilir kentler kurmak ve yasanabilir bir çevre olusturmak olan devlet eliyle, mühendislik, mimarlik ve sehir planlama disiplinlerinin teknik, bilimsel ve yasal gereklilikleri ile teknik ilkelerini görmezden gelerek, ormanlari, kiyilari, dogal kaynaklari hiçe sayan, kentlerin tarihini, kültürünü yok eden, toplumu ve kentleri kimliksizlestiren rant projeleri "Kentsel Dönüsüm" adi altinda hayata geçirilmektedir. Halihazirda yapi stokumuzla ilgili belirsizlikler ve tehlikelerin üzerine siyasal iktidarlarca çikarilan imar aflari can ve mal kayiplari tehdidini büyütmektedir. Sadece deprem konusunda degil orman yanginlari, heyelan, sel, tsunami, küresel iklim degisikliginin yol açtigi etkiler gibi tehlike unsurlarina karsi yerel seviyede sinirli ve çogunlukla afet sonrasi çabalarin disinda, ülke genelinde, sistematik bir "risk yönetim sistemi" insa edilmemis, ülkemizin "afet gerçekligi" imar, tarim, madencilik, enerji, sanayi gibi ana sektörlerde karar süreçlerinde göz ardi edilmis, edilmeye devam etmektedir. Depremlere karsi bütünlüklü, saglikli, insanca bir yasam ve çevre için, ülkemizin yeni büyük sosyal afetler, sosyal yikimlar yasamamasi için gereken önlemlerin ivedilikle alinmasi, yapi denetimi uygulamasini yönlendiren kararlar ve ilgili tüm mevzuatin, TMMOB ve bagli Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katilimiyla düzenlenmesi gerektiginin altini çiziyoruz. Mevzuatta yapilan kabul edilemez degisiklilerle, TMMOB Yasasi'nda tanimlanmasina karsin, TMMOB ve bagli Odalarinin, kamu/özel sektör projelerini planlama, tasarim, üretim ve denetleme süreçlerinden dislanmasini, Odalarin üyelerini denetlemesi, sicillerini tutmasi, mesleki faaliyetlerinin kayit altina almasi, "imzacilikla" ve sahte mühendis ve mimarlarla mücadelesi gibi mesleki ve kamusal görevlerinin engellenmesini, Meslek Odalari üzerinde mali ve idari denetim kurarak vesayet iliskisinin hayata geçirilmek istenmesini tümüyle reddediyoruz” seklinde konustu.

Kaynak: İHA