Çocukları Bekleyen Tehlike
Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımızda büyük bir hızla yer edinen kitle iletişim araçları en çok çocukları etkisi altına alıyor. Bu mecralarda karşılaşılan şiddet unsurlarının çocukların hayatlarının bir parçası olma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Plato Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Görevlisi Pınar Talaslıoğlu, "Ebeveynler bu konuda bilinçlendirilmeli" dedi.

"ÖFKE ASLINDA DOĞAL BİR DUYGU"
Çocukların şiddete neden eğilim gösterdiğine bakılması gerektiğini ifade eden Talaslıoğlu, "Çocuklarımızı etkisi altına alan bu şey psikolojik bir faktör mü yoksa çevresel bir faktör mü? Öncelikle buna bakmak gerekli. Çocuklar bu konuda öfke duygusunu nasıl göstereceğini bilmiyor. Öfke aslında doğal bir duygu fakat çocuklar bunu ifade etmekte sorun yaşıyor. Şiddet eğilimi gösteren çocuklarda ilk etapta öfkeyi bir dürtü mü, nörolojik bir problem mi ya da bunun temelinde zihinsel bir durum mu olduğuna bakmak gerekiyor. Çünkü sosyal olarak kendilerini iyi ifade edemedikleri için aslında şiddet yoluna başvuruyorlar. Çocuklarda iletişim becerilerini geliştirici teknikler kullanılabilir. Bireysel terapiler yapılabilir. Özellikle bu noktada oyun çok önemli. Oyun çocuğun kendisini ortaya koyduğu, duygu ve düşüncelerini ifade edebildiği bir yol. Bu terapi tekniğini kullandığımız zaman çocuk biraz daha kendi öfkesini ya da kızgınlık duygularını ortaya koyabiliyor" diye konuştu.
Çocuk ve ebeveyn arasında doğru iletişim kurmanın önemine de değinen Talaslıoğlu, "Yetişkin ve çocuk iletişiminde ilk olarak söyleyeceğimiz şey, daha duygu ve süreç odaklı olmamız gerektiği. Yani davranışların nedenine bakmalıyız. Bu noktada çocukların duygularını daha rahat ifade edebilmesi de önemli. Öfke aslında doğal bir duygu. Çocuklar bunu kontrol etmeyi yetişkinler tarafından öğreniyor" şeklinde konuştu.
