Karabay'dan Anayasa Mahkemesi'nin Kararına Tepki
Hukukçular Derneği Malatya Şube Başkanı Avukat Necati Karabay, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün Anayasa Mahkemesi kararı ile tahliye edilmesine tepki gösterdi.

Karabay, Anayasa Mahkemesi’nin tutuklama kararı veren mahkemenin üstünde olmadığı gibi, temyiz ve itiraz merci de olmadığını söyledi.
Karabay, “Ağır Ceza Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Ağır Ceza Mahkemesinin kararlarına karşı itiraz ve temyiz mercileri kanunda sayılmış olup, bu mercii Anayasa Mahkemesi değildir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları, sadece insan hakları ihlalleri açısından değerlendirme yetkisi olduğu halde, mahkemenin görev alanına müdahale etmiştir. Anayasa Mahkemesinin ikinci ihlal gerekçesi, ifade özgürlüğü yönündendir. Can Dündar ve Erdem Gül’ün, yargılandıkları, ‘T.C. Hükumetini terör örgütleriyle ilişkilendirmeye yönelik bir operasyonda aktif görev almaları, casusluk iddiası, devlet sırlarını açıklama suçu, vatana ihanet iddialarıdır’ bunlar ifade özgürlüğü müdür? Anayasa Mahkemesinin üçüncü ihlal gerekçesi, basın özgürlüğü yönündendir. Bu ihlal gerekçesi de hayli sorunludur. Bu yayın, MİT TIR’larını durduran çeteye yönelik soruşturmayı bertaraf etmek, bu operasyona destek ve operasyonu devam ettirmeye, MİT TIR’ları davasını sulandırmaya yönelik bir girişimdir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru ile ilgili hakları ve yetkileri bellidir. Anayasa Mahkemesi, devam etmekte olan davaların içeriğine müdahale etmek suretiyle, diğer mahkemelerin görev ve yetki alanına tecavüz etmektedir. Kişilerin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmeleri için, görülen davada tüm iç hukuk yollarının, yani temyiz aşamasının bitirilmesi gerekmektedir. Can Dündar’a yüklenen siyasi casusluk davası ise henüz yargılama safhasında olup, daha iddianame bile okunmamıştır” ifadelerini kullandı.
Yargıya yargı ile müdahale edildiğini söyleyen Karabay, “Anayasa Mahkemesinin görünürde, Can Dündar ve Erdem Gül için karar vermiş olsa da, gerçekte bu durum, bir yargı kurumu eliyle "Yargıya, yargılamaya müdahaledir. Deliller toplanmışsa, delilleri karartma ihtimali yoksa sanıkların kaçma şüphesi yoksa yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanabilirler. Ancak, bunu takdir yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne değil, yargılamayı yapan mahkemeye aittir. Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamayacağından, 14.Ağır Ceza Mahkemesinin bu karara uymaması gerekmektedir. Uyup tahliye kararı vermesi, ülkemizde, kamuoyu oluşturanın, Anayasa Mahkemesinden istediği kararı aldırdığı kanaati insanlarımızda oluşmuştur ki, hukuk ve yargı adına bu kanatın oluşması çok tehlikelidir” diye konuştu.
