IHH'dan Ankara Gari'ndaki Terör Saldirisi Davasindaki Tanik Beyanlarina Iliskin Açiklama Açiklamasi

'Son günlerde 10 Ekim Ankara Gar katliaminin faillerinin yargilandigi davanin 9 Haziran'da yapilan durusmasinda, saniklardan birinin kardesinin esi olarak dinlenen tanik Merve Dündar tarafindan yapilan açiklamalar çarpitilarak, IHH'nin terör baglantisi olduguna dair ithamlara ve paylasimlara medyada yer verilmistir' 'Suriye'de savas bölgelerinde suça karisan kisi ya da kisiler kendilerini akredite etmek ya da aklamak adina, IHH ile birlikte yardim faaliyetleri gerçeklestirdiklerini iddia etmektedirler. IHH, sadece uluslararasi partner kurulus yetkili resmi temsilcilerini ve aktif gönüllülerini, günübirlik programlar için Türkiye resmi makamlarinin uluslararasi prosedüre uygun onay girisçikis islemleriyle Suriye içerisindeki program ve yardim dagitimlarina götürmektedir' 'IHH'nin terör örgütleri ile baglantisinin olmasi mümkün degildir'

Insan Hak ve Hürriyetleri (IHH) Insani Yardim Vakfi, 10 Ekim 2015'teki Ankara Gari'ndaki terör saldirisi davasinda bir tanik ifadesinin bazi medya organlarinca çarpitildigini belirterek, vakfin, sadece uluslararasi partner kurulus yetkili resmi temsilcilerini ve aktif gönüllülerini, günübirlik programlar için Türkiye resmi makamlarinin uluslararasi prosedüre uygun onay giris-çikis islemleriyle Suriye içerisindeki program ve yardim dagitimlarina götürdügünü bildirdi.

IHH'dan yapilan açiklamada, zaman zaman yazili, görsel ve sosyal medyada, vakiflari aleyhinde mesnetsiz birtakim iddia ve iftira niteliginde ifadelere yer verildigi aktarildi.

Son günlerde 10 Ekim Ankara Gar katliaminin faillerinin yargilandigi davanin 9 Haziran'da yapilan durusmasinda, saniklardan birinin kardesinin esi olarak dinlenilen tanik Merve Dündar tarafindan yapilan açiklamalarin çarpitildigina vurgu yapilan açiklamada, medyada "IHH'nin terör baglantisi olduguna dair" itham ve paylasimlara yer verildigi anlatildi.

Açiklamada, vakif tarafindan açiklama gönderilen medya kuruluslarinin, haberlerinde cevap hakkina saygi geregi bir düzeltmeye yer vermedikleri ifade edilerek, bahse konu sosyal medya paylasimlari ya da haber içeriklerine bakildiginda, "Çamur at izi kalsin" saikiyle hareket edildigi belirtildi.

IHH ile terör örgütleri arasinda bag kurulmaya çalisildigina isaret edilen açiklamada, sunlar kaydedildi:

"Yapilan yardim çalismalarinin bölgedeki insanlara yönelik degil de sanki illegal yapilara yönelik gerçeklestirildigi izlenimi verilmeye çalisilmaktadir. Oysaki içerige bakildiginda tanik sadece kahvaltilik, kiyafet, yiyecek gibi insani yardimlardan bahsetmektedir. Bazi haberlere ise maksatli olarak -tanik açiklamasinda yer almamasina ragmen- asilsiz ifadeler eklenmistir. Belli bir kesim tarafindan bu ifadeler, gerçekligi tartisilmadan, yorumlar eklenerek vakfimiza cevap hakki taninmadan kamuoyuna sunulmaktadir. Hatta hukuki olarak aksi ispat edilip tekzip kararlari alinsa da somut gerçeklik çarpitilarak karalama kampanyasina devam edilmektedir. Bu kapsamda 10 Ekim katliami davasinin durusmasinda tanik tarafindan verilen ifadeler çarpitilarak vakfimizin ISID'e yardim ettigi iftirasinda bulunulmustur."

- "IHH'nin terör örgütleri ile baglantisinin olmasi mümkün degildir"

IHH hakkinda, özellikle Israil'in gerçeklestirdigi Mavi Marmara katliami ve 17-25 Aralik operasyonlari sonrasi yogunlasan bir sekilde terörizm ile baglantilandirma ve vakif hakkinda iftira ve saibe olusturma, tuzak/kumpas kurularak suça bulastirilma çalismalarinin kamuoyunun malumu olduguna yer verilen açiklamada, "IHH'nin terör örgütleri ile baglantisinin olmasi mümkün degildir." vurgusu yapildi.

Açiklamada, failine bakilmaksizin terör eylemlerine karsi ayni gün içinde yapilan açiklamalarla net duruslarinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarinin arsivlerinde bulundugu ifade edildi.

Vakfin temel misyonunun magdur insanlarin yaninda yer almak oldugu belirtilen açiklamada, IHH'nin her kim olursa olsun ya da hangi örgüt tarafindan gerçeklestirilirse gerçeklestirilsin, magdur ve yerinden, yurdundan edilmis insanlara yardim eli uzattigi, Suriye'de farkli gruplarin denetimleri altindaki tüm bölgelerde ihtiyaç sahibi sivillere ve kamplardaki kadin, çocuk ve yaslilara yardim ettigi, bu yardimlarin bölgede hakim olan gruplar ve yapilara degil tamamen sivillere yapildigi aktarildi.

IHH'nin, savas ve kriz bölgelerinde de çalistigi hatirlatilan açiklamada, vakfin, tüm insanlara din, dil, irk, renk, mezhep, cinsiyet ve siyasi düsünce ayrimi yapmaksizin yardim ulastirdigi, Suriye'nin de birçok bölgesinde yaptigi yardim çalismalarinin bu durumun en somut örneklerinden oldugu belirtildi.

- "Vakfimiz töhmet altinda birakilmaktadir"

Vakfin 6 kitadan 123 ülkede oldugu gibi Suriye'nin her bölgesinde sivillere yardim yapmaya hazir oldugu aktarilan açiklamada, tüm bu sebeplerle bagimsiz arastirmalarda en güvenilir sivil toplum kuruluslarindan biri olarak öne çiktigi anlatildi.

Açiklamada, söyle devam edildi:

"Suriye'de savas bölgelerinde suça karisan kisi ya da kisiler kendilerini akredite etmek ya da aklamak adina, IHH ile birlikte yardim faaliyetleri gerçeklestirdiklerini iddia etmektedirler. IHH, sadece uluslararasi partner kurulus yetkili resmi temsilcilerini ve aktif gönüllülerini, günübirlik programlar için Türkiye resmi makamlarinin uluslararasi prosedüre uygun onay giris-çikis islemleriyle Suriye içerisindeki program ve yardim dagitimlarina götürmektedir. IHH ile hiçbir ilgisi olmayan ve süpheli konumundaki kisilerin kendilerini aklamak adina verdikleri bu ifadeler, sanki kesin bir delilmis gibi sunulmakta ve vakfimiz töhmet altinda birakilmaktadir. Vakfimizin ulasmis oldugu milyonlarca insan, olusturdugu insani yardim agi, gerçeklestirdigi faaliyetler kötü niyetli kimseleri rahatsiz etmekte, bu sebeple de söz konusu kisiler vakfimizin faaliyetlerinin mesruiyetini ve güvenilirligini zedelemeye çalismaktadir. Ancak tüm bu engelleme çabalarina ragmen IHH Insani Yardim Vakfi, 29 yildir sürdürdügü mücadelesine kararlilikla devam etmektedir."

IHH'nin dezenformasyon ve karalama kampanyalarina gögüs gererek yardima muhtaç insanlara hak ettikleri yardimlari ulastirmaya devam edecegi vurgulanan açiklamada, savasin ilk basladigi andan itibaren, her gün on binlerce insanin mülteci durumuna düstügü günlerde dahi IHH'nin sahada ilk ve en etkin sekilde rol alan sivil toplum kuruluslarindan oldugu belirtildi.

Vakfin, krizin ve savasin basladigi 2011'den itibaren Suriye'de kesintisiz insani yardim çalismalari yapan tek sivil toplum kurulusu oldugu aktarilan açiklamada, "BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura'nin danismani Jan Egeland, Suriye'deki ateskes ve tahliyeler için 'Basta IHH olmak üzere, tüm Türk sivil toplum kuruluslari bu tahliye operasyonunda çok çok önemli islere imza atiyor. IHH büyük isler yapti.' diyerek vakfimizin çalismalarini takdir etmistir. Bu anlamda Insani Diplomasi çalismalari ile uluslararasi standartlara uygun arabuluculuk ve baris görüsmeleri de vakfimizin çalisma alanlarindandir." ifadeleri kullanildi.

- "Çikarlari zarar gören kötü niyetli odaklarin saldirilarina maruz kaliyoruz"

Çikarlari zarar gören kötü niyetli odaklarin saldirilarina maruz kalan vakfin, misyonu ve inandigi degerler ugruna çalismalarina devam ederek en ufak bir leke dahi sürülemeyen geçmisinden gelen tecrübesini gelecege aktarmayi sürdürecegi belirtilen açiklamada, sunlar kaydedildi:

"IHH, seffaflik ilkesi geregi medya, sivil toplum, siyaset ve hukuk camialariyla faaliyetleriyle ilgili bilgi paylasimina her zaman hazirdir. IHH, tüm faaliyetlerini Türkiye ve uluslararasi standartlarla uyumlu olarak, mesru bir sekilde yürütür. Vakfimizin yasa disi her türlü kisi, örgüt ya da yapi ile baglantili olduguna iliskin ciddiyetten uzak iddialarin muteber olmadigi kamuoyu tarafindan da bilinmektedir. Fakat son dönemde yasanan yogun karalama kampanyalarina sessiz kalmamak adina bu metin, saygideger kamuoyuyla paylasilmaktadir."

Kaynak: AA

Bu haber AA API servisleriyle otomatik olarak yayınlanmıştır. Bu habere herhangi bir editöryal müdahale yapılmamıştır.