BDP’den Şanlıurfa Cezaevindeki Yangına Tepki
Şanlıurfa’ya gelen BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, Şanlıurfa Cezaevinde yaşanan olaylarla ilgili çarpıcı iddialarda bulunarak,
defalarca kamuoyunun dikkatini çektiğini ancak kulak ardı edildiğini söyledi.

Bu cezaevinde 13 kişinin ölümü, kavgadan çıkmış olsa bile bunun sorumlusu Adalet Bakanlığıdır, hükümet ve cezaevi yetkilileridir. Bir cezaevinde devletin insanların yaşam hakkını güvence altına alamaması başlı başına bir suçtur. Bir kere bu devlet şu yaklaşımı göstermeli. İnsanların öldüğünde, ‘Bu ülkedeki insanların yaşama hakkını koruma görevim var’ demeli ve eksikliği söylemelidir. Bunu diyemeyen bir iktidar var karşımızda." Bu sorumluluğu kabul etmiyorlarsa orada oturmamaları gerektiğini anlatan Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cezaevlerinde kapalı kapılar ardındaki yaşamları koruyamıyorlarsa bu görevi yapmasınlar. O zaman halk kendini koruyacak bir yol bulur. Bu asla kabul edilemez. Bununda ötesinde açıkça aldığımız bilgiye göre Şanlıurfa cezaevinde bulunan Milletvekili arkadaşımız İbrahim Ayhan’dan net bir bilgi elimize ulaştı. Aynı koğuşta kalan yaralı olan ve revire götürülen iki tutuklu ile milletvekilimiz görüştü. O iki tutuklu, yapılan haksızlıklara karşı koğuşu ateşe verdiklerini söyledi.
Koğuştaki vantilatör sökülmek istenmiş ve bundan dolayı olay kaynaklanmış. Şanlıurfa gibi dayanılmaz bir sıcak olan kentteki cezaevinde vantilatörleri sökmeye çalışınca gerginlik çıkmış. Kendilerinin ifadesi bu. Bunları giderek görüp teyit etmek istiyoruz. Cezaevindeki tutuklu arkadaşlarımızla görüşmek istiyoruz. Oradaki gerçeği öğrenmek ve bütün çıplaklığıyla göstermek istiyoruz. Bize bahane mazeret üretmeden gerçeği anlatmalarını bekliyoruz. 2010 yılında bir arkadaşımız cezaevi koşullarını protesto için kendini yaktı. Geçen yıl yine isyan çıktı yataklar ateşe verildi.
Çünkü Şanlıurfa cezaevi insanca yaşamanın imkansız hale geldiği bir yer olmuştur." Bu sorunu sürekli TMBB’ye taşıdıklarını belirten Kışanak, sözlerini şöyle tamamladı: "Cezaevlerindeki yaşam koşullarıyla ilgili her gün neredeyse konuşma yapıyoruz. Bu tutuklular başka bir yere sürgün edilemez edilirse aileler bundan sonra büyük sıkıntı yaşar. Bu sorunu teknik bir yöntemle çözeceğine yasaları değiştirerek insanları sürgüne göndermeyi düşünüyorlar. "
