Memur Sen Manisa İl Temsilcisi ve
Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa Irgatoğlu,
enflasyon farkıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Irgatoğlu, “Kamu görevlileri dahil olmak üzere ücretlilerin enflasyona ezdirilmemesi sorumluluğunun, sadece maaşları değil göreve-kadroya bağlı olarak yararlanılan diğer mali ve sosyal hakları da kapsadığı kabul edilmelidir. 2018 yılı genelinde ve özellikle de yılın ikinci altı aylık döneminde enflasyonun maaş ve ücret geliriyle hayatlarını idame ettiren kesim üzerinde oluşturduğu baskı ve yaşattığı mağduriyet, yıl sonu itibariyle yapılacak
enflasyon farkı hesabı ve 2019 yılı ocak ayında bu farkın maaşlara yansıtılması suretiyle giderilebilecek düzeyi aşmıştır. Yılın ilk altı aylık dönemi için nisan-haziran döneminde ikinci altı aylık döneminde ise ekim-aralık döneminde maaşların
enflasyon altında kaldığı, kalacağı kesinleşmiştir. Bir başka ifadeyle ocak ayında maaşı 100 birim olan bir kamu görevlisinin maaşı nisan-haziran döneminde 91-99 düzeyine, eylül-ekim aylarında 78-83 seviyesine kadar gerilemiştir. Somut olarak, anılan aylarda kamu görevlilerinin hem maaşlarında, satın alma güçlerinde hatırı sayılır oranda bir azalma meydana gelmiştir. Elbette 2018 Temmuz ayında
enflasyon farkı maaşlara yansıtılmış ve şüphesiz ki 2019 Ocak ayı itibariyle de 2018 yılı ikinci altı aylık dönemdeki
enflasyon farkı maaşlara yansıtılacaktır. Fakat bu durum sadece
enflasyon kaynaklı kaybın sonraki altı aylık dönemin başlangıcı itibariyle devamını engellemeye dönük bir hamle olacak, geçmiş dönem kayıplarını telafi ve tazmin edecek bir sonuç üretmemektedir. Bu nedenle, hedeflenen
enflasyon ile gerçekleşen
enflasyon arasındaki dört katı aşan farklılık nedeniyle
kamu görevlileri başta olmak üzere ücretlilerinin
enflasyon kaynaklı mağduriyetlerinin geçmişe etkili olacak şekilde tazminini sağlayacak bir uygulama,
kamu görevlileri için haklı talep siyasi irade açısından ise hakkı teslim sorumluluğudur. Bu bakış açısıyla, kamu görevlilerinin maş ve ücretlerinde yapılan artışın enflasyonun altında kaldığı aylardaki gelir kaybının maaşlardaki reel ücret azalışının hesaplanarak, 2018 yılı
enflasyon tazminatı olarak 2019 ocak ayı maaşlarıyla birlikte ödenmesini sağlayacak bir yaklaşım hayata geçirilmelidir” dedi.
Enflasyon oranlarının yüksek seyri ile ortaya çıkan sonuçlardan birinin yeniden değerleme oranı tespitinde kendisini göstereceğini vurgulayan Irgatoğlu, “Enflasyon farkı kaynaklı artışlarla maaş bordrosundaki tutarları
yükselen (gerçekte reel gelir kaybı yaşayan) kamu görevlilerinin
gelir vergisi tutarları da buna bağlı olarak artmakta, bir yönüyle vergi yükü arterken maaşları azalmaktadır. Buna bağlı olarak, kamu görevlilerinin yılın çok daha erken aylarından itibaren yüzde 20-27 oranında
gelir vergisi ödemek durumunda kalmaktadır. 2018 yılı
enflasyon verisinin yüksek seyretmesine bağlı olarak yeniden değerleme oranı da yüksek çıkacağı kesindir. Buna rağmen matrahlarda, yeniden değerleme oranından daha düşük oranda artış yapılmaması halinde, 2019 yılında
kamu görevlileri çok dana erken aylarda yükse orandan
gelir vergisi ödemek durumunda kalacaktır. Bu çerçevede, 2019 yılı
gelir vergisi matrahlarının da geçmiş yıllarda bu yönde yapılan hataları da telafi edecek şekilde belirlenmesi ve bu sayede kamu görevlilerinin
gelir vergisi mağduriyetinin de giderilmesi gerekmektedir” diye konuştu.