Hürmüzlü‘den ‘Suriye‘ Yorumu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü, Suriye‘deki olaylardan kaçarak Türkiye‘ye sığınanları ‘mülteci‘ olarak değil, bir ‘misafir‘ olarak gördüklerini söyledi. Hürmüzlü, "Biz hiç kimsenin evini dizayn etmeye çalışmıyoruz. Konuya tamamen insani boyutuyla bakıyoruz"dedi.
Suriye‘deki olaylardan kaçarak Türkiye‘ye sığınan ve Hatay‘ın Yayladağı, Altınözü ve Reyhanlı ilçelerinin yanı sıra Boynuyoğun Köyü‘ne yerleştirilen sığınmacılarla ilgili incelemelerde bulunmak üzere kente gelen Hürmüzlü, Hatay Valiliği ziyaretinin ardından Altınözü‘ne geçti. Burada eski Tekel Fabrikası içine kurulan çadır kenti gezen Hürmüzlü, Suriyeli sığınmacıların sorun ve sıkıntılarını da dinleyerek onlarla yemek yedi. Ardından, Boynuyoğun köyüne geçerek, bölgedeki çadır kenti de ziyaret eden
Hürmüzlü, izlenim ve gözlemlerini de düzenlemiş olduğu basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Boynuyoğun Çadır Kenti‘nde oluşturulan ‘Basın Bilgilendirme Merkezi‘ndeki toplantıda konuşan Hürmüzlü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün talimatıyla bölgeye geldiğini hatırlattı.
"BİZ BU ARKADAŞLARIMIZI ‘MÜLTECİ‘ OLARAK GÖRMÜYORUZ"
Hürmüzlü, "Aslında dün buraya gelmek istiyordum, ancak dün; ‘Uluslararası Mülteciler Günü‘ idi. Sayın Cumhurbaşkanım yanlış anlamasın diye bugün gelmemi istedi. Biz buradaki arkadaşlarımızı ‘mülteci‘ olarak kabul etmiyoruz. Onlar bizim misafirimizdir. Burada gördüğüm birçok ailelerle görüştüğümde şöyle bir izlenim edindim; burada biz nasıl onları misafirimiz olarak kabul ediyorsak, onlar da kendilerini şefkatle kucaklayan, dostluk elini uzatan bir ülkede olduklarını dile getiriyorlar. Oldukça mutlular ve
bize sevinçlerini beyan ettiler. Devletin şefkat eli buraya uzanmıştır. Buradaki tüm yetkililerle gelişmeler hakkında bilgi alıp, Suriyelilerin ne tür ihtiyaçları ve istekleri olduğunu yakından takip ediyoruz" dedi.
"ÇADIR KENTLERDE ÇOCUKLARA ‘ARAPÇA‘ DERSLERİ VERİLİYOR"
Bugüne kadar Türkiye‘ye sığınan Suriye vatandaşlarının sayısının 10 bin 700‘ü açtığını açıklayan Erşat Hürmüzlü, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
"Suriye‘den kaçarak Türkiye‘ye gelen aileler, bölgede oluşturulan çadır kentlerde yaşamlarını sürdürüyor. Onları burada korunaklı mekanlarda misafir ediyoruz. Onlar da hayatlarından çok memnunlar, bunu bizzat gözlemledim. Örneğin çocuklar için burada okullar oluşturuldu ve Arapça dersler veriliyor. Bu çocukların psikolojik durumlarını korumak için de alınan çok güzel önlemler var. Aynı zamanda yazlık sinema, televizyon, ilaçlama, temiz su, iletişim ve yemek gibi konularda onlara en iyi hizmete vermeye
çalışıyoruz. Bunu yaparken de onların üzüntüsünü bir nebze de olsa hafiflettiğini düşünüyoruz."
"BİZ KİMSEYE ‘GERİ DÖNÜN‘ DEMEDİĞİMİZ GİBİ ‘GELİN‘ DE DEMİYORUZ"
"Buraya gelen herkes bizim misafirimizdir" sözünü tekrarlayan Hürmüzlü, "Suriyeli kardeşlerimiz, istedikleri kadar burada kalabilirler. Kendilerine dedik ki; ‘Buraya gelen herkes, memnuniyetle buraya gelebilir. Herhangi bir endişe etmelerine gerek yok‘ Buradan gitmek isteyenler varsa, kendi iradeleriyle ülkelerine geri dönmek istiyorlarsa bunda da herhangi bir sakınca yok kendi memleketlerine dönebilirler, bu tamamen kendi kararlarıdır ve biz de bu karara saygı duyuyoruz. Biz kimseye; ‘Geri dönün‘
demediğimiz gibi ‘Buraya gelin‘ de demiyoruz. Biz konuya tamamen insani boyutuyla bakıyoruz, yardımları da bu konuda yapıyoruz. Bunu yapmak boynumuz borcudur, devletin şefkat elini uzatıyoruz. Eğer insanlar dönecekleri yerde kendilerini güvende hissediyorlarsa elbette ki dönerler. Onların, kendi yaşadıkları bölgeye, evlerine geri dönmelerine hiç kimse karışamaz. ‘Geri dönün‘ çağrıları karşısında ne yapacaklarına Suriyeli kardeşlerimiz kendi özgür iradeleriyle karar vereceklerdir" ifadesini kullandı.
"SORUNU KENDİ İÇİMİZDE ULUSLARARASI BİR MÜDAHALE OLMADAN ÇÖZMELİYİZ"
Suriye‘deki olaylardan kaçarak Türkiye‘ye sığınma talebinde bulunanların sayısının önümüzdeki günlerde artabileceğinin ve ciddi boyutlara ulaşabileceği ihtimalinin kendisine hatırlatılması üzerine Hürmüzlü, "Türkiye, bu konuda gereken hazırlıklarını tamamladı. Geçmişte de bu tür olayları yaşadık yani tecrübe edindik. Bugün de bu tecrübe ve deneyimlerimizle hareket ediyoruz. Eğer sayı 100 bini aşar ve çok ciddi bir boyuta ulaşırsa işte o zaman ‘uluslararası bir müdahale‘ söz konusu olabilir. Ancak biz
uluslararası bir müdahalenin olmasına karşıyız ve sorunu kendi içimizde çözmekten yanayız. Kendi iç meselemizi, herhangi dış müdahaleye bırakmamalıyız. Bunu her zaman ve her fırsatta dile getiriyoruz. Biz bu insanların daha fazla acı çekmesini istemiyoruz, konuya tamamen insani boyutuyla bakıyoruz" dedi.
"BİZ KİMSENİN EVİNİ DİZAYN ETMEYE ÇALIŞMIYORUZ"
Bölgede Suriyeli sığınmacılar için oluşturulan ancak şuana kadar henüz kullanılmayan çadır kentler olduğunu hatırlatan Erşat Hürmüzlü, "Bunu yeni insanlar gelsin diye söylemiyorum. Ancak bizim insanımız, bizim ülkemiz tüm bunların üstesinden gelebilir. Yakın dönemde 500 bin insanı, yine böylesi bir olayda kendi ülkemizde ağırladık. Dolayısıyla Türkiye bu konuda tecrübelidir. Gereken tüm hazırlıklar yapıldı. Süreci en iyi şekilde yönettiğimize inanıyorum" yorumunda bulundu. Türkiye‘nin başka ülkelerin iç
işlerine karışma gibi bir düşünce ya da yaklaşımı olmadığının altını çizen Hürmüzlü, "Biz başkasının evini dizayn etmeyiz, biz kendi evimizi dizayn ederiz kendi bahçemiz bostanımızla ilgileniriz. Dolayısıyla bu konu Suriyeli kardeşlerimizin konusu. Biz süreci takip edip, deneyim ve tecrübelerimizi onlarla paylaşıyoruz. Suriye halkının kendi hür iradesiyle gereken kararı vereceğine inanıyoruz" diye konuştu.
"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ KENDİLERİNİ GÜVENDE HİSSEDERSE DÖNER"
Suriyeli sığınmacıların, "Türkiye‘nin etkin ve fiili güvencesini istiyoruz" şeklinde bir yaklaşımıyla karşılaşmadıklarını dile getiren Hürmüzlü, konuşmasının devamında da şu görüşleri dile getirdi:
"Kendilerini emniyette hissettikleri anda geri döneceklerini söylüyoruz. Konuya insanı botuyla bakıyoruz. Suriye‘deki durum, yani bu şiddet olayları ve akan kan durmazsa. O zaman uluslararası camia buna dahil olacak. Biz bundan korkuyoruz. Liderlerimiz buna dikkat çekiyor. Şiddet dursun, demokratik ve meşru talepleri dikkate alınıp, bu yönde adımlar atılsın. Bu yapılırsa insanlar evlerine geri döner ve kendilerini güvende hissederler."
Kaynak: İHA
Hürmüzlü, izlenim ve gözlemlerini de düzenlemiş olduğu basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Boynuyoğun Çadır Kenti‘nde oluşturulan ‘Basın Bilgilendirme Merkezi‘ndeki toplantıda konuşan Hürmüzlü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün talimatıyla bölgeye geldiğini hatırlattı.
"BİZ BU ARKADAŞLARIMIZI ‘MÜLTECİ‘ OLARAK GÖRMÜYORUZ"
Hürmüzlü, "Aslında dün buraya gelmek istiyordum, ancak dün; ‘Uluslararası Mülteciler Günü‘ idi. Sayın Cumhurbaşkanım yanlış anlamasın diye bugün gelmemi istedi. Biz buradaki arkadaşlarımızı ‘mülteci‘ olarak kabul etmiyoruz. Onlar bizim misafirimizdir. Burada gördüğüm birçok ailelerle görüştüğümde şöyle bir izlenim edindim; burada biz nasıl onları misafirimiz olarak kabul ediyorsak, onlar da kendilerini şefkatle kucaklayan, dostluk elini uzatan bir ülkede olduklarını dile getiriyorlar. Oldukça mutlular ve
bize sevinçlerini beyan ettiler. Devletin şefkat eli buraya uzanmıştır. Buradaki tüm yetkililerle gelişmeler hakkında bilgi alıp, Suriyelilerin ne tür ihtiyaçları ve istekleri olduğunu yakından takip ediyoruz" dedi.
"ÇADIR KENTLERDE ÇOCUKLARA ‘ARAPÇA‘ DERSLERİ VERİLİYOR"
Bugüne kadar Türkiye‘ye sığınan Suriye vatandaşlarının sayısının 10 bin 700‘ü açtığını açıklayan Erşat Hürmüzlü, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
"Suriye‘den kaçarak Türkiye‘ye gelen aileler, bölgede oluşturulan çadır kentlerde yaşamlarını sürdürüyor. Onları burada korunaklı mekanlarda misafir ediyoruz. Onlar da hayatlarından çok memnunlar, bunu bizzat gözlemledim. Örneğin çocuklar için burada okullar oluşturuldu ve Arapça dersler veriliyor. Bu çocukların psikolojik durumlarını korumak için de alınan çok güzel önlemler var. Aynı zamanda yazlık sinema, televizyon, ilaçlama, temiz su, iletişim ve yemek gibi konularda onlara en iyi hizmete vermeye
çalışıyoruz. Bunu yaparken de onların üzüntüsünü bir nebze de olsa hafiflettiğini düşünüyoruz."
"BİZ KİMSEYE ‘GERİ DÖNÜN‘ DEMEDİĞİMİZ GİBİ ‘GELİN‘ DE DEMİYORUZ"
"Buraya gelen herkes bizim misafirimizdir" sözünü tekrarlayan Hürmüzlü, "Suriyeli kardeşlerimiz, istedikleri kadar burada kalabilirler. Kendilerine dedik ki; ‘Buraya gelen herkes, memnuniyetle buraya gelebilir. Herhangi bir endişe etmelerine gerek yok‘ Buradan gitmek isteyenler varsa, kendi iradeleriyle ülkelerine geri dönmek istiyorlarsa bunda da herhangi bir sakınca yok kendi memleketlerine dönebilirler, bu tamamen kendi kararlarıdır ve biz de bu karara saygı duyuyoruz. Biz kimseye; ‘Geri dönün‘
demediğimiz gibi ‘Buraya gelin‘ de demiyoruz. Biz konuya tamamen insani boyutuyla bakıyoruz, yardımları da bu konuda yapıyoruz. Bunu yapmak boynumuz borcudur, devletin şefkat elini uzatıyoruz. Eğer insanlar dönecekleri yerde kendilerini güvende hissediyorlarsa elbette ki dönerler. Onların, kendi yaşadıkları bölgeye, evlerine geri dönmelerine hiç kimse karışamaz. ‘Geri dönün‘ çağrıları karşısında ne yapacaklarına Suriyeli kardeşlerimiz kendi özgür iradeleriyle karar vereceklerdir" ifadesini kullandı.
"SORUNU KENDİ İÇİMİZDE ULUSLARARASI BİR MÜDAHALE OLMADAN ÇÖZMELİYİZ"
Suriye‘deki olaylardan kaçarak Türkiye‘ye sığınma talebinde bulunanların sayısının önümüzdeki günlerde artabileceğinin ve ciddi boyutlara ulaşabileceği ihtimalinin kendisine hatırlatılması üzerine Hürmüzlü, "Türkiye, bu konuda gereken hazırlıklarını tamamladı. Geçmişte de bu tür olayları yaşadık yani tecrübe edindik. Bugün de bu tecrübe ve deneyimlerimizle hareket ediyoruz. Eğer sayı 100 bini aşar ve çok ciddi bir boyuta ulaşırsa işte o zaman ‘uluslararası bir müdahale‘ söz konusu olabilir. Ancak biz
uluslararası bir müdahalenin olmasına karşıyız ve sorunu kendi içimizde çözmekten yanayız. Kendi iç meselemizi, herhangi dış müdahaleye bırakmamalıyız. Bunu her zaman ve her fırsatta dile getiriyoruz. Biz bu insanların daha fazla acı çekmesini istemiyoruz, konuya tamamen insani boyutuyla bakıyoruz" dedi.
"BİZ KİMSENİN EVİNİ DİZAYN ETMEYE ÇALIŞMIYORUZ"
Bölgede Suriyeli sığınmacılar için oluşturulan ancak şuana kadar henüz kullanılmayan çadır kentler olduğunu hatırlatan Erşat Hürmüzlü, "Bunu yeni insanlar gelsin diye söylemiyorum. Ancak bizim insanımız, bizim ülkemiz tüm bunların üstesinden gelebilir. Yakın dönemde 500 bin insanı, yine böylesi bir olayda kendi ülkemizde ağırladık. Dolayısıyla Türkiye bu konuda tecrübelidir. Gereken tüm hazırlıklar yapıldı. Süreci en iyi şekilde yönettiğimize inanıyorum" yorumunda bulundu. Türkiye‘nin başka ülkelerin iç
işlerine karışma gibi bir düşünce ya da yaklaşımı olmadığının altını çizen Hürmüzlü, "Biz başkasının evini dizayn etmeyiz, biz kendi evimizi dizayn ederiz kendi bahçemiz bostanımızla ilgileniriz. Dolayısıyla bu konu Suriyeli kardeşlerimizin konusu. Biz süreci takip edip, deneyim ve tecrübelerimizi onlarla paylaşıyoruz. Suriye halkının kendi hür iradesiyle gereken kararı vereceğine inanıyoruz" diye konuştu.
"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ KENDİLERİNİ GÜVENDE HİSSEDERSE DÖNER"
Suriyeli sığınmacıların, "Türkiye‘nin etkin ve fiili güvencesini istiyoruz" şeklinde bir yaklaşımıyla karşılaşmadıklarını dile getiren Hürmüzlü, konuşmasının devamında da şu görüşleri dile getirdi:
"Kendilerini emniyette hissettikleri anda geri döneceklerini söylüyoruz. Konuya insanı botuyla bakıyoruz. Suriye‘deki durum, yani bu şiddet olayları ve akan kan durmazsa. O zaman uluslararası camia buna dahil olacak. Biz bundan korkuyoruz. Liderlerimiz buna dikkat çekiyor. Şiddet dursun, demokratik ve meşru talepleri dikkate alınıp, bu yönde adımlar atılsın. Bu yapılırsa insanlar evlerine geri döner ve kendilerini güvende hissederler."
