Demirci Kadınlar
Samsun’un Alaçam ilçesinde kırsal bir mahallede kadınlar yüzyıllardır demir döverek geçimlerini sağlıyor.

Bazı kadınlar küçüklükten bu yana demircilikle uğraşırken bazı kadınlar ise evlendikten sonra demirciliği öğreniyor. Geçimlerini sağlamak için eşlerine yardım ettiklerini söyleyen kadınlar, işlerini severek yaptıklarını ve işlerinden memnun olduklarını söylediler. Eşleriyle evde ve işte yardımlaşarak çalıştığını belirten erkekler, köyde demircilik işi yapanların çoğunun eşleriyle birlikte çalıştığını söyledi.
Yaşlılıktan dolayı demircilik mesleğini çocuklarına devreden köyün yaşlı çiftleri, demircilik işini yıllardır severek yaptıklarını belirttiler. Bazı ailelerin çocukları demircilik mesleğine küçüklükten merak salarken gençler ise demirciliğin artık fazla bir getirisi olmadığı gerekçesiyle şehirlere göç ediyor. Demircilik işinin eskisi gibi kazanç sağlamadığını belirten köylüler, yetkililerden ürünlerini pazarlama ve satışı noktasında yardım bekliyor. Demircilikte kullanılan teknolojik makinelere karşı ayakta durmakta zorlandıklarını belirten köylüler, kendilerine bu imkanların sağlandığı takdirde hem köydeki göçü önleyeceklerini hem de üretime katkı sunabileceklerini belirttiler.
"Köyümüz yıllardır göç vermedi"
Mahallerinde demircilik mesleğinin çok eskilere dayandığını belirten ve kendisi de demirci olan Umutlu Mahallesi Muhtarı Satılmış Uçan, "Mahallemizde demirciliğin ne zaman başladığını bilmiyoruz. Peygamber mesleği olduğu söylenir. Demircilik mesleği çok gerekli olan bir zanaat. Teknolojik gelişmelere karşı el sanatları yok olmaya yüz tuttu. Demirciliğin bu köyde bitmemesi için devletimizin bize biraz destek çıkması lazım. Çünkü bu sanat kolay öğrenilmiyor. Makine ve eğitim konusunda bize destek çıkılmasını bekliyoruz. Anneannelerimiz, dedelerimiz bu işi yaparak çocuklarını yetiştirdiler. Mahallemiz yıllardır göç vermedi. Ama şimdi göç vermek üzere. Diğer mahallelere oranlara uzun yıllar göç vermedi. Ama şimdi yavaş yavaş göç vermeye başladık. Yetkililerimiz bu sanata önem veriyor fakat biraz daha destek olunması gerekiyor. Teknolojik desteklerden faydalanabilirsek göçü önleyebiliriz. Üretim yaparak hem bu sanatı yaşatırız hem de üretime katkımız olur. Osmanlı’dan kalan bu sanatı yaşatmak bizim görevimiz ama tek başımıza gücümüz yetmiyor" dedi.
