Chp Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu, Güneydoğu‘da BDP‘lilerin MHP ve CHP‘ye destek vereceğine yönelik ses kayıtları ile ilgili olarak, "Onları bana sormayın. Onları Recep Bey‘e sorun. Onları telekulak hükümetine sorun, daha iyi bilirler" dedi.
Bartın mitinginin ardından helikopterle Karabük‘e gelen Kılçdaroğlu, Albay Karaoğlan Caddesi‘nde halka seslendi. Sözlerine herkesin kandilini kutlayarak başlayan Kılıçdaroğlu, "İnsanlar inanç sahibiyse geçmişte hayatını kaybeden insanlar için kötü söz söylemezler. İmam cenazede sorar ‘nasıl bilirsiniz‘. Cemaatte ‘iyi biliriz‘ der. Üç kez tekrarlarız. Bu Erdoğan‘ın geçmişte ülkeye hizmet eden adamlarla ne işi var. Ölmüş, Allah‘ın rahmetine kavuşmuş, sen kalkıp sabah akşam o insanları kötülüyorsun. Cebine
ne girecek. Düşmanlıktan bu millet çekmedi mi. Geleceğe bakalım. Derdimiz bu. Geçmişi nasıl kötüleyeceğini düşünüyor. Sabah akşam o böyle yaptı, bu böyle yaptı diyorsun. Benim ağzımdan hayatını kaybeden kimseyle ilgili olarak laf çıkmaz. Ne rahmetli Erbakan için, ne Özal için, ne İnönü için ne Menderes için. Kim taş taş üstüne koymuşsa hepsini saygıyla anıyorum" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Kalkmış Hz. Ömer‘in adaletinden bahsediyor. Hz. Ömer‘in adaleti tüm dünyaca bilinir. Adaletli bir kişi olduğu bilinir. Kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakacak kadar adaletlidir. Hz. Ömer‘den bahsetti benim tepem attı. Kardeşim sen kızının düğün davetiyesini devletin uçağına binip Ürdün kralına götürdün mü götürmedin mi? İnkar etti. Resmi davet olmadığını söyledi. Bir de davetiyeyi resmi davetle götürseydin. ‘Devlet Bakanı Egemen Bağış yanımdaydı‘
dedi. O dönem Egemen Bağış bakan değil. Tayyip‘in tercümanı. Tercümanla gitmişsin doğru. Dil bilmiyorsun ya. Mecburen bir taşeron. Affedersiniz taşeron diyorum ya kimin taşeron olduğunu biliyorsunuz. Kardeşim sen Hz. Ömer‘in adaletinden bahsedeceksin, hem de tüyü bitmemiş milletin hakkını yiyeceksin. Bir daha Hz. Ömer‘in adaletinden bahsettiğinde önüne başka şeyler koyacağım. Dut yemiş bülbüle dönecek. Bayrak siyaseti yapıyor. Bayrak şöyleymiş, mitinginde bayrak yokmuş diyor. Bayrak bu ülkenin 73 milyon
yurttaşının ortak paydaşıdır. Bayrağımızla onur duyarız. Göndere çekildiği zaman onurla saygı duyarız. Bu kardeşiniz cebini değil ülkeyi düşünüyor, esnafı düşünüyor. İşsizi, öğrenciyi düşünüyor. Herkesin işi, herkesin aşı için çalışacağım. Bunlar tekin adamlar değil, hepsi köşeyi döndü, hepsinin gemileri döndü, yoksullaşan siz oldunuz. Diyorum ki bu ülkede yoksulluğu bitireceğim. Her ay en az 600 lira banka hesabına para yatıracağız. Yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Bu ülkede bir çocuğun bile yatağa aç
girmesine izin vermeyeceğim. Herkesin karnı doyacak" diye konuştu.
Başbakan için "Ağzını açıyor küfür, kapatıyor küfür" diyen Kılıçdaroğlu, "Hayatımda böyle bir adam görmedim. Bir kere normal konuş, adam gibi konuş. Uygar bir insan gibi çağrı yapıyorum. Üniversite mezunu gibi çağrı yapıyorum. Arkadaş benimle hesabın varsa çık karşıma, oturalım tartışalım. Neden korkup kaçıyorsun. Neden küfür ediyorsun? Recep Tayyip Erdoğan, Kemal kardeşinizin karşısına çıkabilir mi? Recep Tayyip Erdoğan karşıma çıksın size sözüm var. Karşıma çıksın onu dut yemiş bülbüle çevireceğim.
Karşıma çıkamıyor ki? Çıkması için üç tane şart var. Bir geçmişinin temiz olması lazım. İki kul hakkı yememesi lazım. Üç mangal gibi yürek lazım. Peki korkak adamdan başbakan olur mu? Benim korkmuş yüzüm mü var. Ben karate ve boks kursuna da gitmedim. Oturup konuşacağız. Neden gelmiyor? Neden korkuyor? Sabah akşam küfür ediyor" dedi.
Miting sonrası kalabalığa karanfil atan Kılıçdaroğlu, otobüsten inerek tekerlekli sandalyede bulunan yaşlı bir kadının elini öptü. Daha sonra Düzce mitingine gitmek üzere kentten ayrılan Kılıçdaroğlu, helikoptere binerken bir gazetecinin "Güneydoğuda BDP‘lilerin MHP ve CHP‘ye destek vereceğine yönelik ses kayıtları çıktı. Ne diyeceksiniz?" sorusuna, "Onları bana sormayın. Onları Recep Bey‘e sorun. Onları telekulak hükümetine sorun, daha iyi bilirler" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin
"Başbakana dava açmışsınız" sorusuna ise, "Daha açacağım" karşılığını verdi.
"AK Parti‘nin Diyarbakır mitingini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Çok iyiydi" cevabını verdi.
Kaynak: İHA
ne girecek. Düşmanlıktan bu millet çekmedi mi. Geleceğe bakalım. Derdimiz bu. Geçmişi nasıl kötüleyeceğini düşünüyor. Sabah akşam o böyle yaptı, bu böyle yaptı diyorsun. Benim ağzımdan hayatını kaybeden kimseyle ilgili olarak laf çıkmaz. Ne rahmetli Erbakan için, ne Özal için, ne İnönü için ne Menderes için. Kim taş taş üstüne koymuşsa hepsini saygıyla anıyorum" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Kalkmış Hz. Ömer‘in adaletinden bahsediyor. Hz. Ömer‘in adaleti tüm dünyaca bilinir. Adaletli bir kişi olduğu bilinir. Kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakacak kadar adaletlidir. Hz. Ömer‘den bahsetti benim tepem attı. Kardeşim sen kızının düğün davetiyesini devletin uçağına binip Ürdün kralına götürdün mü götürmedin mi? İnkar etti. Resmi davet olmadığını söyledi. Bir de davetiyeyi resmi davetle götürseydin. ‘Devlet Bakanı Egemen Bağış yanımdaydı‘
dedi. O dönem Egemen Bağış bakan değil. Tayyip‘in tercümanı. Tercümanla gitmişsin doğru. Dil bilmiyorsun ya. Mecburen bir taşeron. Affedersiniz taşeron diyorum ya kimin taşeron olduğunu biliyorsunuz. Kardeşim sen Hz. Ömer‘in adaletinden bahsedeceksin, hem de tüyü bitmemiş milletin hakkını yiyeceksin. Bir daha Hz. Ömer‘in adaletinden bahsettiğinde önüne başka şeyler koyacağım. Dut yemiş bülbüle dönecek. Bayrak siyaseti yapıyor. Bayrak şöyleymiş, mitinginde bayrak yokmuş diyor. Bayrak bu ülkenin 73 milyon
yurttaşının ortak paydaşıdır. Bayrağımızla onur duyarız. Göndere çekildiği zaman onurla saygı duyarız. Bu kardeşiniz cebini değil ülkeyi düşünüyor, esnafı düşünüyor. İşsizi, öğrenciyi düşünüyor. Herkesin işi, herkesin aşı için çalışacağım. Bunlar tekin adamlar değil, hepsi köşeyi döndü, hepsinin gemileri döndü, yoksullaşan siz oldunuz. Diyorum ki bu ülkede yoksulluğu bitireceğim. Her ay en az 600 lira banka hesabına para yatıracağız. Yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Bu ülkede bir çocuğun bile yatağa aç
girmesine izin vermeyeceğim. Herkesin karnı doyacak" diye konuştu.
Başbakan için "Ağzını açıyor küfür, kapatıyor küfür" diyen Kılıçdaroğlu, "Hayatımda böyle bir adam görmedim. Bir kere normal konuş, adam gibi konuş. Uygar bir insan gibi çağrı yapıyorum. Üniversite mezunu gibi çağrı yapıyorum. Arkadaş benimle hesabın varsa çık karşıma, oturalım tartışalım. Neden korkup kaçıyorsun. Neden küfür ediyorsun? Recep Tayyip Erdoğan, Kemal kardeşinizin karşısına çıkabilir mi? Recep Tayyip Erdoğan karşıma çıksın size sözüm var. Karşıma çıksın onu dut yemiş bülbüle çevireceğim.
Karşıma çıkamıyor ki? Çıkması için üç tane şart var. Bir geçmişinin temiz olması lazım. İki kul hakkı yememesi lazım. Üç mangal gibi yürek lazım. Peki korkak adamdan başbakan olur mu? Benim korkmuş yüzüm mü var. Ben karate ve boks kursuna da gitmedim. Oturup konuşacağız. Neden gelmiyor? Neden korkuyor? Sabah akşam küfür ediyor" dedi.
Miting sonrası kalabalığa karanfil atan Kılıçdaroğlu, otobüsten inerek tekerlekli sandalyede bulunan yaşlı bir kadının elini öptü. Daha sonra Düzce mitingine gitmek üzere kentten ayrılan Kılıçdaroğlu, helikoptere binerken bir gazetecinin "Güneydoğuda BDP‘lilerin MHP ve CHP‘ye destek vereceğine yönelik ses kayıtları çıktı. Ne diyeceksiniz?" sorusuna, "Onları bana sormayın. Onları Recep Bey‘e sorun. Onları telekulak hükümetine sorun, daha iyi bilirler" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin
"Başbakana dava açmışsınız" sorusuna ise, "Daha açacağım" karşılığını verdi.
"AK Parti‘nin Diyarbakır mitingini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Çok iyiydi" cevabını verdi.
