Dicle Hemofili Derneği‘nden Çağrı
Diyarbakır Dicle Hemofili Derneği Başkanı Selim Paksoy, hemofili hastalarının bir an önce derneğe kaydolmalarını isteyerek amaçlarının bölgedeki bütün hemofili hastalarının bir çatı altında toplamak olduğunu söyledi.
Diyarbakır‘da faaliyet gösteren Dicle Hemofili Derneği, bölgedeki hastaları tek tek belirleyerek onlarla yakından iletişime geçti. Dicle Hemofili Derneği Başkanı Selim Paksoy, 2007 yılından bu yana Dicle Hemofili Derneği adı altında faaliyetlerini yürüttüklerini kaydederek, amaçlarının bölgedeki bütün hemofili hastalarının bir çatı altında toplamak olduğunu söyledi. Paksoy, kayıtlara göre bölgede 300 hemofili hastası olmasına rağmen derneklerine şu an 100 hastanın kaydının olduğunu ifade etti.
Hastalardan sağlık güvencesi olmayanlara sağlık güvencesi sağladıklarını belirteren Paksoy, "Hemofili karnesi olmayanlara hemofili karnesi çıkarmaya aracı olduk. Hastanelere hemofili ziyaretlerinde bulunuyoruz, ailelere gidiyoruz. 2010 yılında sünnet şöleni düzenledik 0-37 yaş arası 13 hemofili hastasını Dicle Üniversitesi genel cerrahında sünnet ettirdik Bütün hastalar tedavi olabiliyor. Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere gitmeye gerek yok. Diyarbakır‘da bütün hastalıklara müdahale edebilecek düzeyde
doktorlarımız vardır. Ne kadar hemofili hastaları varsa bölgemizde bize müracaat etsin. Kapımız herkese açıktır" dedi.
Dicle Üniversitesi Hemotoloji Bilim Dalı Başkanı Prof Dr. M. Orhan Ayyıldız, Hemofili‘nin anneden erkeğe geçen genetik bir hastalık olduğunu söyledi. Hemofili hastalığının hemen her insanın fikir sahibi olması gereken bir hastalık olduğunu belirten Ayyıldız, "Türkiye‘de hemofilik hasta sayısı Sağlık Bakanlığı verilerine göre 4 bin ve 5 bin arası. Kayıt dışını da kattığımızda bu sayıda bir miktar daha artabilir. Dolayısıyla kontrol edebilmemiz eğitebilmemiz çok zor bir grup değil. Değişik derneklerimiz
var. Bu konuda büyük gayretle çalışmalarımız var. Hastaları eğitiyoruz, hasta eğitim kampı yapılıyor.Bu tip dernekler hastaların hem eğitimine hem ilaçları düzgün kullanımına hem ilaç temin edemeyecek hastalara ilaç temin etme bulma gibi değişik destekler oluyor. Bu tarz desteklerle hemofili hastalığa daha bir örgütlü hale geliyor. İleriki yıllarda hem hemofilin hastaları yaşam kalitesi artacak hem de artık bu çağda hemofili hastalarını kaybetmemiş olacağız" diye konuştu.
Kaynak: İHA
Hastalardan sağlık güvencesi olmayanlara sağlık güvencesi sağladıklarını belirteren Paksoy, "Hemofili karnesi olmayanlara hemofili karnesi çıkarmaya aracı olduk. Hastanelere hemofili ziyaretlerinde bulunuyoruz, ailelere gidiyoruz. 2010 yılında sünnet şöleni düzenledik 0-37 yaş arası 13 hemofili hastasını Dicle Üniversitesi genel cerrahında sünnet ettirdik Bütün hastalar tedavi olabiliyor. Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlere gitmeye gerek yok. Diyarbakır‘da bütün hastalıklara müdahale edebilecek düzeyde
doktorlarımız vardır. Ne kadar hemofili hastaları varsa bölgemizde bize müracaat etsin. Kapımız herkese açıktır" dedi.
Dicle Üniversitesi Hemotoloji Bilim Dalı Başkanı Prof Dr. M. Orhan Ayyıldız, Hemofili‘nin anneden erkeğe geçen genetik bir hastalık olduğunu söyledi. Hemofili hastalığının hemen her insanın fikir sahibi olması gereken bir hastalık olduğunu belirten Ayyıldız, "Türkiye‘de hemofilik hasta sayısı Sağlık Bakanlığı verilerine göre 4 bin ve 5 bin arası. Kayıt dışını da kattığımızda bu sayıda bir miktar daha artabilir. Dolayısıyla kontrol edebilmemiz eğitebilmemiz çok zor bir grup değil. Değişik derneklerimiz
var. Bu konuda büyük gayretle çalışmalarımız var. Hastaları eğitiyoruz, hasta eğitim kampı yapılıyor.Bu tip dernekler hastaların hem eğitimine hem ilaçları düzgün kullanımına hem ilaç temin edemeyecek hastalara ilaç temin etme bulma gibi değişik destekler oluyor. Bu tarz desteklerle hemofili hastalığa daha bir örgütlü hale geliyor. İleriki yıllarda hem hemofilin hastaları yaşam kalitesi artacak hem de artık bu çağda hemofili hastalarını kaybetmemiş olacağız" diye konuştu.
