Diyabetle Yaşamanın Altın Kuralları
Nilüfer Kent Konseyi Uludağ Çalışma Grubu’nun düzenlediği diyabet konulu seminerde konuşan Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, bu hastalığa rağmen sağlıklı bir hayat sürmenin yollarını paylaştı.

İmamoğlu, şeker hastalarının beslenmelerine dikkat etmeleri, günlük egzersizlerini yapmaları ve ilaçlarını düzenli kullanmaları halinde sağlıklı bir şekilde yaşayabileceklerini söyledi.
Şeker hastalarının ilaçlarını düzensiz kullanmaları halinde tedavinin sonuçsuz kalacağını belirten İmamoğlu, her ilacın belirli etki süresi ve gıdalarla karışma durumu olduğunu, verilen diyetin uygulanmaması durumunda da ilaçların hiç bir etkisinin kalmayacağını anlattı. İmamoğlu, hastaların ilaç tedavisini kulaktan dolma bilgilerle kesinlikle bırakmamasını istedi.
Diyabet tedavisinde insülinin önemini vurgulayan Şazi İmamoğlu, insülinin anibiyotikten sonra ikinci önemli ilaç olduğunu söyledi.
Hastaların pankreasında üretilemeyen insülinin oral ya da cilt altına enjekte edilmesiyle tedaviye imkan sağlandığını ifade eden Prof. Dr. İmamoğlu, bu konuda biraz ürkek davranıldığını belirtti.
Prof. Dr. İmamoğlu, insülini aslında aynı gözlük gibi, olmayanı yerine koyma tedavisi olarak gördüğünü ifade etti.
Haplarla ya da enjekte edilerek uygulanan insülin tedavisinin arasındaki farklardan da bahseden İmamoğlu, ağızdan kullanılan hapın hastanın vücudunda var olan insülini açığa çıkarttığını anlattı. Enjekte edilerek uygulanan insülin tedavisinin hastanın vücudunda artık insülini üretemez duruma geldiği hallerde kullanıldığını belirten Prof. Dr. İmamoğlu, diyabet teşhisinde sabah açlık kan şekeri ölçmenin yeterli olacağını kaydetti.
Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, değerlerin 126 mg ve daha yüksek çıkması halinde başka bir test yapmaya gerek olmadığını ifade etti.
Diyabetin tedavi edilmemesi durumunda ciddi sıkıntılara sebep olabileceğini vurgulayan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, hastalarda uzun dönemde göz bozuklukları, katarak, retinopoti, körlük, böbrek yetmezliği ve ayakta karıncalanmaların yanı sıra zaman zaman da vücutta iyileşmeyen yaralar ya da ileri dönemde felç ve koma durumlarının görülebildiğini söyledi.
Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhisin önemini vurgulayan Şazi İmamoğlu, diyabetin erken belirtileri olarak, çok sık idrar yapma, aşırı su tüketimi, çok fazla yemek yeme, fakat bütün bunlara rağmen kilo kaybetme olduğunu bildirdiBunların yanı sıra halsizlik, kuvvetsizlik, çabuk yorulma gibi belirtilerin de olabileceğini ifade eden İmamoğlu, hiçbir emare olmadığı durumların da yaşanabileceğini belirtti.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde diyabet hastalığının hızla arttığını söyleyen İmamoğlu, dünyada 90’lı yılların başında 75 milyon diyabet hastası varken, bu rakamın 2010 yılında 250 milyona ulaştığını ve 2025 yılına gelindiğinde insülin tedavisi gören hasta sayısının 300-350 milyona ulaşacağını kaydetti.
